1. Hukuk Dairesi 2016/7561 E. , 2019/1820 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptal ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Asıl ve birleştirilen dava, muris muva…
**1. Hukuk Dairesi 2016/7561 E. , 2019/1820 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptal ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Asıl ve birleştirilen davada davacı, mirasbırakanları ...’in 123 ada 35 parsel sayılı taşınmazını mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak tapuda satış göstermek suretiyle oğlu davalıya temlik ettiğini ileri sürerek çekişmeli taşınmazın tapu kaydının miras payı oranında iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Asıl davada davalı, mirasbırakanın sağlığında kanser hastası olduğunu, mirasbırakanı yanına alarak tüm bakım ve ihtiyaçlarını karşıladığını, mirasbırakanın bakıma karşılık dava konusu taşınmazı devrettiğini, kaldı ki murisin davacıya ve dava dışı mirasçılara da taşınmazlar verdiğini belirterek davanın reddini savunmuş, birleştirilen davada davalı, iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, temlikin muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1933 doğumlu mirasbırakan ...’in 13.07.2014 tarihinde öldüğü, geride davacı oğlu ... ve davalı oğlu ... n ile dava dışı kızı ...’ün mirasçı olarak kaldıkları, mirasbırakanın 123 da 35 parsel sayılı taşınmazını 26.06.2009 tarihinde davalı oğluna satış suretiyle temlik ettiği, onun da 03.02.2014 tarihinde birleştirilen davada davalı ...’a satış yoluyla devrettiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.