8. Hukuk Dairesi 2016/1053 E. , 2018/17559 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :...... Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı 3.kişi vekili, müvekkiline ait işyerinde müvekkiline ait menkullerin haczedildiğini açıklayarak davanın kabulü ile tazminata karar verilmesini istemi
**8. Hukuk Dairesi 2016/1053 E. , 2018/17559 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :...... Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı 3.kişi vekili, müvekkiline ait işyerinde müvekkiline ait menkullerin haczedildiğini açıklayarak davanın kabulü ile tazminata karar verilmesini istemiştir. Davalı alacaklı vekili, hacizde borçlu şirket yetkilisi ...... Delal'ın hazır bulunduğunu, anılan kişinin 3.kişinin eşi olduğunu, davacı ile borçlunun faaliyet alanlarının aynı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacının kötüniyetle borçlu şirket ile işbirliği yapmak suretiyle alacaklılardan mal kaçırmaya çalıştığının ve davacıya ait şirketin borçlu şirketin devamı olduğunun ispat edilemediği, aksine haczedilen malların davacıya ait olduğunun sunulan hacizli mallara ait faturalar ve yapılan keşif neticesinde tanzim olunan eşya bilirkişisinin raporu ile sabit olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. [adres satırı maskelendi] Davacı 3. kişi tarafından sunulan, isteyen her kişi adına düzenlenmesi olanaklı, borcun doğumundan sonraya ilişkin ve ayırt edici niteliği bulunmayan faturalar ve vergi levhası yasal karinenin aksini ispata yeterli bulunmadığı gibi istihkak davalarında güçlü delil teşkil etmezler. O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nin 366 ve HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 18.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.