1. Hukuk Dairesi 2013/2335 E. , 2013/3917 K. "" MAHKEMESİ : ÇERKEZKÖY 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/05/2011 Yanlar arasında görülen tapu iptali tescil ve tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tes…
**1. Hukuk Dairesi 2013/2335 E. , 2013/3917 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ÇERKEZKÖY 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/05/2011 Yanlar arasında görülen tapu iptali tescil ve tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkin olup, Mahkemece, temlikin muvazaalı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı S..'ya velayeten annesi D.. k.. S..'nın babası olan miras bırakan Y.. ile boşandıklarını, miras bırakanın, boşanma davası devam ederken, mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak çekişme konusu 179 ada 6 parsel sayılı taşınmazını annesi olan davalıya satış suretiyle temlik ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açtığı; davalının ise, miras bırakan oğlu Y..'ın, işsiz olduğunu, muhtelif borçlarının bulunduğunu, borçlarını ödemek için çekişmeli taşınmazını satışa çıkarması nedeniyle bedelini peşin olarak ödemek suretiyle kendisinin satın aldığını belirterek, davanın reddini savunduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçek-ten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l.4.1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26.maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.