Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5769 E. , 2024/6939 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5769 Karar No : 2024/6939 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- ... Valiliği (... Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı) VEKİLİ : Av. ... 2- ... İşletmeciliği ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dav…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5769 E. , 2024/6939 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5769 Karar No : 2024/6939 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- ... Valiliği (... Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı) VEKİLİ : Av. ... 2- ... İşletmeciliği ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan 930,00 m² taşınmazın fuzulen işgal edildiğinden bahisle 24/08/2017-17/12/2019 tarihleri arası dönem için 1.456.994,40-TL ecrimisil bedeli belirlenmesine ilişkin .... tarih ve E... sayılı ecrimisilİ ihbarnamesinin ve dayanağı Komisyon kararının taşınmazın Hazineye ait olmadığı, İBB'ye ecrimisil ödedikleri, m² hesabının yanlış yapıldığı, ecrimisilin fahiş olduğu ileri sürülerek iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davaya konu İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan 322,00 m² taşınmazın fuzulen işgal edildiği, 24/08/2017-17/12/2019 dönemi için istenebilecek ecrimisil bedelinin 184.355,92-TL olduğu, her ne kadar davacı tarafından yerle ilgili yapı kayıt belgesi alındığı ileri sürülse de 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesinde yapı kayıt belgesi alınan taşınmazların satışa konu edilen kısımlarından yapı kayıt belgesi tarihi ile satış tarihi arasındaki dönem için ecrimisil alınmayacağının düzenlendiği, dolayısıyla gelinen aşamada herhangi bir satış söz konusu olmadığından salt yapı kayıt belgesi düzenlenmiş olmasının ecrimisil tahakkukuna engel teşkil etmeyeceği, yine dosya kapsamından dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, Hazinenin sorumluluğunda bulunan taşınmaz ile ilgili davacının İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ecrimisil anlaşması yaptığına ilişkin iddianın görülen dosyada Hazine tarafından ecrimisil tahakkukuna engel olmadığı belirtilen hususun ayrı bir dava konusu olabileceği, dolayısıyla dava konusu edilen 1.456.994,40-TL ecrimisil bedeline ilişkin dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 184.355,92-TL'lik kısmında hukuka aykırılık, 1.272.638,48-TL’lik kısmında ise hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu 1.456.994,40 TL tutarındaki ecrimisil ihbarnamesinin 1.272.638,48 TL'lik kısmının iptaline, 184.355,92 TL'lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, davacı ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu taşınmazın davalıya ait olmadığının bizzat davalı idare tarafından ikrar edilmesine karşın Mahkemenin bu hususa ilişkin hiçbir değerlendirme yapmadan hüküm tesis ettiği, dava konusu alanın İstanbul Büyükşehir Belediyesi tasarrufunda olduğu ve davanın ihbarı neticesinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından da bu durumun kabul edildiği, davacı şirketin iddia edilen işgale konu alanın kimin tasarrufunda olduğunu bilebilmesinin mümkün olmadığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesine ecrimisil ödemelerinin yapıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan ecrimisil bedelenin fahiş ve fazla olduğu ileri sürülmektedir. TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı tarafından, bilirkişilerce işgal edilen alana yönelik olarak yapılan tespitin hatalı olduğu, davacı tarafından söz konusu Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan alanın 930,00 m²'sinin 27/11/2020 tarihine kadar işgal edildiğinin sabit olduğu, dava konusu işlemin usul ve yasaya uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir. DAVACININ SAVUNMASI : Davacı tarafından, dava konusu taşınmazın davalıya ait olmadığının bizzat davalı idare tarafından ikrar edilmesine karşın Mahkemenin bu hususa ilişkin hiçbir değerlendirme yapmadan hüküm tesis ettiği, dava konusu alanın İstanbul Büyükşehir Belediyesi tasarrufunda olduğu ve davanın ihbarı neticesinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından da bu durumun kabul edildiği, davacı şirketin iddia edilen işgale konu alanın kimin tasarrufunda olduğunu bilebilmesinin mümkün olmadığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesine ecrimisil ödemelerinin yapıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan ecrimisil bedelenin fahiş ve fazla olduğu ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ :Temyiz istemlerinin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinde, "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz.'' hükmü yer almaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesinde, belediye mallarına karşı suç işleyenlerin Devlet malına karşı suç işlemiş sayılacağı, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesi hükümlerinin belediye taşınmazları hakkında da uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Kamuya ait gayrimenkuller" başlıklı 11. maddesinde, "İmar planlarında; meydan, yol, su yolu, park, yeşil saha, otopark, toplu taşıma istasyonu ve terminal gibi umumi hizmetlere ayrılmış yerlere rastlayan Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait gayrimenkuller ile askeri yasak bölgeler, güvenlik bölgeleri ile ülke güvenliği ile doğrudan doğruya ilgili Türk Silahlı Kuvvetlerine ait harekat ve savunma amaçlı yerler hariç Hazine ve özel idareye ait arazi ve arsalar belediye veya valiliğin teklifi, Maliye ve Gümrük Bakanlığının onayı ile belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeye; belediye ve mücavir alan hudutları dışında özel idareye bedelsiz terk edilir ve tapu kaydı terkin edilir. Ancak, bu yerlerin üzerinde bina bulunduğu takdirde, arsası hariç yalnız binanın halihazır kıymeti için takdir edilecek bedel ödenir. Bedeli ve ödeme şekli taraflarca tespit olunur. Bu suretle maledilen arazi ve arsalar belediye veya özel idare tarafından satılamaz ve başka bir maksat için kullanılamaz. Bu hususta tapu kütüğünün beyanlar hanesine gerekli şerh konur." hükmü yer almaktadır. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 74. maddesine dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 85. maddesinin 1. fıkrasında, "Hazine taşınmazlarının kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde, tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde "Taşınmaz Tespit Tutanağı"na dayanılarak, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere bedel tespit komisyonunca ecrimisil tespit ve takdir edilir" hükmü; aynı maddenin 2. fıkrasında ise, "Ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur. İşgalin şekli, Hazine taşınmazının konumu ve taşınmazdan elde edilen gelir gibi unsurlar itibariyle asgari ecrimisil tutarlarını belirlemeye Bakanlık yetkilidir" düzenlemesi yer almaktadır. 20/08/2011 tarih ve 28031 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Ecrimisilin Tespit ve Takdir Edilmesi" başlıklı 5. maddesinin 3. fıkrasında, Hazine taşınmazlarının gerçek veya tüzel kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde, taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak bedel tespit komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere, belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edileceği; 5. fıkrasında, Emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri belirlenmemiş olan yerler için, birim değeri belirlenen en yakın emsal taşınmazın emlak vergisine esas metre kare birim değerinin dikkate alınacağı; 10. fıkrasında, ecrimisilin tespit ve takdirinde, İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı gelir elde edilip edilmediği gibi hususların göz önünde bulundurulacağı ve 11. fıkrasında ise ecrimisil tespit ve takdir edilirken, Hazine taşınmazının değerini etkileyebilecek; imar durumu, yüzölçümü, niteliği, verimi (tarım arazilerinde), alt yapı hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı, konumu, taşınmazın kullanım şekli ve işgalden dolayı gelir elde edilip edilmediği gibi her türlü ölçütlerin dikkate alınacağı ve ayrıca 12. fıkrasında da aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurların göz önünde bulundurulacağı düzenlemelerine yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan 930,00 m² taşınmazın 24/08/2017-17/12/2019 tarihleri arasında fuzulen işgal edildiğinden bahisle 1.456.994,40-TL ecrimisil bedeli tahakkuk ettirildiği, bu ecrimisil ihbarnamesine karşı açılan davada, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor hükme esas alınarak dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Uyuşmazlıkta; davacı tarafından ileri sürülen; dava konusu alan için ecrimisil tahakkuk ettiren davalının tasarruf yetkisine sahip olmadığı, davacı şirkete ait ... adlı restoranın bahçesi, otopark ve sundurma alanı için İstanbul Büyükşehir Belediyesinde şirket yetkilisi ... adına işlem dosyası oluşturulduğu ve İBB'ye 15/06/2007 tarihinden itibaren dava konusu dönem dahil olmak üzere tüm ecrimisil ödemelerinin gerçekleştirildiği, bu durumun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Emlak Yönetimi Daire Başkanlığı Emlak Müdürlüğünün 17/12/2018 ve 20/12/2018 tarihli yazıları ile sabit olduğu iddiaları ve Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; taşınmazın imar durumu yönünden yapılan incelemede "Dava konusu Fatih ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... parsel önünde yer alan davacı kullanımında bulunan yerin park alanında kaldığı görülmüştür" şeklinde yapılan tespit dikkate alınmadan Mahkemece değerlendirme yapıldığı ve Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise; dava konusu taşınmazın emlak vergi değerinin 2017 yılı için 16.818,29 TL/m² olduğunun belirtildiği, 2017 yılı için %3'ünün 504,54-TL olduğu, bilirkişi heyetince 2017 yılı için birim bedelinin 200,00 TL/m² olarak belirlendiği, dolayısıyla temyize konu karara esas bilirkişi raporundaki birim bedelinin ve ecrimisil hesabının 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5/3. maddesine aykırı olarak tespit ve takdir edildiği görülmektedir. İmar plânlarında park, yol gibi alanlarda kalan yerlerin, belediyeye bedelsiz olarak terk edilerek tapuda terkin edilmesi gerektiği yolundaki kanun hükmü uyarınca, Hazinenin bu alandaki yetkisi bağlı yetki olup, yine anılan kural nedeniyle idarenin mülkiyetinde de olsa, bu tür taşınmazları üçüncü kişilere satma, kiraya verme, üzerinde irtifak hakkı tesisi gibi tasarruflarda bulunabilmesi mümkün olmadığından, imar plânlarında umumi hizmetlere ayrılmış yerlerden belediyelere devri zorunlu olan yerleri kullanan işgalcilerden belediyelerin ecrimisil isteyebileği açıktır. Öte yandan, işgal nedeniyle alınan bir tazminat olan ecrimisilin tutarının hesaplanmasında; taşınmazın mevkii, kullanım şekli, elde edilen gelir, altyapı, ulaşım kolaylığı, varsa önceki dönem kira ve emsal ecrimisil bedelleri gibi tüm faktörlerin açık ise de, bu faktörler dikkate alınarak belirlenen ecrimisil bedelinin yukarıda yer verilen 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen, belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin %3'ünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edileceği hükmünün göz ardı edilemeyeceği kuşkusuzdur. Bu durumda, davaya konu ecrimisil ihbarnamesinde belirtilen alanda tasarruf yetkisinin kimde olduğunun araştırılması, söz konusu alanda tasarruf yetkisinin davalı idarede olduğunun saptanması halinde ise; dava konusu taşınmaza en yakın özellikleri taşıyan, benzer amaçla(ticari) kullanılan, emsal oluşturabilecek yerlerin kira bedeli ve varsa önceki dönem ecrimisil bedelleri, ticari sirkülasyon, kullanımın amacı, şekli ve niteliği itibariyle civardaki emsalleri, taşınmazın konumu, mevkii, metrekare değeri, çevre koşulları ve davacının taşınmazın işgali ile elde ettiği yarar göz önünde bulundurularak taşınmazın emlak vergi değerinin %3'ünden az olmayacak şekilde hesaplama yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 03/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.