Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/5448 E. , 2024/959 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/5448 Karar No : 2024/959 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü öğrencis
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/5448 E. , 2024/959 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/5448 Karar No : 2024/959 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü öğrencisi olan davacı tarafından, ek sınav/ek süre taleplerinin uygun olmadığına ve fakülte ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Fakülte Yönetim Kurulu kararının bildirimine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile; 26/11/2014 tarih ve 29187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6569 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile 2547 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 67. maddede, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim süreleri dikkate alınmaz." hükmüne yer verildiği, 2014 yılında ... Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği bölümüne kayıt yaptıran, 2016-2017 eğitim ve öğretim yılı Güz yarıyılında ... Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü'ne yatay geçiş yapan davacının, 2547 sayılı Kanun'un 44/c maddesi uyarınca öğrenimini azami yedi yılda tamamlaması gerektiği açık olmakla birlikte; Kanunda azami sürenin hangi eğitim öğretim yılından itibaren uygulanmaya başlayacağına yönelik açık bir düzenlemeye yer verilmediği, dolayısıyla 2014-2015 eğitim öğretim yılı içerisinde yürürlüğe giren hükmün azami öğretim sürelerine ilişkin düzenlemelerinin geriye yürütülerek 2014-2015 eğitim öğretim yılı başlangıcından mı yoksa ileriye doğru yürütülerek 2015-2016 eğitim öğretim yılı başlangıcından mı uygulanacağı hususunda belirsizlik oluştuğu, ilgili yasada aksine bir hüküm bulunmadığı müddetçe yasal düzenlemeler geriye doğru yürütülemeyeceğinden Kanunun azami öğretim sürelerine ilişkin düzenlemelerinin ilgili Kanunun yayımlanmasından sonraki ilk eğitim öğretim dönemi olan 2014-2015 eğitim öğretim yılı Bahar Döneminden itibaren uygulanmaya başlanılmasının hukuka ve hakkaniyeti uygun bir yaklaşım olduğu, dava konusu işlemle eğitim hakkını kısıtlayacak şekilde karar verilmesinin eğitim hakkına yönelik ulusal ve uluslararası mevzuata aykırı olacağı, işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının azami süre sonunda başarılı olamadığı, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı yazısı gereği ... sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği sırada kayıtlı olan öğrencilerin azami öğrenim süresinin 2014-2015 eğitim öğretim yılı Güz döneminden başlaması gerektiği, ... Üniversitesi Önlisans, Lisans Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'nin 39. maddesi 3. fıkrasına göre davacının ek sınav hakkının da olmadığı, kararın gerekçeli olmadığı, eksik inceleme ve araştırmayla karar verildiği, idarelerinin harçtan muaf olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 28/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.