10. Hukuk Dairesi 2024/9141 E. , 2025/549 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/822 E., 2024/1710 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/6 E., 2023/422 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan
**10. Hukuk Dairesi 2024/9141 E. , 2025/549 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/822 E., 2024/1710 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/6 E., 2023/422 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacının 28.08.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek, asıl davada, fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere 1000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, yargılama sırasında maddi tazminata ilişkin talebini 16.09.2019 tarihli dilekçe ile 66.842,26 TL olarak arttırmış, birleşen davada, 341.847,71 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının kendi kusuru ile talimatlara aykırı davranarak yaralandığını, davalılar arasında asıl iş veren alt iş veren ilişkisi bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı asıl işveren ... Hazır Beton iş yerinde alt işveren ... Nakliyat İnş. ... Ltd. Şti.'nin işçisi olarak silobaz şoförü olarak çalıştığı esnada davalı işyerinde çimento fabrikasında yüklettiği çimentoyu diğer davalı ... Hazır Beton San. Tic. Ltd. Şti.'nde kompresör hava basıncı ile çimentoyu siloya boşaltmaya çalıştıkları esnada silobaz üst kapağının hava kaçağı olduğunu fark edip onu sıkıştırmak üzere tır dorsesine çıktığı ve kapağı müdahale ettiği esnada basınçlı havanın da etkisi ile silobaz kapağının açılması sonucu araç üzerinden düşerek iş kazası geçirdiği ve yaralandığı, alınan iş kazası kusur bilirkişi heyet raporuna göre davalı ... Nakliyat Şirketinin %20, ... Hazır Beton Şirketinin %10 kusurlu olduğu, davacı işçinin %70 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, davacı işçinin iş kazası sonucunda meslekte kazanma güç kaybı oranında %33 oranında sürekli azalma meydana geldiği, hesap bilirkişisinden rapor alınarak davacının iş kazası nedeniyle uğradığı maddi zararın hesaplandığı, davalı işverenlerin kusuru oranında alt-üst işveren olmaları nedeniyle davacı işçiye karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları sonucuna varıldığı, işçi ve işverenin kusur oranları, davacı ve davalının ekonomik ve sosyal durumları, günün ekonomik koşulları ve paranın satın alma gücü nazara alınarak, manevi tazminatın zenginleşme vasıtası sayılmaması ve davalı için ayrıca bir zarar ve yıkıma neden olmayacak bir meblağanın belirlenmesi gerektiği gibi kriterler nazara alınarak talep edilen manevi tazminat miktarının belirlendiği, birleşen davada maddi tazminat davasının asıl davadaki miktarı aşan yönünden maddi tazminat talebinin ek davada kabulüne karar verildiği, asıl davada manevi tazminat miktarını belirleyerek açtığından ve kısmen kabulüne karar verildiğinden birleşen davadaki manevi tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne "66.842,26 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi 28.08.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 35.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi 28.08.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminata ilişkin fazla istemin reddine, birleşen dava yönünden, davanın kısmen kabulü ile 340.847,71 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi 28.08.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, maddi tazminata ilişkin fazla istemin reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar ... ve ... Hazır Beton vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... Hazır Beton yönünden husumet itirazının değerlendirilmediğini, davalılar arasında asıl işveren – alt işveren ilişkisi bulunmadığını, kazanın davacının kusuru ile gerçekleştiği, tecrübeli bir silobas şoförü olan davacının silobas içerisinde basınç boşalmadan silobasın üzerine çıkarak dolum kapağını açmaya çalışmasının kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermediğinin kanıtı olduğu, davacıya yapılan harici ödemelerin evine yapılan erzak alışverişinin mahsup edilmediği, sulh ve ibraname sözleşmesi ile işveren ... Nakliyat Ltd. Şti.’yi tamamen ibra ettiğini, olayın ... Hazır Beton ... Şti. ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, işverenden maddi ve manevi tazminat talebi bulunmadığını ve tamamen ibra ettiğini beyan ettiği, birleşen davanın reddi yerine kabulünün hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, silobas şoförü olarak çalışan davacının, 28.08.2013 tarihinde yüklenen çimentoyu fabrika sahasında boşaltırken silobasın üst kapağında hava kaçağı olduğunu fark edip tır dorsesi üzerine çıktığı, kapağın basıncın etkisiyle patlayarak davacıyı havaya fırlatması ile davacının %33 sürekli iş göremezlik oranı oluşacak şekilde yaralandığı, 25.09.2016 tarihli ve 30.12.2016 tarihli kusur bilirkişi raporları ile davalı ... Ltd. Şti.'nin %20 oranında, davalı ... Hazır Beton Ltd. Şti.'nin %10 oranında, silobastan basınçla çimento boşaltılması esnasında herhangi bir amirinden talimat almadan, bilgi vermeden, silobasın içindeki basıncı düşürmeden yüksekten düşme riskine karşı tedbir almadan ,silobasın üzerine çıkarak açılmaması gereken kapağı tekmeleyerek açması nedeniyle davacının %70 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği; 18.09.2019 tarihli hesap raporunun taraflara 25.09.2019 tarihinde tebliğ edildiği, maddi zararın 66.842,26 TL olarak belirlendiği bu hesap raporuna davacının itiraz etmediği ve bu raporla belirlenen tutara göre talebini arttırdığı, davalılar vekilinin rapora itiraz ettiği, yargılama aşamasında 29.03.2023 tarihli dilekçe ile davacının dosyanın tekrar hesap bilirkişisine verilmesini talep etmesi üzerine 05.09.2023 tarihli hesap raporunda bilinen dönem sonu 05.09.2023 olarak esas alınarak davacının maddi zararının 407.689.97 TL olarak hesaplandığı ve davacı vekili tarafından birleşen dava ile asıl davada talep ettiği zarar tutarından bakiye 341.847,71 TL maddi tazminat talep ettiği anlaşılmaktadır. Usuli kazanılmış hak kavramı, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada Mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için bir davada ya taraflar ya Mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir. (HGK.nın 12.07.2006 T., 2006/4-519 E., 2006/527 K., 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı). Somut olayda; davacının 18.09.2019 tarihli hesap raporuna itiraz etmemesi ve talebini bu raporla belirlenen maddi tazminat tutarına artırması ile davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi ihlal edilerek, asıl ve birleşen davanın kabulü hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş; davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek birleşen davanın reddine karar vermekten ibarettir. O halde, davalılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve istinaf itirazlarının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililerine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.