11. Ceza Dairesi 2015/7188 E. , 2016/6703 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte özel evrak tanzimi HÜKÜM : Mahkumiyet 5271 sayılı CMK’nun 231/8-son cümlesi hükmü uyarınca 10.01.2002 olan suç tarihinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 15.05.2009 tarihine kadar bazı kesintilerle, her seferinde yeniden başlayan dava zamanaşımı süresinin işlediği, bu tarihten sonra denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçtan dolayı verilen ve 03.04.2013 tarihi
**11. Ceza Dairesi 2015/7188 E. , 2016/6703 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte özel evrak tanzimi HÜKÜM : Mahkumiyet 5271 sayılı CMK’nun 231/8-son cümlesi hükmü uyarınca 10.01.2002 olan suç tarihinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 15.05.2009 tarihine kadar bazı kesintilerle, her seferinde yeniden başlayan dava zamanaşımı süresinin işlediği, bu tarihten sonra denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçtan dolayı verilen ve 03.04.2013 tarihinde kesinleşen mahkumiyet hükmü nedeniyle ihbar üzerine dosyanın yeniden ele alındığı, böylelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 15.05.2009'dan itibaren deneme süresi içinde işlenen ikinci suçun suç tarihi olan 15.12.2010'a kadar dava zamanaşımının durduğu, sanığın kredi kartı almak için başvurusunda bankaya ibraz ettiği sahte vergi levhasının şahadetname niteliğinde olduğu ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 356. maddesine uyan suçu oluşturduğunun kabulüyle yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “şahadetnamede sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırları itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen dava zamanaşımının (durma süreleri hariç) suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 03.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.