3. Hukuk Dairesi 2015/9456 E. , 2016/1148 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle daha önceden belirlenen 02.02.2016 duruşma günü için tebligat üzerine temyiz eden davalılar ve vekili gelmedi. Aleyhine temyiz olunan davacı vekili Av. .... geldi. Açık duruşmaya başland…
**3. Hukuk Dairesi 2015/9456 E. , 2016/1148 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle daha önceden belirlenen 02.02.2016 duruşma günü için tebligat üzerine temyiz eden davalılar ve vekili gelmedi. Aleyhine temyiz olunan davacı vekili Av. .... geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldügünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili şirketin abonesi bulunan ....’ın ölü olması nedeniyle 2010/8 dönemine ait 27.085,80 TL bedelli kaçak ve 2011/5 dönemine ait 46.013,50 TL bedelli endeks esaslı ek tahakkuktan doğan borçlarının tahsili için mirasçıları olan davalılar aleyhine icra takibine girişildiğini, ancak davalıların kötüniyetli olarak takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptaline ve davalıların icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...’ın 1992 yılında öldüğünü, bu nedenle daha sonradan doğmuş bulunan borçlardan dolayı müvekkillerinin sorumlu tutulamayacağını, ayrıca müvekkillerinin aboneliğin kurulu bulunduğu oteldeki paylarını da 1995 yılında devrettiklerini savunarak; davanın reddini ve davacı tarafın kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davalıların murisi ile davacı arasında 20.04.1990 tarihinde elektrik abonelik tesis edildiği, bu nedenle borç tahakkuk ettikten sonra aboneliğin 3. şahıslara devredilmesinin abonenin sorumluluğunu kaldırmayacağı gerekçesiyle; davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz eden davalılardan asıl alacağın % 40’ı oranında icra inkâr tazminatının tahsiline dair verilen hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 18.11.2013 günlü ve 2013/13904 E. 16103 K. sayılı ilamı ile; (...Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalıların murisine ait aboneliğin sonlandırılmamış olmasına göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. 6100 sayılı ...nun 266. maddesi gereğince çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınması gerekir. Ancak, bilirkişi seçimi yapılırken düşüncesine başvurulacak kişi veya kişilerin özel ve teknik bilgilerinin yeterli olup olmadığı üzerinde durulması gerekir. Dava konusu olayda; her ne kadar bilirkişi görüşüne başvurulmuş ise de; mahkemenin hükmüne esas aldığı raporu düzenleyen bilirkişi mali müşavir olup, uyuşmazlık konusunda uzman olmadığından, raporuna itibar edilemez.