T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/3242 KARAR NO : 2025/3361 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/10/2025 NUMARASI : 2025/694 E - DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan incele…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/3242 KARAR NO : 2025/3361 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/10/2025 NUMARASI : 2025/694 E - DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davalılar aleyhine İstanbul 9. İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatılıldığını, davalıların itirazı üzerine söz konusu takip icra dairesince durdurulduğunu, davalıların itirazları hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı yanların gerçekleştirmiş olduğu kaçak elektrik tüketimleri haksız eylemden kaynaklanan zarar niteliğinde olup bu zarara ilişkin müvekkil kurum tarafından davalılara karşı Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında fatura tahakkuk ettirildiği ancak davalılar tarafından bu zarar giderilmediğini, söz konusu fatura tutarları bakımından davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatılmış olsa da bu takip borçlunun itirazı üzerine durdurulduğunu tüm açıklanan bu nedenlerle, müvekkili kurumun fatura alacağının tahsilini teminen borçluların menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının ihtiyaten haczine karar verilmesi istenmiştir.Müvekkil kurumun fatura alacağının tahsilini teminen borçluların menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının ihtiyaten haczine karar verilmesini, İstanbul 9. icra dairesi ...esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin takip talebindeki şartlarla devamını, davalı yanın %20’den aşağı olamamak kaydı ile icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde; "Müvekkil şirketin kiracı olarak bulunduğu Cumhuriyet Mah.Yıldız Cad. ... Küçükçekmece/istanbul adresinde bulunan , yalnızca ıskartaya çıkmış veya atıkların konulduğu atık kumaş deposu olarak kullanılan ve bu nedenle elektrik enerjisi ihtiyacı bulunmayan iş yerine ilişkin olarak, herhangi bir abonelik sözleşmesi tesis ettirmemiştir.Mevcutta elektrik tüketimi yapılmadığı halde; geçmişte aynı adreste eski kiracı adına ve uzun süredir aktif olmayan eski sistem bir elektrik sayacı üzerinden endeks alınmak suretiyle 13.05.2025 tarih ve H/760919 seri no’lu tutanak düzenlenmiştir.Söz konusu sayaç, önceki kiracıya ait abonelik sözleşmesi kapsamında kurulmuş olup müvekkil şirket ile bir alakası yoktur.Uzun süredir herhangi bir tüketim yapılmamasına rağmen, sözleşmesiz tüketim yapıldığı varsayımıyla işlem tesis edilmesi hukuka aykırıdır." şeklindeki beyanlar ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece 06/10/2025 tarihli ara karar ile ; Somut olayda; alacağın şartlarının oluşup oluşmadığının mevcut delil durum itibariyle belirlenemediği, sunulan belgelerin alacağın varlığını yaklaşık olarak göstermeye elverişli olmadığı, yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı, davacının talebinin ve alacağın varlığının yargılamayı gerektiği anlaşıldığından ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket görevlilerince 13.05.2025 tarihinde davalının işletmesinde yapılan kontrollerde EPTHY madde 42/1(a) bendi uyarınca ilgili kullanım yerinde perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketimi yapıldığı tespit edilmiş, H/760919 seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenmiş ve bu tutanağa istinaden 1.088.658,07 TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası tahakkuk ettirilmiş olduğu, söz konusu fatura tutarları bakımından davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatılmış olsa da bu takibin borçlunun itirazı üzerine durdurulduğu, buna ilişkin olarak ilk derece mahkemesinden ihtiyati haciz kararı talep edildiği, talebin reddine karar verildiği, davalı yanın müvekkili kurumun dağıtımını sağladığı elektriği Kaçak/Usulsüz kullandığı, bu kullanımın mevcudiyeti dava dilekçesi ile sunmuş oldukları kaçak tespit tutanağından, görüntülerden, Kaçak Tahakkuk Hesap Bülteninden ve faturalardan kesin olarak anlaşıldığı, Kanunun öngördüğü şekilde alacak ve haciz sebepleri hakkında net deliller sunulmuş olmasına rağmen İlk derece mahkemesince talebin haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiği, 2024 tarihli güncel istinaf ve Yargıtay kararlarında kaçak elektrik tüketiminden kaynaklı fatura alacaklarının, dosya sunulan kaçak görüntüleri, video kayıtları ve mükerrer tutanaklar ile yaklaşık ispatın sağladığından bahisle ihtiyati haciz talebinin kabul edilebileceğine ilişkin güncel kararları bulunduğunu,kaçak elektrik kullanımından kaynaklı farklı BAM kararlarına ilişkin Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2024/83 Esas 2024/1218 Karar sayılı dosyasından verdiği 25.03.2024 tarihli kararı ile uyuşmazlığı gidermiş, özetle her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, elektrik abonesinin kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğine karar verdiğini,diğer yandan kaçak tutanaklarının aksi sabit olana kadar geçerli belgelerden olduğu, İİK 257. Madde hükmünün açık olup,somut olayda ihtiyati haciz koşullarının mevcut olduğunu,bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir. Davanın dayanağı olan icra takip dosyasında davalılar-borçlular hakkında ; 1.088.658,07 TL nin tahsili bakımından ilamsız takip yapılmış, davalı-borçluların itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.Davalı şirket vekili itiraz dilekçesinde"Müvekkil şirketin usulsüz elektrik kullanımı söz konusu değildir böyle bir borcu bulunmamaktadır. Alacaklı kurum nezdinde borcun oluşuna ilişkin olarak yaptığımız itirazlar yetersiz ve eksik inceleme nedeniyle sonuçsuz kalmıştır.Bu nedenlerle, İcra ve İflas Kanunu'nun 62. maddesi gereğince işbu takibe konu borcun tamamına, faizine ve ferilerine açıkça itiraz ediyoruz."şeklinde itiraz sebepleri bildirmiştir.Davalı gerçek kişiler vekili itiraz dilekçesinde "Türk Ticaret Kanunu’nun 329. maddesi uyarınca anonim şirket, borçlarından yalnızca kendi malvarlığı ile sorumludur. Ortakların, şirkete koydukları sermaye taahhüdü dışında şirket borçlarından şahsi sorumlulukları bulunmamaktadır.Şirket ortağı olmaları, bu borç nedeniyle şahsi malvarlığımdan takibe uğramaları için hukuki dayanak oluşturmaz. Müvekkile karşı başlatılan takip borçlu sıfatı yokluğu nedeniyle hukuka aykırıdır. Müvekkillerin usulsüz elektrik kullanımı söz konusu değildir böyle bir borçları bulunmamaktadır. " şeklinde itiraz sebepleri bildirmiştir.İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir.Talep eden tarafça dosyaya kaçak elektrik tesbit tutanağı,fotoğraflar,tahakkuk belgeleri ,fatura delil olarak sunulmuştur.Tutanağın şirket hakkında tutulduğu görülmüştür.Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.)Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktır.Dosyadaki bilgi ,belge ve beyanlara göre yapılan değerlendirmede;davacı tarafça dosyaya sunulan yukarıdaki belgeler ve cevap dilekçesi içeriklerine göre , talebin para alacağına ilişkin bulunduğu , somut olay ve dava konusu bakımından davalı şirket yönünden yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, dava konusu alacağın muaccel olduğu ve ödenmediği, rehin ile temin edilmediği , bu aşamada mevcut delil durumuna göre , İİK'nın 257. md. hükmü koşullarının somut olayda gerçekleştiği değerlendirilerek ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden, talep edenin istinaf başvurusunun kabulüyle, ilk derece mahkeme kararı HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak ,davacının teminat karşılığında ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.Davalı gerçek kişiler yönünden ,alacağın varlığı hakkında yaklaşık ispatın bu aşamada sağlanmadığı gözetilerek ,verilen karar usul ve hukuka uygun olmakla,bu yönlere ilişkin istinaf talebinin ise reddine karar verilmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; A- Davacı vekilini ,davalı gerçek kişiler yönünden verilen hükme yönelik istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine ,B-Davacı vekilinin davalı şirkete ilişkin hükme yönelik istinaf talebinin kabulü ile ,istinafa konu karar bu davalı yönünden HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak;1-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulü ile ,İstanbul 9. İcra Dairesi ...Esas Esas sayılı dosyasına konu takip dayanağı faturalarla ilgili olarak 1.088.658,07 TL ile sınırlı olmak üzere ve bu ihtiyati haciz işleminden dolayı borçlu ve 3. şahısların uğramaları muhtemel zarar ve ziyana karşılık,alacağın %15'i oranında HMK 87. maddesine uygun nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu talep eden tarafça (kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde ) dosyaya sunulmak kaydıyla, bu miktarla sınırlı olmak üzere, davalı şirketin menkul ve gayrimenkul malları ,3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine kayden ihtiyati haciz konulmasına,2-Teminatın ilk derece mahkemesince alınmasına, teminat yatırıldığında ihtiyati haciz kararından bir suretinin infazı için talep eden davacı tarafa verilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 25/12/2025