Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/443 E. , 2024/7794 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/443 Karar No : 2024/7794 TEMYİZ EDEN TARAFLAR :1- (DAVACI) ... Taşıyıcılar Kooperatifi VEKİLİ : Av. ... 2- ... Valiliği ... İl Müdürlüğü Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek …
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/443 E. , 2024/7794 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/443 Karar No : 2024/7794 TEMYİZ EDEN TARAFLAR :1- (DAVACI) ... Taşıyıcılar Kooperatifi VEKİLİ : Av. ... 2- ... Valiliği ... İl Müdürlüğü Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... Mahallesi ... ada sayılı taşınmazın önünde yer alan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 1.080 m²’lik alanın iskele/tekne bağlama alanı olarak kullanılmak suretiyle işgal edildiğinden bahisle 30/04/2016-14/08/2017 tarihleri arası dönem için davacı kooperatiften 645.227,40-TL ecrimisil istenilmesine yönelik ... tarih ve E... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, tekne bağlama alanının ihbarnamede belirtilen tarihlerde davacının kullanımında olduğu ve ecrimisil gerektirir bir nitelikte bulunduğu, alanın bulunduğu konumu, teknik bilgileri, durumu ve emsal ecrimisil değerleri dikkate alındığında dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 361.079,88-TL’lik kısmının hukuka aykırı, 284.147,52-TL’lik kısmının ise hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin 361.079,88-TL'lik kısmının iptaline, 284.147,52-TL'ye ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu alanında içinde bulunduğu deniz dolgu alanlarının tasarrufunun İstanbul Büyükşehir Belediyesine bırakıldığı, davacı kooperatifin de davaya konu alanın kullanımı ile ilgili İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile kira sözleşmesi imzaladığı, dolayısıyla işgalin mevcut olmadığı, ayrıca tasarruf yetkisi belediyeye bırakılan alandan davalı idarece ecrimisil istenilemeyeceği, davacı kooperatifin kıyıda kullanmış olduğu iskele ve çevresinin 1080 m²’'lik kısmın kullanılmasının mümkün olmadığı, iskelenin büyük bir kısmının umuma açık olduğu, davacı kooperatifin deniz yüzeyinde iskele inşa etmediği, mevzuata göre, ecrimisil miktarının taşınmazın işgalden önceki haline göre belirlenmesi gerektiği ileri sürülerek, temyize konu kararın aleyhe olan kısmının bozulması talep edilmektedir. TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Yerleşik yargı kararları uyarınca, deniz yüzeyinden ecrimisil istenebileceğinin kabul edildiği, denizler kamuya açık alanlar olduğundan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan deniz yüzeylerinden ecrimisil istenilmesinin mevzuatın gereği olduğu, davaya konu alanın 1080 m²'lik kısmının davacı kooperatif tarafından iskele olarak kullanıldığının sabit olduğu, idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak mahiyette yargı kararı verilemeyeceği ileri sürülerek, temyize konu kararın aleyhe olan kısmının bozulması talep edilmektedir. DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinde; "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları, özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, idarelerin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmüne yer verilmiştir. Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 85/2. maddesinde; " Ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur." kuralına yer verilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 715. maddesinde, sahipsiz yerler ile yararı kamuya ait malların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu kuralına yer verilmiştir. Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik hükümlerine dayanılarak hazırlanan 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Ecrimisilin tespit ve takdir edilmesi" başlıklı 5/3.maddesinde; "Hazine taşınmazlarının gerçek veya tüzel kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde; tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak bedel tespit komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere, tarımsal amaçlı kullanımlar ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında gelir getirici unsur taşımayan kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde birbuçuğundan; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için ise taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edilir." 5/5.maddesinde; " Emlak vergisine esas asgarimetrekare birim değeri belirlenmemiş olan Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerler için ecrimisil tespit ve takdirinde, birim değeri belirlenen en yakın emsal taşınmazın emlak vergisine esas metre kare birim değeri dikkate alınır. " kuralına; "Kıyı Kanunu kapsamında kalan yerlerde ecrimisil işlemleri" başlıklı 14. maddesinin 2. fıkrasında "(Değişik :RG-08/10/2016-29851)... Kıyı ve sahil şeritleri ile dolgu alanlarında yukarıdaki belirtilen kullanımlar dışında izinsiz kullanımın tespiti halinde; işgalin şekli, bu alanların konumu ve kullanımlarından elde edilecek gelir düzeyi de dikkate alınarak Kanunun 9 uncu maddesinde belirtilen yerlerden sorulmak suretiyle bedel tespit komisyonu tarafından ecrimisil tespit ve takdir edilir. Deniz turizmi araçlarının bağlanması amacıyla mendireklerle çevrilmiş deniz yüzeyinde ise, kara parçası için tespit edilen ecrimisil bedelinin yüzde onu esas alınmak suretiyle ecrimisil tespit ve takdir edilir." hükümlerine yer verilmiştir. 13.07.2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15.maddesinde de, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesi hükümlerinin belediye taşınmazları hakkında da uygulanacağı hükmü yer almaktadır. Anılı Kanun'un "Belediye tasarrufundaki yerler" başlıklı 79. maddesinin 2.fıkrasında "Belediye tarafından deniz, akarsu ve gölden doldurma suretiyle kazanılan alanlar, Kıyı Kanunu ve ilgili mevzuata uygun olarak kullanılmak şartıyla Maliye Bakanlığı tarafından belediyelerin, büyükşehirlerde büyükşehir belediyelerinin tasarrufuna bırakılır." hükmüne yer verilmiştir. Dava, Fatih ilçesi, ... Mahallesi ... ada önünde yer alan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazın 1080,00-m²'si üzerinde iskele yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesi uyarınca 30/04/2016-14/08/2017 tarihleri arası dönem için davacıdan 645.227,40-TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarihli ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılmıştır. Bakılan davada, uyuşmazlığa konu işgal edilen alanının İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... Mahallesinde yer alan ... ada önünde bulunan deniz dolgu alanı olduğu, söz konusu alanın davacı kooperatife ait tekneler tarafından iskele/tekne bağlama alanı olarak kullanıldığı ve anılı hususların taraflar arasında çekişme konusu olmadığı; öte yandan davacı tarafından, davaya konu dolgu alanının dava dışı İstanbul Büyükşehir Belediyesinin tasarrufunda olduğu ve söz konusu alanın İstanbul Büyükşehir Belediyesinin iştiraki olan Şirket ile yapılan kira sözleşmesine binaen kullanıldığının belirtilmesine rağmen, Mahkemece bu doğrultuda herhangi bir inceleme ve araştırmanın yapılmadığı anlaşılmıştır. 5393 sayılı Kanun'un 79. maddesi ile kıyılarda dolgu yoluyla kazanılan alanların Kıyı Kanunu ve ilgili mevzuata uygun olarak kullanılması şartıyla Belediyelerin tasarrufuna bırakılacağı düzenlenmiştir. Ancak bu hükümden, bu nitelikteki yerlerin doğrudan, herhangi bir işleme gerek kalmaksızın belediyelerin tasarrufuna geçeceği sonucuna varılması mümkün olmayıp; söz konusu alanlarının tasarruf yetkilerinin belediyelere intikal edebilmesi, ilgili Bakanlık tarafından tesis edilmiş devir, tahsis vb. bir işlem ile mümkündür. Bu itibarla, esasen Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan deniz, akarsu ve gölden doldurma suretiyle kazanılan alanların işgali halinde ecrimisil isteme yetkisi Hazine taşınmazlarının idaresinden sorumlu idarede (milli emlak idaresi) olmakla birlikte, bu alandaki Devletin tasarruf yetkisinin Belediye Kanunu'nun 79. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilgili Bakanlık tarafından Büyükşehir Belediyesine bırakılması halinde, tasarruf yetkisinin geçtiği tarihten itibaren bu alanda Hazine taşınmazlarından sorumlu idarece ecrimisil istenilemeyeceği tabiidir. Buna göre öncelikle, davacının bu yöndeki iddiaları da gözetilmek suretiyle, davaya konu deniz dolgu alanı mahiyetindeki taşınmazın ilgili Bakanlıkça, Büyükşehir Belediyesinin tasarrufuna bırakılıp bırakılmadığının araştırılarak, davaya konu işgal alanının hangi idarenin tasarruf yetkisinde olduğu hususunun açık ve tereddüte mahal vermeyecek bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir. Diğer taraftan, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davaya konu işgal alanının cepheli olduğu Rakıp Gümüşpala Caddesinin 2016 yılına ilişkin emlak vergi değerinin 14.0038,18-TL ve bu rakamın %3'ünün 421,15-TL olduğu ve fakat deniz toplu ulaşımı hizmetine yönelik kullanılan alan için bu bedelin çok yüksek olduğu belirtildikten sonra emsal bedeller değerlendirilmek suretiyle 2016 yılı için yıllık 200,00-TL/m² birim bedelin ecrimisil hesaplamasına esas alınabileceği belirtilerek; söz konusu birim bedel yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle ecrimisil hesabı yapıldığı görülmekte ise de, taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin %3'ünden az olmamak üzere ecrimisil belirlenmesi gerektiği kuralının açık olduğu ve davaya konu işgal alanının cepheli olduğu Rakıp Gümüşpala Caddesinin emlak vergi değerinin %3'ünün 2016 yılı için 421,15-TL/m² olduğu dikkate alındığında; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan ecrimisil hesabının 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5/3. maddesine aykırı olarak tespit ve takdir edildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, dava konusu ecrimisile ilişkin işgal alanın tasarruf yetkisinin hangi kurumda olduğu hususunun açıklığa kavuşturulması; neticesine göre de söz konusu işgalin davalı idarenin tasarrufu altındaki yerlere ilişkin olduğunun saptanması halinde, dava konusu taşınmaza en yakın özellikleri taşıyan, benzer amaçla (ticari) kullanılan, emsal oluşturabilecek yerlerin kira bedeli ve varsa önceki dönem ecrimisil bedelleri, ticari sirkülasyon, kullanımın amacı, şekli ve niteliği itibariyle civardaki emsalleri, taşınmazın konumu, mevkii ve davacının taşınmazın işgali ile elde ettiği yarar ve 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5/3. maddesi de gözetilmek suretiyle düzenlenecek ek rapor veya gerekirse yeni bir bilirkişi raporu aldırılmak suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, belirtilen hususlar dikkate alınmaksızın verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 24/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.