8. Hukuk Dairesi 2016/17345 E. , 2017/15286 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun, 11.06.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan 6487 sayılı…
**8. Hukuk Dairesi 2016/17345 E. , 2017/15286 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun, 11.06.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan 6487 sayılı Yasa'yla Değişik Geçici 6. maddesinin 11. fıkrası gereği kamulaştırmasız el atma davalarında alınan ilama dayanılarak idarenin mal hak ve alacaklarının haczedilemeyeceğini belirterek icra dosyasındaki tüm hacizlerin kaldırılmasını ve icra vekalet ücreti ve harçların maktu olarak hesaplanmasını talep etmiştir. Mahkemece takibe konu ilamın bozulması nedeni ile icra muamelelerinin olduğu yerde duracağı gerekçesi ile takibin durdurulmasına karar verilmiş, hükmün borçlu tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce takibe dayanak ilamın bozulmuş olmasını haczedilmezlik şikayetinin esasının incelenmesine engel olmadığı belirtilerek şikayetin esasının incelenmesi için hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma sonrası Mahkemece idarenin kamulaştırmasız el atma eyleminin 1983 yılından sonrasına ait olduğu, olayda uygulanması gerekli 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 6. maddesinin 13. fıkrası Anayasaya aykırı görülerek 13.11.2014 tarihinde Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, böylece 1983 yılından sonraya ilişkin el koymalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretinin nispi olarak hesaplanması gerektiği ve haciz işlemlerinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm bu kez borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Borçlu vekilinin sair temyiz itirazları, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından yerinde değildir. 2- 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa’nın 21. maddesi ile değişik 2942 sayılı Yasa’nın Geçici 6. maddesinin 7. fıkrasında; ''Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir.'' Yine 13. fıkrasında da; ''4.11.1983 tarihinden bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihe kadar kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazların idare tarafından kamulaştırılması hâlinde kamulaştırma bedeli ve mahkemelerce malikleri lehine hükmedilen tazminatlar için de bu maddenin on birinci fıkrası, bu fıkra kapsamında kalan taşınmazlar hakkında açılan her türlü davalarda ise yedinci fıkra hükümleri uygulanır.'' düzenlemeleri mevcuttur.