Başvurucu, yonca üretimi için sağlanan destek ödemesinin geri istenilmesine dair işlemin iptali istemiyle açtığı davanın reddedilmesi nedeniyle Anayasa’nın 2. , 45. ve 14 maddelerinde düzenlenen haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, tazminat talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, yonca üretimi için sağlanan destek ödemesinin geri istenilmesine dair işlemin iptali istemiyle açtığı davanın reddedilmesi nedeniyle Anayasa’nın , ve maddelerinde düzenlenen haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuru, 11/7/2013 tarihinde Bayındır Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde belirlenen eksiklikler tamamlatılmış ve Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 9/5/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 24/7/2014 tarihinde kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının 8/9/2014 tarihli görüş yazısı 16/9/2014 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne cevaplarını içeren dilekçesini 29/9/2014 tarihinde sunmuştur. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Hayvancılığın desteklenmesi projesi kapsamında yonca üretimi yapacağına dair taahhüt vermesi üzerine başvurucuya 389,12 TL yonca destekleme primi ödenmiştir. İzmir İl Tarım Müdürlüğünce yapılan denetimde, başvurucu tarafından yonca yerine buğday ekildiğinin tespit edilmesi üzerine 13/7/2006 tarihli işlemle başvurucuya ödenmiş olan 389,12 TL’nin iadesi istenmiş, ayrıca işlemde gecikme zammının hesaplanacağı belirtilmiştir. Başvurucu, hayvancılığın desteklenmesi hakkındaki 2000/467 sayılı Bakanlar Kurulu kararı gereğince ödenen yonca destekleme priminin geri istenilmesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğunu, ödenen primlerden yalnızca kendisinin sorumlu olmadığını, dayanak 2000/467 sayılı Bakanlar Kurulu kararının 24/2/2005 tarihinde yürürlükten kaldırıldığını, ödenen desteğin amme alacağı niteliğinde olmadığını, sözleşmeye uygun olarak yonca ekildiğini ancak şartların imkansız olduğu aşamada davalı idareye başvuruda bulunulduğunu, şüpheli alacağın vadesi konusunda bir açıklık bulunmadığını, ekimi yapılan yoncanın 50 dönüm kadarının halen mevcut olduğunu ileri sürerek, iptali istemiyle dava açmıştır. İzmir İdare Mahkemesi 7/12/2007 tarih ve E.2006/1563, K.2007/1982 sayılı kararıyla davayı reddetmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:“Dosyanın incelenmesinden, davacının imzaladığı 2003 tarihli taahhütnamede, gayrimenkuller üzerinde, "Hayvancılığın Desteklenmesi Kararı" kapsamında desteklemeden faydalanacağını, destekleme kapsamında bulunan yonca üretimi projesini destekleme şartlarına uygun olarak tesis edeceğini, proje kapsamında yeralan menkul ve gayrimenkulleri amacı dışında kullanmayacağını, kararnamede ve projede belirtilen tüm hususlara uyacağını, uymadığı takdirde 2000/467 sayılı Kararın maddesine göre ödenen destekleme miktarını yasal faizi ile birlikle ödeyeceğini taahhüt ettiği, yonca üretin projesinin 2003 tarihinde onaylanması üzerine adına 000 TL hak ediş miktarı ödendiği, davacı tarafından 2005 tarihli başvuru ile, 2005 yılı Mayıs ayında aşırı yağış ve sel nedeniyle söz konusu yerlerde erozyon olduğu, yonca köklerinin söküldüğü, taşındığı ve kalan yonca bitkisinin ise aşırı su birikintisi ile kök çürüklüğünün olduğu, yoncanın ekonomik olarak son bulduğunu beyan ettiği, bunun üzerine 2005 tarihinde İzmir İl Tarım Müdürlüğü elemanlarınca yapılan denetimde, destekleme projesi kapsamındaki taşınmazların bir kısmının birleştirilerek tek parsel haline getirildiği, bu yerlere buğday ekiminin yapıldığının tespit edildiği ve geçirgenliği iyi olan söz konusu tarımsal ayanlarda herhangi bir su birikintisi ve sel tahribatının olmadığı, tarım arazilerinin ekili veya ekime hazır halde birinci sınıf tarım arazileri olduğunun tespit edildiği, öte yandan 2006 tarihinde destekleme projesine ilişkin yapılan denetimde ise, proje kapsamında bulunan on bir adet parselin dokuzunda yonca ekimi yapılmadığı ve bu yerlere buğday ekildiğinin tespit edildiği, 2006 tarih ve 487 sayılı Bayındır Kaymakamlığı Olur’u ile davacının yonca projesini taahhüt ettiği süreler boyunca devam ettirmediği nedeniyle proje kapsamında ödenen miktarların tahsili amacıyla Vergi Dairesine intikal ettirildiği, dava konusu işlem ile davacıya ödenen 389,12- YTL yonca destekleme projesinin 6183 sayılı Yasanın maddesi uyarınca bir ay içerisinde ödenmesinin talep edildiği, bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.Olayda, yukarıda belirtilen Kanun hükmü ve açıklamalar uyarınca kamu alacağı niteliğinde bulunan yonca üretimi projesini destekleme ödemesinin, İzmir İl Tarım Müdürlüğü elemanlarınca yapılan iki ayrı denetimde, Hayvancılığın Desteklenmesi Hakkında Karar'ın maddesinde belirtildiği üzere, desteklenmeye konu taşınmazlarda destekleme şartlarına aykırı olarak yonca ekimi yerine buğday ekildiğinin tespit edilerek ödemenin haksız yapıldığının anlaşılması üzerine, geri istenilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Davacı tarafından, destekleme projesi kapsamındaki taşınmazlarda kendisi dışında sekiz kişinin ekim yaptığı, bu nedenle ödemenin yalnızca kendisinden istenilmeyeceği ileri sürülmekte ise de; dava konusu destekleme ödemesinin, davacı tarafından imzalanan 2003 tarihli taahhütname üzerine doğrudan kendisine yapıldığı anlaşıldığından bu iddiaya itibar edilmemiştir. Ayrıca, davacı tarafından, yonca ekim şartlarının imkansız olduğu aşamada davalı idareye başvuru yapıldığı belirtilmekle ise de; desteklemeye ilişkin projenin yoncaya ilişkin olduğu, ekim şartlarının imkansız olduğu durumda, projenin yerine getirilmediğinden bahisle yapılan ödemenin geri verilmesi yerine desteklemeye konu taşınmazlarda buğday ekildiği anlaşıldığından bu iddia esası etkiler nitelikte görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davanın REDDİNE, “ Başvurucu tarafından temyiz edilen bu karar, Danıştay Onuncu Dairesinin 22/11/2011 tarih ve E.2008/7750, K.2011/5055 sayılı kararıyla onanmıştır. Başvurucu, bu karara karşı yaptığı karar düzeltme başvurusunda amme alacağı dışında 907,22 TL gecikme faizi de istenildiğini, anılan faizin yasal dayanağının bulunmadığını belirtmiş, Daire 7/5/2013 tarih ve E.2012/2206, K.2013/4152 sayılı kararıyla karar düzeltme talebini reddetmiş, karar başvurucuya 18/6/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. 11/7/2013 tarihinde bireysel başvuru yapılmıştır.B. İlgili Hukuk 21/7/1953 tarih ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un maddesi şöyledir:“Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur....” 6183 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek vergiler hariç olmak üzere belediye sınırları dışındaki köylerde tahsildarlar tarafından tahsil olunan amme alacakları ödeme süresi içinde ödenmediği takdirde bunlar için yalnız % 10 gecikme zammı uygulanır.Ödeme müddeti geçmiş olmasına rağmen tahsildarların gidemediği köylerdeki borçlulara bu zam, tahsildarın ilk uğradığı zaman içinde borçlarını ödemedikleri takdirde tatbik olunur.” 10/5/2000 tarih ve 24045 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2000/467 sayılı Bakanlar Kurulu kararının maddesi şöyledir:“Haksız ödendiği tespit edilen destekleme ödemeleriyle ilgili alacaklar ödemenin yapıldığı tarih itibarıyla, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ilgililerden tahsil edilmek üzere ilgili vergi dairelerine intikal ettirilir.” 24/2/2005 tarih ve 25737 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2000/8503 sayılı Bakanlar Kurulu kararının maddesi şöyledir:“Bu Karar, 2005-2010 yılları arasında 6 yıl süre ile uygulanacak olup hayvancılığın desteklenmesi ile ilgili hususları kapsar.” 2000/8503 sayılı Karar’ın maddesi şöyledir: “Haksız ödendiği tespit edilen destekleme ödemeleriyle ilgili alacaklar ödemenin yapıldığı tarih itibarıyla, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ilgililerden tahsil edilmek üzere ilgili vergi dairelerine intikal ettirilir.” 6/1/1982 tarih ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (mülga) maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:" (Değişik birinci cümle: 5/4/1990 - 3622/23 md.) Danıştay dava daireleri ve İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verdikleri kararlar ile bölge idare mahkemelerinin itiraz üzerine verdikleri kararlar hakkında, bir defaya mahsus olmak üzere kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde taraflarca;a) Kararın esasına etkisi olan iddia ve itirazların, kararda karşılanmamış olması,b) Bir kararda birbirine aykırı hükümler bulunması,c) Kararın usul ve kanuna aykırı bulunması,d) (Değişik: 5/4/1990 - 3622/23 md.) Hükmün esasını etkileyen belgelerde hile ve sahtekarlığın ortaya çıkmış olması,Hallerinde kararın düzeltilmesi istenebilir."