22. Hukuk Dairesi 2015/8460 E. , 2015/13095 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, maaş alacağı, ihbar tazminatı, vardiya çalışma ücreti, fazla mesai, ekat kesinti alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı ve davalı ...avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten…
**22. Hukuk Dairesi 2015/8460 E. , 2015/13095 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, maaş alacağı, ihbar tazminatı, vardiya çalışma ücreti, fazla mesai, ekat kesinti alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı ve davalı ...avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; müvekkilinin ...Genel Müdürlüğü taşeron firması olan davalı şirkette elektrik teknisyeni olarak çalıştığını, 30.11.2010 tarihinde iş sözleşmesinin hiçbir sebep gösterilmeden feshedildiğini, sözleşmeden kaynaklanan alacaklarının ödenmesi için noter aracılığı ile ihtarname gönderdiğini ancak alacaklarının ödenmediğini belirterek alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı taraf bozma kararı öncesinde duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi de ibraz etmemiştir. Bozma kararı sonrasında ibraz edilen cevap dilekçesinde davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin feshedilmediğini, işçinin asıl işveren ile hizmet alım sözleşmesi imzalayan yeni alt işverene bağlı olarak çalışmaya devam ettiğini, bu sebeple feshe bağlı haklardan olan kıdem, ihbar ve yıllık izin ücret alacağına hak kazanamayacağını savunmuştur. Bozma ilamı: Mahkemece, yapılan ilk yargılama sonucunda davanım kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Kararın süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda Yargıtay... Hukuk Dairesinin 11.10.2012 tarihli 2012/20886 esas, 2012/21959 karar sayılı ilamı ile 7201 sayılı Kanun'un 12. ve 13. maddeleri uyarınca, tüzel kişilere tebliğ yetkili temsilcilerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Temsile yetkili kişinin herhangi bir sebeple tebliğ yapıldığı sırada iş yerinde bulunmaması veya bizzat alamayacak durumda olması halinde, kendisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürüne, bu da mümkün değilse, tüzel kişinin o yerdeki memur veya işçilerinden birine yapılmalıdır. Bu sıraya uyulması kanuni zorunluluk olup, aksi takdirde tebligat usulsüz sayılacaktır. Tebligat tüzel kişinin yetkili temsilcisine yapılmamış ve sıralı kişilere yapılmışsa, bunun sebeplerinin açıkça ve ayrıntılı olarak tebligat mazbatasına yazılması gerekir. Dava dilekçesinin ve duruşma gününün tebliğ işlemlerinin, mevzuat kapsamında yöntemince yapılmadığı ve bu sebeple geçersiz olduğu açıktır. Bu sebeple, davalıya Anayasanın 36. maddesinde de açıklanan savunma hakkını kullanabilmesi için dava dilekçesi ve davetiyenin ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilmesi zorunludur. Kamu düzenine ilişkin bu yönün gözardı edilerek, davalının yokluğunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır...." gerekçesi ile hüküm bozulmuştur.