5. Hukuk Dairesi 2025/10721 E. , 2026/4603 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1196 Esas, 2025/1920 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/278 Esas, 2023/676 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden davanın pasif husumet yönünden reddine,…
5. Hukuk Dairesi 2025/10721 E. , 2026/4603 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1196 Esas, 2025/1920 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/278 Esas, 2023/676 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden davanın pasif husumet yönünden reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., ... Mahallesi 393 55... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında resmî kurum alanında kaldığını, 5 yıldan uzun süre geçmesine rağmen kamulaştırılmadığından tazminat alacağının davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız açılmış davada zamanaşımı, yetki, derdestlik husumet gibi itirazlarının dikkate alınmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumetten reddi gerektiğini, fiili el atmanın söz konusu olmadığını, dava konusu taşınmazın yüzölçümünün 3823.00 m² olduğunu ve bu yönüyle 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7 nci maddesinin (m) bendinde bahsedilen Büyükşehir bütünlüğüne (geneline) hitap edecek büyüklüğe sahip olmadığını, ilçe bütünlüğüne hizmet edecek ölçekte bir alan olduğunu, bu sebeple yetki ve sorumluluğun Mamak Belediye Başkanlığına ait olduğundan husumetin ilçe belediyesine yönlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, fiili el atma olgusunun gerçekleşmediğini, husumetin kendilerine düşmediğini, bedelin yüksek belirlendiğini, faiz hükmünün hatalı kurulduğunu, harç ve vekâlet ücretinin maktu olması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın onaylı imar planında "Resmi Kurum Alanı" olarak ayrıldığı, taşınmazın boş arsa görünümünde olup, üzerinde herhangi bir yapı ve tesis bulunmadığı anlaşıldığından arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, dava konusu taşınmaz ile emsallerin birbirlerine üstünlük oranları da değerlendirilerek, dava konusu taşınmaz ile aynı bölgede bulunan ve Dairelerinin denetiminden geçen bedel de irdelenmek suretiyle değerinin tespit edilip davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacılar paylarının iptali ile idare adına tesciline dair kararda Mahkemenin vakka ve hukuki değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin sona ermiş oluğunu ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi aynı bölgeden Dairemize intikal eden dosyalar dikkate alındığında yerindedir. 3. Dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, 16.08.2013 tarihinde onaylanan ve halihazırda yürürlükte bulunan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında dava konusu taşınmazın “Belediye Hizmet Alanı” olarak ayrıldığı dikkate alındığında, makul süre içinde imar planına uygun herhangi bir işlem tesis edilmediğinden idarenin mülkiyet hakkının özüne dokunan bu eylemi ile bedelin davalı idareden tahsili doğrudur. 4. 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmü ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu harca hükmedilmesi yerinde ise de Dairemizin yerleşik uygulaması gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı idarenin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; vekâlet ücretine ilişkin (8) numaralı bendinde geçen "403.398,26 TL" ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine "17.900,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.