(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/10020 E. , 2007/12231 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalının, 7.000.000.000 TL alacağı olduğundan bahisle 27.1.2000 tarihinde kendisi hakkında ilamsız takip başla…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/10020 E. , 2007/12231 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalının, 7.000.000.000 TL alacağı olduğundan bahisle 27.1.2000 tarihinde kendisi hakkında ilamsız takip başlattığını, oysaki davalının birlikte ... yaptığı dava dışı ... ile ticari ilişkisinin olduğunu, davalı ile hiçbir akdi ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tespitine, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, dava dışı ... ile ortak olarak galericilik yaptıkları dönemde davacıya üç adet araç sattıklarını, davacının bu satış nedeniyle verdiği bonoların da elinde bulunduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davalının bonolar nedeniyle alacaklı olduğu, takip tarihi itibariyle faizleriyle birlikte toplam davalı alacağının 7.800.000.000 TL olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı tarafından 7.000.000.000 TL üzerinden başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tesbitini talep etmiş, davalı ise üç adet araç satımı nedeniyle davacıdan alacaklı olduğunu savunmuştur. Davalı tarafından, herhangi bir belgeye dayanılmaksızın davacıya karşı ilamsız icra takibi başlatıldığı, takipte borcun sebebi olarak da “araba alım satımından kaynaklanan alacak” açıklamasının yapıldığı anlaşılmaktadır. Kural olarak menfi tespit davalarında, ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden tarafa düşer. Alacaklı olan davalı, yargılama sırasında davacıya üç adet araç sattığını, satış bedellerinin ödenmediğini, icra