3. Ceza Dairesi 2022/38431 E. , 2023/1352 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/436 E., 2022/932 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, istinaf başvurusunun reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, ... vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz itirazlarının reddi, temyiz itirazlarının reddi ile ek kararın onanması,
**3. Ceza Dairesi 2022/38431 E. , 2023/1352 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/436 E., 2022/932 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, istinaf başvurusunun reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, ... vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz itirazlarının reddi, temyiz itirazlarının reddi ile ek kararın onanması, temyiz davasının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan hükmolunan kararın türü ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığının silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden suçtan doğrudan doğruya zarar görmediği ve bu nedenle belirtilen suç yönünden davaya katılma hakkının bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279/1-b maddesi uyarınca vermiş olduğu istinaf başvurusunun reddine dair kararların ise anılan maddenin son cümlesi uyarınca itiraza tabi olduğu ve temyizi mümkün olmadığı anlaşılmakla; anılan suç yönünden Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararında kanun yolunun temyiz olarak gösterilmesinin incelemeyi yapacak olan mercii değiştirmeyeceğinden, ... vekilinin belirtilen suça yönelik istemiyle ilgili temyiz incelemesine yer olmadığına, talebin merci tarafından değerlendirilmesi için dosyanın bu suç yönünden incelenmeksizin mahalline iadesinin gerektiği belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hükmolunan cezanın süresine göre şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2021 tarihli ve 2020/162 Esas, 2021/49 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının e bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 31.05.2022 tarihli ve 2021/436 Esas, 2022/932 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden ve ... vekili ile Cumhuriyet savcısının kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine, ... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca tanzim olunan 14.10.2022 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, istinaf mahkemesi kararının gerekçeden yoksun olduğuna, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın açıkça hukuka aykırı olduğuna, sanığın Garson isimli gizli tanıktan elde edilen dijital verilerdeki kodlamalarla fişlenmesinin hukuka aykırı olduğuna, dosyada bulunan tanık beyanlarının çelişkili olmasına rağmen hükme esas alındığına, silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine, gerekçeli kararın yeterince açıklayıcı olmadığına, sanığın örgüt ile ilişkisini gösteren hiçbir somut delil bulunmadığına, beraat taleplerine ve sair sebeplere ilişkindir. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi (aleyhe) sanığın kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu işlediğinin sabit olduğuna ve bu suçtan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. ... vekilinin temyiz istemi özetle mahkemece yeterli inceleme yapılmadan beraat kararı verildiğine, sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü ''...tanık O.S.B.'nin beyanları incelendiğinde sanığın kod adının Hamza olduğu, sanıkla 2013-2014 yılları arasında ilgilendiği, sanığı M.S.E. isimli şahıstan devraldığını, tanık M.S.E. her ne kadar sanığın tam anlamıyla teşhis edememiş ise de aradan geçen zaman ve sanığın yaşı dikkate alındığında bu durumun makul olduğu, ayrıca tanık M.'nin 2 tane H.'yi, O.S.'ye devrettiğine yönelik beyanını da tanık O.S. ile uyumlu olduğu ve sanığın kod adının Hamza olduğunun anlaşıldığı, ayrıca tanık O.S.B.'nin beyanlarında geçen B.Ç. ve Ş.D.'nin yargılamalarının incelenmesinde tanık O.S.B.'nin beyanlarının doğruluğunda şüphe bulunmadığı, sanık hakında tesis edilen veri inceleme raporundaki kodlamanın tanık beyanıyla uyumlu ve birbirini destekler mahiyette olduğu anlaşılmakla, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmemiş ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.'' ''...sanığın düzenlenen bilirkişi raporlarına göre şüpheli sıfatının kuvvetli şüpheli olduğu düzenlenmiş ise de, sanığın sınav sorularının tamamını veyahut bir kısmını önceden temin edip etmediği hususunda kesin ve net bir delil bulunmayışı, sanığın üzerine atılı suçlamayı tüm aşamalarda ısrarla reddedişi, bu hususta herhangi bir tanık beyanının bulunmayışı, sanığın sınav sorularının tamamını veyahut bir kısmını temin ettiği yönünde, her türlü şüpheden uzak kesin ve tam bir vicdani kanaat ile, tespit yapılması gerektiği, oysaki dosyadaki deliller bir arada değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediği yönünde bir şüphenin var olduğu ve şüpheden sanık yararlanır şeklindeki evrensel ceza hukuku ilkesi gereği sanığın bu şüpheden yararlanacağı değerlendirildiğinden sanığın üzerine atılı kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu işlediği sabit görülmeyerek beraatine karar verilmiştir.'' B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ''Sanık hakkında TCK'nın 53 üncü maddesinin uygulanması sırasında, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının gözetilmemesi'' haricinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE a-)İlk Derece Mahkemesince kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan hükmolunan kararın türü ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. b-)Hazine ve Maliye Bakanlığının silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden suçtan doğrudan doğruya zarar görmediği ve bu nedenle belirtilen suç yönünden davaya katılma hakkının bulunmadığı, bölge adliye mahkemesinin CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca vermiş olduğu istinaf başvurusunun reddine dair kararların ise anılan maddenin son cümlesi uyarınca itiraza tabi olduğu ve temyizi mümkün olmadığı anlaşılmakla; anılan suç yönünden bölge adliye mahkemesinin temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararında kanun yolunun temyiz olarak gösterilmesinin incelemeyi yapacak olan mercii değiştirmeyeceğinden, ... vekilinin belirtilen suça yönelik istemiyle ilgili temyiz incelemesine yer olmadığına, talebin merci tarafından değerlendirilmesi için dosyanın bu suç yönünden incelenmeksizin mahalline iadesinin gerektiği belirlenmiştir. c-)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. d-)Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, örgütün nihai amacını gerçekleştirmek için stratejik önemi haiz polis mahrem yapılanması içerisinde yer alan, diğer örgüt mensupları ile haberleşmek için ankesörlü telefon kullanan, kod isim kullanan, dosya kapsamındaki veri inceleme raporuna göre ''5'' koduyla yani ''mahrem yapı ile üst seviyede ilişkisi olan kişi'' olarak nitelenen sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. e-)Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır. V. KARAR A. Sanık hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmü yönünden; Gerekçe bölümünde yer alan (a) paragrafında açıklanan nedenle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve ... vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan verilen mahkumiyet hükmü yönünden; 1.Gerekçe bölümünde yer alan (b) paragrafında açıklanan nedenle ... vekilinin belirtilen suça yönelik istemiyle ilgili temyiz incelemesine yer olmadığına, talebin merci tarafından değerlendirilmesi için dosyanın bu talep yönünden incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 2.Gerekçe bölümünde (c) (d) (e) paragraflarında açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 31.05.2022 tarihli ve 2021/436 Esas, 2022/932 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2023 tarihinde karar verildi.