7. Ceza Dairesi 2009/6840 E. , 2012/24951 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Sanığın hükümlülüğüne Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1- Katılan ... vekilinin temyizinin, 08.09.2004 tarihinde ... şubesinden sahte imzalı belgelerle ...'un hesabından 42.228.000.000 TL'nin çekilmesi eylemine yönelik olduğu kabul edilere…
**7. Ceza Dairesi 2009/6840 E. , 2012/24951 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Sanığın hükümlülüğüne Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1- Katılan ... vekilinin temyizinin, 08.09.2004 tarihinde ... şubesinden sahte imzalı belgelerle ...'un hesabından 42.228.000.000 TL'nin çekilmesi eylemine yönelik olduğu kabul edilerek söz konusu eylem yönünden yapılan incelemede; Eylemin sabit olması halinde sanığın üzerine atılı suçun 765 sayılı TCK'nun 504/3 maddesinde tanımı yapılan nitelikli dolandırıcılık ve aynı yasanın 345 maddesinde tanımı yapılan özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı, katılan banka vekili, sanık müdafii ile katılan ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu eylem yönünden BOZULMASINA, ancak temyiz inceleme gününde anılan yasanın 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen zamanaşımı tahakkuk ettiği cihetle, sanık hakkındaki bu eylem nedeniyle açılan kamu davasının TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA, 2- Sanık müdafii ile katılan banka vekilinin temyiz istemine göre yapılan incelemede; Sanığın iş bu davaya konu ... Bankası ... Şubesindeki eylemlerinden sonra ... Bankası ... Şubesine atandığı, ... Şubesinde iken benzer eylemleri gerçekleştirdiği iddiası ile hakkında zimmet suçundan kamu davası açıldığı, açılan kamu davasının Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/363 esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmış olup mağdur bankanın aynı olması karşısında eylemlerin subutu halinde tek suçun oluşacağı ve teselsül hükümlerinin uygulanacağının anlaşılması karşısında davaların birleştirilmesine karar verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması, Kabule göre de; Dosyanın suça konu tüm belgelerle birlikte Üniversitelerden bankacılık konusunda uzmanlaşmış bir öğretim görevlisi, bir ceza hukukçusu ile bankacılık konusunda fiilen görev yaparak uzmanlaşmış bir kişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine, olayla ilgili banka kayıtları ve usulsüz işlemlerle ilgili tüm evrak incelettirilerek, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 22/3.maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "..suç, bankayı aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenirse ..." şeklindeki nitelikli zimmet suçunun belirlenmesinde kullanılan kriterlere göre fiiller, kurum içi rutin bir kontrolle ortaya çıkarılabilecek nitelikteyse basit zimmet suçunu oluşturacağı gözetilerek, hapis ve para cezasının tayinine esas olmak üzere sanığın fiillerinden basit ve nitelikli zimmet vasfında olanların ayrı ayrı tespiti yapıldıktan sonra hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun ve zimmetin niteliğinin değerlendirilmesi gerekirken anılan hususları içermeyen yetersiz bilirkişi raporuna itibarla yazılı şekilde uygulama yapılması, Yasaya aykırı, katılan banka vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.09.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.