1. Ceza Dairesi 2023/6440 E. , 2023/6959 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/637 değişik iş KARAR : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Özel hayatın gizliliğini ihlâl suçundan Bergama Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...’un, iş bu cezasının infazı sırasında denetimli serbestlikten faydalanma talebinin kabulü ile cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak…
**1. Ceza Dairesi 2023/6440 E. , 2023/6959 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/637 değişik iş KARAR : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Özel hayatın gizliliğini ihlâl suçundan Bergama Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...’un, iş bu cezasının infazı sırasında denetimli serbestlikten faydalanma talebinin kabulü ile cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesine ilişkin Bergama İnfaz Hâkimliğinin 03.06.2021 tarihli ve 2021/994 Esas, 2021/993 Karar sayılı kararını müteakip, hükümlü hakkında tehdit suçundan Kınık Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/359 Esas sırasına kayden kamu davası açıldığından bahisle, Bergama Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat ve İnfaz Bürosunun hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesi hususunda değerlendirilme yapılmasına yönelik talepte bulunulması üzerine, her ne kadar hükümlü hakkında denetimli serbestlik kararı devam etmekte iken kasıtlı bir suçtan kamu davası açılmış ise de; hükümlünün Covid-19 tedbirleri kapsamında izne gönderildiği, iznin 2023 tarihine kadar uzatıldığı cihetle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına başlanamadığı gerekçesiyle talebin reddine dair Bergama İnfaz Hâkimliğinin 04.07.2022 tarihli ve 2022/1217 Esas, 2022/1436 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 18.08.2022 tarihli 2022/637 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 94660652-105-35-25237-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve 2023/63175 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve 2023/63175 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 105/A maddesinin yedinci fıkrasında yer alan, "(Yeniden Düzenleme:14/4/2020-7242/46 md.) Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir. Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir" şeklindeki düzenleme nazara alındığında, 5275 sayılı Kanun'un geçici 9 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, Covid-19 salgın hastalığı sebebiyle, açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ile kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanan hükümlüler, 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler ve 106 ncı madde veya diğer kanunlar uyarınca denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlülerin 31/05/2020 tarihine kadar izinli sayıldığı ve salgının devam etmesi hâlinde bu sürenin Sağlık Bakanlığının önerisi üzerine Adalet Bakanlığı tarafından her defasında iki ayı geçmemek üzere yedi kez uzatılabileceğinin belirtildiği ve anılan düzenleme uyarınca Adalet Bakanlığınca söz konusu sürenin 2 aylık sürelerle uzatıldığı, yine bahse konu düzenleme uyarınca izinli sayılanlar hakkında anılan Kanun'un 95 ve 97 nci madde hükümlerinin uygulanacağı, bu itibarla Covid-19 sebebiyle izinli sayılan hükümlülerin izinde geçirdikleri sürenin infazdan sayıldığı gözetilerek yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre, hükümlü hakkında Bergama İnfaz Hâkimliğinin 03.06.2021 tarihli kararı ile denetimli serbestlik kararı uygulanmaya başladıktan sonra 09.05.2022 tarihinde işlediği iddia olunan görevi yaptırmamak için direnme, mala zarar verme ve hakaret suçlarına ilişkin olarak Bergama Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2022 tarihli ve 2022/1013 soruşturma, 2022/282 Esas, 2022/247 sayılı iddianamesi ile kamu davasının açıldığı, Hükümlünün denetim süresi içinde işlemiş olduğu kasıtlı bir suçtan dolayı hakkında kamu davası açılmış olması sebebiyle Bergama Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmesi talebi üzerine, hükümlünün Covid-19 tedbirleri kapsamında izne gönderildiği, izin süresinin 2023 yılına kadar uzatıldığı, bu haliyle denetimli serbestliğin uygulanamadığından açık ceza infaz kurumuna gönderilmesinin yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle Bergama İnfaz Hâkimliğinin 20.09.2022 tarihli kararıyla talebin reddine karar verilmiş ise de, 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin yedinci fıkrasının birinci cümlesi gereğince denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olan hükümlü hakkında denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmesi hususunda İnfaz Hâkimliklerine takdir hakkı tanındığı, somut olayda, Bergama İnfaz Hâkimliğince belirtilen gerekçe gösterilmek suretiyle hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesi talebinin reddine karar verilmiş ise de, Covid-19 sebebiyle izinli sayılan hükümlülerin izinde geçirdikleri sürenin infazdan sayıldığı, bu haliyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına başlandığı gözetilerek, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. 2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125 ... maddesinin (1) ... fıkrası ile (3) üncü fıkrasının (a) bendi; “(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ... veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir. (3) Hakaret suçunun; a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, ,,,,,,,,,,, işlenmesi hâlinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.” 3. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 152 nci maddesinin (1) ... fıkrasının (a) bendi; “(1) Mala zarar verme suçunun; a) Kamu kurum ve kuruluşlarına ait, kamu hizmetine tahsis edilmiş veya kamunun yararlanmasına ayrılmış yer, bina, tesis veya diğer eşya hakkında, ....... işlenmesi hâlinde, fail hakkında bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” 4. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/A maddesinin konu ile ilgili yedinci fıkrası; “(7) (Yeniden Düzenleme:14.4.2020-7242/46 md.) Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir. Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir. Şeklinde düzenlenmiştir. 5. Hükümlü hakkında verilen ve kesinleşen 1 yıl 8 ay hapis cezasının infazına 27.04.2021 tarihinde başlandığı ve 03.06.2021 tarihli İnfaz Hakimliğinin kararı ile hükümlünün cezasının şartla tahliye tarihi olan 04.06.2022 tarihine kadar denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verildiği, hükümlünün Covid 19 sebebiyle izinli sayıldığı dönemde 09.05.2022 tarihinde Kamu malına zarar verme, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından cezalandırılması istemi ile 01.06.2022 tarihinde Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, hükümlü hakkında dava açıldığını öğrenen yetkili ve görevli Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün, İnfaz İşleri Değerlendirme Komisyonu’nun kararını da ekleyerek hükümlünün işlediği iddia olunan kasıtlı suçun cezasının alt sınırının bir yıldan fazla olduğu gerekçesiyle açık ceza infaz kurumuna gönderilmesi için dosyasını Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla İnfaz Hakimliğine gönderdiği anlaşılmaktadır. 6. 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin yedinci fıkrasına göre, hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilecektir. 7. Somut olayda, hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilen, denetimli serbestlik altında bulunacağı süre içerisinde uyması gereken kural ve yükümlülükler kendisine tebliğ edilen hükümlünün, Covid-19 sebebiyle izinde geçirdiği sürenin infazından sayılması nedeniyle infazının denetimli serbestlik tedbiri kapsamında devam ettiğinin kabulü gerektiği ve şartla tahliye tarihinden önce işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olmasından dolayı, 5275 sayılı Kanunu’nun 105/A maddesinin yedinci fıkrasına göre hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına devam edilmesi ya da hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesi konusunda İnfaz hakimliğinin kendisine tanınan takdir hakkını kullanarak yasal ve yeterli gerekçesini de göstermek suretiyle bir karar vermesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına başlanmadığından bahisle verdiği karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi bu sebeple yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bergama Ağır Ceza Mahkemesince verilen 18.08.2022 tarihli 2022/637 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.11.2023 tarihinde karar verildi.