8. Hukuk Dairesi 2024/355 E. , 2024/1561 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece…
**8. Hukuk Dairesi 2024/355 E. , 2024/1561 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemenin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle "Mahkemece, davacının taşınmazda uzun zamandır zilyet olması nedeniyle lehine iktisap koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verildiği, ancak keşif sırasında bilgilerine başvurulan yerel bilirkişilerin taşınmazla ilgili bilgileri olmadığını belirtmiş oldukları; davanın, taşınmazın aynına ilişkin olması nedeniyle tanıkların taşınmaz başında dinlenilmesi gerekirken, davacı tanıkları ve tespit bilirkişilerinin usule aykırı olarak duruşmada dinlenildiği, ilk zilyedin kim olduğu, kimden kime kaldığı hususundaki beyanların davayı konu taşınmaza ilişkin olduğunun kesin olarak belirlenmediği, komşu taşınmazların tespit dayanağı kayıt ve belgeler var ise getirtilerek çekişmeli taşınmaz yönünü kime ait gösterdikleri üzerinde de durulmadığı belirtilerek yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı" hususlarına değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "dinlenen tanık beyanlarında kadastro tespit çalışmaları yapılırken taşınmazın davacının zilyetliğinde olduğunun sınırdaş tapu malikleri ve kadastro tespit bilirkişilerince ifade edildiği ancak davacının nüfus kayıt örneğini zamanında ibraz edememesi nedeniyle taşınmazın tespitinin emaneten Hazine adına yapıldığının ifade edildiği, bu beyanlar ile kadastro tutanaklarında yer alan tespit sebeplerinin birbiriyle örtüştüğü, taşınmazın davacının annesinin babasından intikal ettiği, davacının kardeşlerine de murislerinden başka taşınmazlar kaldığı, dolayısıyla usulen yapılmış bir taksimin mevcut olduğu, 20 yılı aşkın süredir davacı tarafından fındık bahçesi niteliği ile kullanıldığı anlaşılmakla, dosyaya celp olunan tüm belgeler, keşifte dinlenen tanık beyanları ve bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporları ile davacı lehine iktisap koşullarının gerçekleştiği iddiasının sübut bulduğu" kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.