12. Ceza Dairesi 2021/9151 E. , 2025/4533 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1052 E., 2020/388 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/1.maddesi uyarınca kararın kaldırılması sonucu verilen mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddiyle hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın;
**12. Ceza Dairesi 2021/9151 E. , 2025/4533 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1052 E., 2020/388 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/1.maddesi uyarınca kararın kaldırılması sonucu verilen mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddiyle hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6 maddeleri uyarınca 15.220,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesine 5 ay süre ile el konulmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 58/7. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; çarpmanın katılan geçişini tamamladıktan sonra olduğuna, bilirkişi raporu ile adli tıp raporu arasında çelişki olduğuna, tanık ...'un ifadesinin dikkate alınmadığına, yeni bir bilirkişi raporu alınmasının zorunlu olduğuna, oluşa uygun olmayan raporun hükme esas alındığına, kararın katılanlar lehine bozulması gerektiğine ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; istinaf mahkemesince sanığın olay yerinden kaçtığı , olaydan sonraki davranışları kapsamında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmadığına ancak sanığın olay yerinden kaçmadığına, kazayı farketmediğine, tutanaklarda olay yerinin karanlık olduğunun zapta geçtiğine, yola doğru uzanan çalılıklar düşünüldüğünde sanığın ağaç dallarına çarpmış olabileceğini düşünmesinin olağan kabul edilmesi gerektiğine, sanığın kaçmasının söz konusu olmadığına, pişmanlığını ve üzgünlüğünü dile getirdiğine, hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, asgari hadden ceza tayin edilmesi gerektiğine, sanığın sürekli olarak %89 engelli raporu bulunduğuna bu nedenle hapis cezasının onanması halinde telafisi imkansız zararlar doğabileceğine, kararın sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 21/12/2015 günü mağdur yaya ...'nin ikametinin karşısında bulunan ...'na gitmek üzere saat 18:00 sıralarında geceleyin ikametinden çıktığı, meskun mahalde gece vakti, aydınlatması mevcut, iki yönlü yolun solundan kaplamaya girerek yolun sağına kadar geldiği sırada cadde üzerinde sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halinde olan sanık ...'ın otomobilinin sağ ön kısmıyla koyu renk giyimli mağdur yayaya çarptığı, çarpmanın etkisiyle yol kenarına düşen ...'nin kaldırıldığı hastanede öldüğü, olay mahallinde asfalt zeminli yolda tek gidiş tek dönüş şeridinin bulunduğu, kaza yerine yakın bölümde herhangi bir trafik levhasının yer almadığı, caddenin ilçe merkezine gidiş istikametine doğru sol tarafında 50 metre aralıklarla aydınlatma direklerinin bulunduğu, sağ tarafında ise ağaçlık bir alanın olduğu, yine ilçe merkezine gidiş istikametinde asfalt zemin üzerinde 7.80 metre uzunluğunda fren izi bulunduğunun tespit edildiği, kaza tespit tutanağında; "Araç sürücüsü olan sanığın 2918 sayılı KTK'nın 52/1-a maddesinde düzenleme altına alınan 'Araçların hızlarını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak' kuralını ihlal ettiği, yaya ...'nin ise, aynı Kanunun 68/1-c maddesinde düzenlenen 'Yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde taşıt yolu üzerinde trafiği tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunmak' kuralını ihlal ettiği kanaatinin bildirildiği, mahallinde keşif yapıldığı, sonrasında da Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinden rapor alındığı, raporda sürücü sanık ...'ın otomobil ile seyri sırasında aracının hızını far ışığı altındaki görüşüne göre ayarlamaması, olay yerine geldiğinde solundan kaplamaya girerek yolun sağına kadar gelmiş olan yayaya karşı fren tedbirine başvurmasına rağmen duramayarak aracının sağ ön kısmı ile çarptığı olayda tali kusurlu olduğunun bildirildiği, sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sabıkasının bulunduğu belirtilerek sanığın TCK'nın 85/1. Maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemişse de, sanığın olay yerinden kaçması, olaydan sonraki davranışları, tekerrüre esas teşkil eden sabıkasının bulunması nazara alındığında sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanamayacağı halde uygulanmasına karar verilmesinin, sanığın taksirle yaralama suçundan tekerrüre esas teşkil eden sabıkasının bulunması, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan denetim süresi dolmuş olsa da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu nazara alındığında sanığa verilen uzun süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın adli para cezasına çevrilmeyeceği halde sanığa verilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesinin, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmamasının, yargılama sırasında kendilerini vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesine göre belirlenecek vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılanlara ödenmesine karar verilmemesinin, sanığın şoförlükle geçimini temin etmesi ve tali kusurlu olması gözönüne alındığında, sürücü belgesinin mağduriyetine yol açacak şekilde geri alınmasına karar verilmesinin, kabule göre de; sanığa verilen uzun süreli hapis cezası adli para cezasına çevrildiğinde, sanığa 15.200,00TL adli para cezası verilmesi gerekirken 15.220,00TL adli para cezası verilmek sureti ile fazla ceza tayininin dosya kapsamına uymadığı ve yasaya aykırı olduğu değerlendirildiğinden katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf nedenleri belirtilen nedenlerle kısmen yerinde görülerek ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanık hakkında TCK'nın 85/1, 58. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR 21/12/2015 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 22/12/2015 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışı olarak kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Demre Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2025 tarihinde karar verildi.