3. Ceza Dairesi 2022/4371 E. , 2024/9559 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulund…
**3. Ceza Dairesi 2022/4371 E. , 2024/9559 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 14.03.2019 Tarih, 2017/543 Esas 2019/170 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 220 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 220 inci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 2 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nin 13.02.2020 Tarih ve 2019/1391 Esas 2020/315 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.01.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının (Aleyhe) temyiz istemleri özetle, 1.Sanığın bylock kaydı bulunmadığına dair tespit mevcut ise de cep telefonunda uygulama kalıntılarına rastlanmış olması karşısında sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması gerektiğine, 2.Sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, 3.Sendika üyeliğinin olduğu dönemde sendikanın yasal olarak faaliyet gösterdiğine, Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığa ait olan ... marka GT-I9500 model cep telefonu içerisinde yapılan siber inceleme neticesinde, FETÖ/PDY terör örgütü üyelerince gizli haberleşme amacı için kullanılan Bylock isimli programın ve ayrıca yine örgüt üyelerince de kullanıldığı bilinen Kakao Talk isimli programın kalıntılarına rastlanmış olması, sanığın ... hesapları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelenmesinden de anlaşıldığı üzere, ...'in çağrısından sonra katılım hesabı açarak örgütü maddi yönden desteklemiş olması, KHK ile kapatılan FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ... isimli sendikanın üyesi olması hususları dikkate alındığında, sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün hiyerarşisi içerisinde bulunmadığı, sanığın yukarıda anılan eylemlerinin terör örgütüne yardım etmek suç tipine uyduğu, bu kapsamda örgüte maddi kaynak sağladığı sabit ise de; kendisi dışında başka kişilerden de örgüt için maddi yardım topladığına, örgüte eleman teminine yönelik faaliyette bulunduğuna dair bir iddia ve delilin bulunmadığı, bu durumda örgüt üyeliği suçu bakımından yeterli delil elde edilemediği anlaşılmıştır. Bylock yönünden ise gerekli açıklamalar yukarıda yapılmıştır. Esasen sanığın örgüt üyesi olup olmadığı hususunda ortaya bir şüphe çıkmış, yapılan tüm araştırmalara rağmen bu şüphe giderilememiş, UYAP Bilgi Bankasında sanık aleyhinde bir beyanın bulunmadığı anlaşılmış, şüpheden sanığın yararlanacağına yönelik ceza yargılama hukukunun evrensel ilkesi dikkate alınarak sanık lehine yorumla ve örgüt hiyerarşisine dahil olmadığı, iradesini örgüt iradesine terk etmediğinin kabulüyle eylemlerinin kül halinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım etmek suçunu oluşturacağı mahkememizce kabul edilmiş, sanığa TCK 220/7 maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmış, yardım suçundan TCK 220/7 maddesi uyarınca indirim yapılırken yapılan yardımların miktarı, niteliği ve tarihleri dikkate alınarak hakkaniyet ölçüsünde taktiren 2/3 oranında indirim yapılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından suç tarihinin düzeltilmesi ve sanık hakkındaki cezanın belirlenmesinde fazla ceza tayin edildiği görülmekle, yapılan hesap hatasının CMK.nın 280/1-a maddesi yollaması ile 303/1-f maddesi gereğince; Hüküm kısmının üçüncü bendinde yer alan "2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına," dair bölümün hükümden çıkarılarak, yerine "1 yıl 19 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına," bölümünün eklenmek suretiyle, Hüküm kısmının dördüncü bendinde yer alan "2 yıl 2 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına" bölümünün hükümden çıkarılarak, yerine "1 yıl 14 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına," bölümünün eklenmek suretiyle hükmün düzeltilmesi dışında başkaca bir isabetsizlik bulunmamıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Çocuğunu örgütle iltisaklı okula göndermenin müsnet suç yönünden delil veya örgütsel faaliyet kabul edilemeyeceğinin gözetilmemesi, 2. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 nci maddesinin 7 nci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir. Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Bankası A.Ş.'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin müsnet suç yönünden örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceğinde kuşku bulunmamakta ise de, ...hesap kayıtları üzerinde yapılan incelemeye ve sanığın aksi kanıtlanamayan savunmasına göre, eşinin yönlendirmesi ile hesabına yatırdığı paraları çok kısa süre içinde eşinin hesabına aktarması dikkate alındığında ... nezdindeki işlemlerinin rutin bankacılık işlemleri dışında değerlendirilemeyeceği, savunmasının aksine başkaca delil edilememiş olması, her ne kadar sanıktan ele geçen dijital materyallerde ByLock kalıntılarına rastlandığı tespit edilmişse de ... Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün resmi yazısına göre sanığın ByLock kullanıcı olmadığına yönelik tespit ve sanığın savunmalarında telefonunu zaman zaman eşinin kullandığını beyan etmiş olması karşısında sanığın örgüte yardım etme kastı ile hareket ettiğinin her türlü şüpheden uzak delillerle ispat edilememiş olmasına göre atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle incelenen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafi ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nin 13.02.2020 Tarih ve 2019/1391 Esas 2020/315 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca uyarınca ... 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2024 tarihinde karar verildi.