17. Ceza Dairesi 2016/18370 E. , 2018/15825 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın yokluğunda verilen kararın, savunması alınırken bildirdiği adresine 04.03.2016 tarihinde tebliğe çıkarıldığı, sanığın bu adresten ayrılmış olması nedeniyle hükmün tebliğ edilmediğinin, tebl…
**17. Ceza Dairesi 2016/18370 E. , 2018/15825 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın yokluğunda verilen kararın, savunması alınırken bildirdiği adresine 04.03.2016 tarihinde tebliğe çıkarıldığı, sanığın bu adresten ayrılmış olması nedeniyle hükmün tebliğ edilmediğinin, tebliğ mazbatasına derc edildiği, gerekçeli kararın bu kez aynı adreste Tebligat Yasası'nın 35. maddesi uyarınca 04.04.2017 tarihinde tebliğ edildiği görülmekle, anılan Yasa'nın 10. maddesine göre, bilinen en son adrese tebligat yapılacağı, bu adrese tebligat yapılamaması halinde ise adres kayıt sisteminden öğrenilen adresin, bilinen en son adres olarak kabulü ile tespit edilecek bu adrese tebligat yapılması gerektiğinin düzenlendiği, yine aynı Yasa'nın 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesi için daha önceden bu adrese 21. maddeye uygun şekilde tebligat yapılmış olmasının hükme bağlandığı, dosya içindeki belgelerden, sanık tarafından yargılama aşamasında ikametgah adresi olarak bildirilen adresine Tebligat Yasası'nın 21. maddesine uygun şekilde herhangi bir tebligat yapılmadığı gibi sanığın bu adreste oturmadığının tespiti üzerine, MERNİS adresi de araştırılmadan, aynı adrese doğrudan 35. madde uyarınca karar tebliği usulsüz olduğundan, sanığın hükmü öğrenmekle, 31.05.2016 tarihli temyiz talebinin geçerli ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde; 1-Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetimine imkan verecek şekilde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde mevcut delillerin tartışılması, değerlendirilmesi, reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan delillerin neler olduğu ve nedenlerinin gösterilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması, bir başka deyişle eldeki delillerle neden bu sonuca varıldığının anlatılması gerektiği, tüm bunların ışığında ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi ve CMK’nın 230. maddesinde belirtilen diğer unsurların bulunması gerektiği gözetilmeden gerekçesiz yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; 2-14.02.2015 günü, müşteki ...’ya karşı gerçekleşen hırsızlık olayında, sanıkta ele geçirilen bir çift ayakkabının, müştekinin ikametgahından çalınan ayakkabı olup olmadığının tespiti yapılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3-Tanık Salih Memiş’in soruşturma aşamasındaki beyanında; sanığı takip ettiğine dair beyanı bulunmasına rağmen, sanığın kesintisiz takip sonucu yakalanıp yakalanmadığının kuşkuya mahal vermeyecek şekilde tespit edilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,