T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/995 KARAR NO: 2025/2241 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 19/02/2025 NUMARASI : 2023/488 Esas - 2025/108 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzak…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/995 KARAR NO: 2025/2241 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 19/02/2025 NUMARASI : 2023/488 Esas - 2025/108 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; 04/12/2022 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın tek taraflı trafik kazası sonucu araç içinde yolcu olan davacıların kızı ...’ ın vefat ettiğini, dava öncesi 18/04/2023 tarihinde davalı sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulduğunu, 26/05/2023 tarihinde davacı müteveffanın babası ... için 156.107,82 TL, davacı anne ... için 198.998,23 TL maddi tazminat ödemesi olmak üzere toplam 355.106,05 TL ödeme alındığını, ancak yapılan bu ödeme ile müvekkillerinin maddi zararlarının karşılanmadığını fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL bakiye destekten yoksun kalma / maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden, başvuru tarihi olan 18/04/2023 tarihinden itiabren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 04/12/2022 kaza tarihinde davaya konu ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde 15/11/2022-2023 vadeli ZMMS poliçesi ile teminat altında olduğunu, dava öncesi yapılan yazılı başvuru sonrası 26/05/2023 tarihinde ... için 156.107,82 TL, ... için 198.998,23 TL olmak üzere toplam 355.106,05 TL ödeme yapıldığını, işbu ödeme ile müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunu yerine getirdiğini, kazada müteveffanın araç içinde hatır için taşındığını ayrıca davacıların desteği müteveffa Sedanur’ un alkollü olarak araç kullanan sürücünün aracında olmakla müterafık kusurunun bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile, davacı ... için 205.765,00 TL, davacı ... için 439.128,95 TL olmak üzere toplam 644.893,95 TL tazminatın 26/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müteveffa alkollü sürücünün aracında yolculuk ettiği için müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müteveffa sigortalı araçta hatır için taşınmakta olup davacılar lehine hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi de yapılması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından dava öncesi yapılan ödeme ile davacıların tüm zararı karşılanmış, müvekkili üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, hukuki tespit ve değerlendirme içeren bilirkişi kusur raporu hükme dayanak kabul edilemeyeceğini, davacının davası belirsiz alacak davası olmayıp kısmi dava olduğunu, kısmi dava açan davacı davalıyı alacağın tamamı bakımından daha önce temerrüde düşürmemişse, açılan kısmî dava ile temerrüt sadece kısmî dava ile istenen meblağ bakımından gerçekleşeceğini yani ıslahla artırılan tutar bakımından, dava tarihinden itibaren faize hükmedilemeyeceğini bu durumda şayet başka bir temerrüt tarihi söz konusu değilse, ıslah tarihinin dikkate alınması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 04/12/2022 tarihinde davacıların kızının içinde yolcu olarak bulunduğu aracın tek taraflı kazasında vefatı nedeniyle davadan önce davalı tarafından yapılan ödemenin yetersiz olduğundan tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.Davalı tarafından gönderilen hasar dosyasında ibranameye rastlanmamış, dekont sunulmuştur. Davadan önce parayı alan ve bu dönem zarfında parayı kullanan davacıların sebepsiz zenginleşmesinin önlenebilmesi için davadan önce yapılan ödemelerin hesaplanan tazminattan güncellenerek düşülmesi gerektiğinden hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda davadan önce yapılan ödemenin yapıldığı tarih ile zarar hesabının yapıldığı tarih arasında işleyen yasal faizi hesaplanarak güncellenmesi ve güncellenmiş miktarın, tazminat miktarından mahsup edilmesi suretiyle yapılan hesaplamaya göre karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 23.10.2017 tarih, 2016/ 9924 E. ve 2017/9413 K. sayılı kararı).KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Islah edilen kısım içinde temerrüt tarihi aynı tarih olacaktır. Bu nedenle kısmi dava olarak açılan davada ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerektiğine ilişkin istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir.Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır.Müterafik kusur ise; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Y. 2015. S. 582)Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut uyuşmazlıkta, kaza nedeniyle ceza dosyasında bulunan müşteki, sanık ve tanık ifadelerinden müteveffanın yolcu olup araç sürücünün arkadaşı olduğu ve alkollü olduğunu bilerek araca bindiğinden belirlenen tazminattan yerleşik Yargıtay kararları çerçevesinde %20 hatır ve %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken mahkemece; müteveffa ...'ın olay günü bizahiti kendisinin bir yere taşınmadığı, arkadaşları ile birlikte yolculuk yaptığı anlaşıldığından hatır taşıması indirimi ve Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile müterafik kusur indirimi yapılmamış olması doğru olmamıştır. Bu doğrultuda, usul ekonomisi de gözetilerek resen hükme esas alınan 07/10/2024 tarihli aktüerya raporunda belirlenen tazminat tutarlarından düzeltme ve hesaplama yapılarak davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatı 23.363,96 TL yetiştirme gideri sonrası 464.273,03 TL olduğu, 156.107,82 TL yapılan ödemenin güncel değeri 175.353,99 TL'nin tenzili sonrası bakiye zararının 288.919,04 TL olacağı, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi ile %20 hatır taşıması indirimi yapıldığında bulunan 184.908,18 TL üzerinden yine davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatı 840.122,62 TL olduğu, 198.998,23 TL yapılan ödemenin güncel değeri 223.532,26 TL'nin tenzili sonrası bakiye zararının 616.590,36 olarak belirlendiği, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi ile %20 hatır taşıması indirimi yapıldığında bulunan 394.617,82 TL toplam 579.526,00 TL daha önce yapılan ödemeden kalan bakiye limit 644.893,95 TL'yi aşmadığından garamaten hesaplama yapılmasına gerek kalmamış ve müterafik ve hatır taşıması indirimleri sonucu bulunan toplam 579.526,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu nedenle; HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş; Müterafik kusur ve hatır indirimi nedeniyle tazminattan indirilen miktar, yasal düzenlemelerden kaynaklanan hakkaniyet indirimi mahiyetinde olduğundan yargılama giderinin hesaplanmasında nazara alınmamış, davalı lehine bu kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmemiş ve aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : A-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davacı ... için 184.908,18 TL, davacı ... için 394.617,82 TL olmak üzere toplam 579.526,00 TL tazminatın 26/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Fazlaya ilişkin istemlerin reddine, 2-Dava adli yardımlı olarak açıldığından ve adli yardım talebi kabul edilmiş bulunduğundan; 269,85 TL başvuru harcı ile 39.578,42 TL karar harcı toplamı 39.857,27 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Dava adli yardımlı açıldığından, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3 bilirkişi ücreti (3.500,00 TL+3.500,00TL +4.000,00 TL ) olan 11.000,00 TL ile 1 adet normal tebligat ücreti 87,00 TL, 7 adet e-tebligat ücreti 70,00 TL, 6 adet kep ücreti 12,00 TL olmak üzere toplam 11.169,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu nedenle harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 4-Davacı tarafça yapılan 628,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 7-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı alınarak bu davacıya verilmesine, 8-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 63.138,85 TL vekalet ücretinin davalı alınarak bu davacıya verilmesine, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi gereği kararın kesinleşmesi ile birlikte yatıran tarafa iadesine, B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ; 1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 270,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsili ile davalı verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/12/2025