1. Hukuk Dairesi 2024/2918 E. , 2025/3065 K. MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1084 E., 2024/29 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Cizre 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/443 E., 2021/78 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırl…
**1. Hukuk Dairesi 2024/2918 E. , 2025/3065 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1084 E., 2024/29 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Cizre 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/443 E., 2021/78 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; maliki olduğu dava konusu 182 ada 49 parsel nolu taşınmaz hakkında acele kamulaştırma kararı alınarak Cizre Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/78 sayılı Değişik İş dosyasında taşınmaz için 163.580,14 TL acele kamulaştırma bedeli tespit edildiğini, daha sonradan davalı Kurum tarafından Cizre Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/835 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında ise taşınmazın değerinin 272.658,39 TL olarak belirlendiğini, kamulaştırma davası devam ederken 06.03.2015 tarihli anlaşma tutanağının tanzim edildiğini, kendisine acele kamulaştırma bedeli dışında 120.174,00 TL daha ödeneceğinin söylenmesi üzerine anlaşma tutanağını imzaladığını, taşınmazın davalı Kuruma devredilmesi üzerine kamulaştırma dosyasında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, ancak aradan geçen zamanda anlaşma tutanağında belirlenen 120.174,00 TL'nin kendisine ödenmediğini, iradesinin hiçbir zaman acele kamulaştırma ile belirlenen 163.580,00 TL'nin altında bedel almak olmadığını, yapılan hata ve hileyi 2016 yılının Ekim ayında kamulaştırma davasında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğinde öğrendiğini, gabinin de söz konusu olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde taşınmazın güncel değerinin tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL'nin tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalı; iddiaların doğru olmadığını, davacı ile davalı Kurum arasında anlaşma tutanağı düzenlenerek taşınmazın kamulaştırıldığını, hata ve hilenin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında görülen kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili dava dosyası incelendiğinde, davacının uzlaşma görüşmelerine bizzat katılarak uzlaşma tutanağını imzaladığı, taraflar arasındaki anlaşma doğrultusunda taşınmazın tamamının 120.174,00 TL bedelle kamulaştırma suretiyle İdare adına tescil edildiği, davacının anılan dosyada karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararı anlaşma tutanağının tecrübesizlik ve bilgisizliğinden yararlanmak suretiyle imzalatıldığı ve anlaşmanın iptalinin gerektiğinden bahisle istinaf ettiği, Bölge Adliye Mahkemesince davaya konu taşınmazın tapu kaydı, yüz ölçümü, acele el koyma dosyasındaki bilirkişi raporuna göre konumu ve özellikleri dikkate alındığında, dava konusu taşınmazın anlaşma tutanağında belirtilen bedeli arasında aşırı oransızlık bulunmadığı, davacının sözleşmeyi kendi özgür iradesi ile bizzat imzaladığı, davacının yaşı itibariyle yaptığı hukuki işlemin sonucunu algılayabilecek olgunlukta olduğu ve İdare tarafından kandırılabilecek bir durumda bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, diğer yandan anlaşma tutanağının 06.03.2015 tarihinde düzenlendiği, eldeki davanın ise 17.11.2016 tarihinde açıldığı, aradan geçen 1 yıl 7 ayı aşkın zamanın davacının hak iddia ettiği fark bedelin ödenmemesi için uzun bir süre olduğu, bu kadar uzun sürede davacının hatayı fark etmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, normal hayatta kısa bir süre içerisinde ödeme almayan birinin bu durumdan şüphe duyacağı, aksi bir durumun dürüstlük ilkesi ile de bağdaşmadığı, ayrıca davacının tanık veya başka delil de sunmadığı, davanın süresinden sonra açıldığı ve usule uygun delillendirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında kamulaştırma bedel tespiti ve tescil davası devam ederken acele kamulaştırma bedeli dışında davacıya 120.174,00 TL bedel ödeneceğinin belirtilmesi üzerine 06.03.2015 tarihli anlaşma tutanağının imzalandığını, davacıya 3-4 ay içinde paranın hesabına aktarılacağı söylenmesine rağmen bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, en son 2016 yılının Ekim ayında davalı Kurum ile yaptığı görüşmede maddi hata yapıldığının belirtildiğini, tecrübesizliği ve bilgisizliğinden yararlanıldığını, davacının iradesinin acele kamulaştırma bedeli hariç 120.174,00 TL daha alma yönünde olduğunu, iradesinin fesada uğratıldığını, hata ve hilenin söz konusu olduğunu, davacının deneyimsizliği ve Devlete olan güveninden dolayı anlaşma tutanağını imzaladığını, davacının hayatın olağan akışında böyle bir sözleşme imzalamasının mümkün olmadığını, davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin de hukuka aykırı olduğunu, davacının hata ve hileyi 2016 yılının Ekim ayında öğrendiğini, hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, hata, hile ve gabin hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacının maliki olduğu 182 ada 49 parsel sayılı taşınmaz hakkında davalı İdare tarafından kamulaştırma kararı alınması üzerine davacı ve davalı İdare arasında düzenlenen 06.03.2015 tarihli anlaşma tutanağı gereğince taşınmazın 19.03.2015 tarihinde kamulaştırma suretiyle davalı İdare adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi Kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.