T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/792 Esas KARAR NO : 2025/1593 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 05/10/2023 NUMARASI : 2021/512 E. - 2023/148 K. DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan HaklaraTecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderil…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/792 Esas KARAR NO : 2025/1593 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 05/10/2023 NUMARASI : 2021/512 E. - 2023/148 K. DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan HaklaraTecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, 1960 yılından beri resim sanatıyla profesyonel olarak ilgilenen, sanat ve resim camiasında adı iyi bilinen yaşayan önemli ressamlarından biri olduğunu, müvekkilinin Güzel Sanatlar Birliği Resim Derneği'ne 1985 yılında, Ressamlar Derneği'ne 1990 yılında, Türkiye Güzel Sanat Eseri Sahipleri Meslek Birliği'ne (GESAM) ise 2004 yılında üye olduğunu, müvekkilinin ayrıca ... ... Kulübü üyesi olup, bir dönem kulüpte divan kurulu üyesi olarak da görev yapmış olduğunu, müvekkilinin 1984 ile 2000 yılları arasında daha önce kulübün başkanlığını yapmış olan ve kulübün onursal başkanlarından biri olan ...ile kişisel dostluğu da bulunduğunu, müvekkilinin aralarındaki dostluğun bir nişanesi olarak ...'nın davaya konu yağlıboya portresini yılların verdiği birikimle büyük bir emek ve özverinin ürünü olarak 1988 yılında resmettiğini ve ...'ya hediye ettiğini, davaya konu söz konusu tablonun orijinalinin halen ...'nın ...'taki evinde bulunduğunu, müvekkiline ait dava konusu eser daha önce ... Yayınevi tarafından yayımlanan "... ... ..." isimli kitabın kapak sayfasında yer aldığını, söz konusu kitabın kapak sayfasından sonra gelen ve kitabın künye bilgilerinin yer aldığı sayfada eserin müvekkiline ait olduğu açıkça belirtildiğini, müvekkilinin söz konusu eserin sahibi olduğunu resimlerinde kullanmış olduğunu, imzası orijinal portrenin üzerinde de yer aldığını, bununla birlikte değişik platformlarda yağlı boya portresini sergilendiğini; dergilere, gazetelere mülakatlar verdiğini, ... TV ve değişik birçok televizyon kanalında davaya konu söz konusu resme ilişkin röportajlara katıldığını, tüm bu hususlar davacının eser sahibi olduğunu şüpheye yer bırakmaksızın açıkça gösterdiğini, arama motoruna müvekkilinin adı yazıldığında davalının tahrip ettiği tablo, "...portresi" yazıldığında ise müvekkilinin adı en üst sayfada çıktığını, müvekkilinin, yapmış olduğu resimler ile tanınan, kendisinin ve ailesinin tüm geçimini katıldığı sergilerden ve sattığı resimlerden kazanan birisi olduğunu, müvekkilinin söz konusu portreyi ...ile olan yakın dostluğu sebebiyle resmederek kendisine hediye ettiğini, müvekkiline ait alenileşmemiş ve 1988 yılında 45x60 boyutunda yapmış olduğunu ve ...ile dostluğunun nişanesi olarak görülen portre; davalı tarafından 13.08.2016 tarihinde izinsiz yayınlandığını, halen daha yayımda olduğunu, ihlali gerçekleştirerek hem FSEK tarafından sanatçıya verilen hakların başında gelen "umuma arz yetkisi" aşınmış hem de bu paylaşımların çeşitli kullanıcılar tarafından kullanılmasına ön ayak olması sebebiyle bu yetkinin aşılması durumunun kapsamı genişlemiş olduğunu, söz konusu paylaşımın Twitter gibi kullanıcı kitlesi geniş bir sanal platformda (2021 yılı ilk çeyreği itibarıyla dünyada aktif Twitter kullanıcı sayısı 199 milyon olarak dünya çapındaki en büyük sosyal ağlardan biri olarak kayıtlara geçmiş olduğunu) paylaşılarak ciddi sayıda izleyiciyle buluşturulması umuma arz yetkisinin hiçe sayılması olduğunu, bu yetkinin ancak ve ancak eser yaratıcısına ait olduğu ise kanunun açık hükmü gereği izahtan vareste olduğunu, bahsedilen hususlar dikkate alındığında müvekkilinin umuma arz hakkının ihlal edildiğinin açıkça görülmekte olduğunu, "Eser sahibi, 5846 Sayılı Kanunun 8. maddesinde; "Bir eserin sahibi, onu meydana getirendir." şeklinde tanımlanmış olduğunu, eseri meydana getiren kişinin eser sahibi olduğu düzenlenmiş olduğunu, eser sahipliği, bir eser üzerinde mutlak ve inhisari nitelikte mali ve manevi hakların tamamı olduğunu, FSEK 14.maddesi gereğince bir eserin umuma arzı ancak eser sahibinin kanaatince gerçekleşebilir olduğunu, bahsi geçen davalı tarafından, sanatsal eser statüsünde bulunan tablonun orijinal rengi değiştirilip siyah beyaz hale getirilmiş olduğunu, tablonun üzerine yazı ve kendi amblemleri eklenmiş olduğunu, ancak eserin değiştirilmesi durumu FSEK 16.maddesi neticesinde aykırılık teşkil etmekte olduğunu, kanunun açık hükmü gereği eser sahibinin izni olmadıkça eserde değiştirmeler yapılamaz olduğunu, davalı tarafça eserde değişiklik yapılmış olduğunu ve eserde söz konusu değişikliğin yapılmasında yine müvekkilinin bilgisi ve izni bulunmamakta olduğunu, asıl eserin tahrifi, değiştirilmesi veya üzerinde herhangi bir değişiklik yapma hakkı ancak eserin yaratıcısına ait olduğunu, yine eserde değişiklik yapılarak asıl eserden tam anlamıyla bağımsız bir eser meydana getiren ve bunu asıl eserin yaratıcısından izin alarak yapılan yeni eser "işleme eser" statüsünde değerlendirilir olduğunu ileri sürerek davaya konu paylaşımın yeniden yayınlanmasının, çoğaltılmasının, yayılmasının önlenmesi ve yayından kaldırılması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekmekte olduğunu, dava tarihinden itibaren olmak üzere, davaya konu görselin yeniden yayınlanmasının, çoğaltılmasının, yayılmasının önlenmesi ve yayından kaldırılması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, FSEK 66.maddesi uyarınca devam eden tecavüzün ref'i ve muhtemel tecavüzün men'ine, davalının, söz konusu tabloyu müvekkilinin bilgisi ve onayı olmaksızın kullanması sebebiyle 5846 Sayılı FSEK 68/1.maddesi uyarınca, müvekkilinin sözleşme yapılması halinde isteyebileceği bedelin 3 katının bilirkişi raporu neticesinde tam ve kesin miktar belirlendiğinde artırılmak üzere şimdilik 1.000 TL'sinin söz konusu ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, müvekkilinin manevi haklarının haleldar olması sebebiyle 5846 Sayılı FSEK 70.maddesi uyarınca ihlale konu her bir ayrı olay bakımından ihlal edilen manevi hakların ayrı ayrı değerlendirilmesi suretiyle toplamda 3.000 TL manevi tazminatın ihlal tarihlerinden itibaren işleyecek olan kanuni faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin ülkeye, Türk sporuna sanata vb. farklı alanlarda hizmetleri bulunan ve ebediyete intikal etmiş isimleri ölüm yıl dönümlerinde andığını, dava konusu görselin internet ortamında ...etiketi ile aratılarak bulunduğunu, 13.08.2016 yılında yapılan paylaşımda kullanılan fotoğraf ile ilgili o dönemde alındığı sitede telif bilgisi bulunmadığını, dava dilekçesi incelendiğinde davacı tarafça bu hususun ispat edilmemiş olduğunu, müvekkili tarafından hiçbir ticari amaç güdülmeden yapılan bir paylaşım olduğunu, dilekçelerinin ekinde sundukları dava konusu fotoğraftan anlaşılacağı üzere sadece ölüm yıl dönümü nedeni ile ve hiçbir ticari amaç güdülmeden yapılan bir paylaşım olduğunu, Medeni Kanun 2. maddesinin dürüst davranma başlığında; “Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz” hükümlerinin düzenlenmiş olduğunu, müvekkilinin Türk sporuna damga vurmuş ...'yı ölüm yıl dönümünde anmak maksadı ile hiçbir kar ve ticari amaç gütmeden yaptığı bu paylaşımdan dolayı tazminat talebi ile dava açılmasının iyi niyet kavramı ile bağdaşmadığını, izah ettikleri ve re'sen göz önünde bulundurulacak nedenlerden dolayı öncelikle ihtiyati tedbir talebinin reddine, akabinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... Somut olayda; davacı ressam ...'nun, "...portresi" internette kullanılmıştır. Dolayısıyla FSEK 25.maddesinde düzenlenen umuma iletim hakkının ihlal edildiği, neticeten; davacının mali haklarından; çoğaltma, yayma ve umuma iletim haklarının ihlal edildiği kanaatine varılmıştır.... Sonuç olarak; davacının manevi haklarından umuma arz, adın belirtilmesi ve eserde değişiklik yapılmasını men etme haklarının ihlal edildiği kanaatine varılmıştır... 10/08/2022 tarihli bilirkişi kurulu kök raporunda: FSEK 68. maddesi uyarınca, tazminat tutarının 500 TL, mahkemenin takdiri doğrultusunda 3 kat tazminat tutarının 1.500 TL olabileceği, 12/04/2023 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda ise: Yüksek enflasyonist ortam nedeni ile piyasadaki şartların geçen zamanda anormal değişmesi nedeni ile rayiç bedelin 10.000 TL olabileceği bildirilmiş, 22/06/2023 tarihli talep arttırım dilekçesi ile; FSEK 68. maddesi uyarınca 7.000 TL tazminatın 3 katı oranında 21.000 TL maddi tazminat talep edildiği görülmekle: Bilirkişi kök/ek raporundaki rayiç bedeller, dosyadaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; FSEK 68. maddeye göre rayiç bedelin 7.000 TL olduğu kanaatine varılmış ve 7.000 TL'nin 3 katı olan 21.000 TL maddi tazminatın, dava tarihi olan 21/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir...Manevi tazminat şartları oluştuğundan; manevi tazminat talebinin kabulüne; 3.000 TL manevi tazminatın, dava tarihi olan 21/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere 1-Maddi tazminat talebinin kabulüne; 21.000 TL maddi tazminatın, dava tarihi olan 21/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Manevi tazminat talebinin kabulüne, 3.000 TL manevi tazminatın, dava tarihi olan 21/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan birlikte alınarak davacıya verilmesine,3-Tecavüzün Ref'i ve Muhtemel Tecavüzün Men'i taleplerinin reddine,.." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalıvekili istinaf dilekçesinde; Müvekkil idare tarafından, Türk sporuna sanata vb farklı alanlarda hizmetleri bulunan ve ebediyete intikal etmiş isimleri ölüm yıl dönümlerinde andığını, bahse konu görselin internet ortamında görsel olarak ...etiketi ile aratılarak bulunduğunu, 13.08.2016 yılında yapılan paylaşımda kullanılan fotoğraf ile ilgili o dönemde alındığı sitede telif bilgisi bulunmadığını, hiçbir ticari amaç güdülmeden yapılan bir paylaşım olduğunu, hakkın kötüye kullanımının hukuk düzenince korunmayacağını beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. G E R E K Ç E : Dava, FSEK'ten doğan hakların ihlali iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda özetlendiği şekilde maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne, tecavüzün ref'i ve muhtemel tecavüzün ref'i taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.Karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekili tarafından her ne kadar manevi tazminat yönünden istinaf talebinde bulunulmuş ise de; Yapılan yargılama ile eser sahibi davacının umuma arz, adın belirtilmesi ve eserde değişiklik yapılması gibi manevi hakların ihlal edildiğinin tespit edilmiş olmasına göre, ispat edilen eylemin ağırlığı ve istinaf eden sıfatı dikkate alındığında, takdir edilen manevi tazminat miktarı yerinde olmakla manevi tazminata yönelik istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.İlk derece mahkemesince kabul edilen ve istinaf incelemesine konu edilen maddi tazminat değeri 21.000,00-TL olup karar tarihi olan 05/10/2023 itibarı ile istinaf sınırı 17.830,00-TL olmakla maddi tazminat yönünden davalı vekilinin istinaf isteminin ise usulden reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin manevi tazminata yönelik yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 341. maddesi gereğince, davalı vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf isteminin USULDEN REDDİNE, 3-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi.11/12/2025