Başvuru, tazminat talebiyle açılan tam yargı davasında hakkaniyete aykırı karar verilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tazminat talebiyle açılan tam yargı davasında hakkaniyete aykırı karar verilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 4/4/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucuların 6/3/2008 tarihinde idare mahkemesinde açtığı davanın yargılaması 3/5/2019 tarihinde tamamlanmıştır. Başvurucuların murisleri uçak kazasında 9/1/2007 tarihinde vefat etmiştir. Başvurucuların söz konusu uçağın sigorta kontrollerinin yapılmaması ve uçağa kalkış izni verilmesinden dolayı ölüm olayında idarenin kusurunun bulunduğundan bahisle açtıkları maddi ve manevi tazminat davası Adana İdare Mahkemesinin 11/9/2015 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Temyiz incelemesinde Danıştay Onuncu Dairesi 5/10/2017 tarihli kararıyla esas yönünden kararı onamış, başvurucular aleyhine nispi vekâlet ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek hükmün bu kısmını bozmuştur. Karar Düzeltme talebi aynı dairenin 21/1/2019 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Adana İdare Mahkemesi bozmaya uyarak 19/3/2019 tarihli kararıyla başvurucular aleyhine maktu vekâlet ücretine hükmetmiştir. Karar taraflarca temyiz edilmeden 3/5/2019 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucular, delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının uygulanmasında hata yapılarak adil olmayan karar verilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkı, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı ile eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.