Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/1066 E. , 2024/2912 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1066 Karar No : 2024/2912 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... TEMYİZ EDEN (DAVALI / DAVACI) :... Bakanlığı VEKİLİ : ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konu…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/1066 E. , 2024/2912 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1066 Karar No : 2024/2912 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... TEMYİZ EDEN (DAVALI / DAVACI) :... Bakanlığı VEKİLİ : ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Komiser yardımcısı olarak görev yapan davacının, Antalya Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaptığı dönemde H.G. isimli kişinin iletişiminin dinlenilmesi olayı ile ilgili olarak "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası verilmesi gerekmekte ise de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle soruşturma dosyasının işlemden kaldırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay Beşinci Dairesinin 13/10/2020 günlü, E:2020/3261, K:2020/4354 bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda ... İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla; uyuşmazlıkta, davacı ve bir grup emniyet personeli hakkında yapılan soruşturma neticesinde hazırlanan soruşturma raporu, disiplin soruşturması sırasında alınan tanık ifadeleri, davacının kendi ifadeleri ve son savunması, mahkeme kararına dayalı telefon ve ortam dinlemeleri, teknik takipler ile diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; her ne kadar davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, söz konusu kararın gerekçesinde ceza hukuku anlamında kamu davası açmaya yeterli şüphe bulunmadığı hususuna dayanıldığı, bu durumun ise davacı açısından disiplin hukuku yönünden bir değerlendirme yapılmasına engel teşkil etmeyeceği, buradan hareketle söz konusu dinleme kararları döneminde H.G.'nin Antalya ili, Manavgat ilçesinde bir siyasi partinin ilçe başkanı olduğu, davacının dava dışı kolluk görevlisi M.K. ile birlikte düzenledikleri 16/11/2011 tarihli bilgi notu ile H.G. isimli şahsın iletişiminin dinlenmesine gerekçe gösterilen faaliyetle/örgütle dinlemeyi gerektirecek ölçüde irtibatı ve iltisakı olmamasına rağmen gerçekçi sebeplere dayanmadan ve hatta teyide muhtaç istihbari bilgi dahi olmadan 2559 sayılı Kanun'a aykırı olarak dinleme kararları alınmasına neden olduğu, hakim kararlarına esas teşkil eden bilgi notunda davacının imzası bulunduğu hususlarının sabit olduğu, dolayısıyla davacıya isnad edilen "kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilinin sübuta erdiğinin anlaşıldığı, bununla birlikte, dinleme kararlarına esas teşkil eden bilgi notunun 16/11/2011 tarihinde düzenlenmiş olması karşısında dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla 657 sayılı Kanun'un 127. maddesindeki "iki yıl" olan ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığının görüldüğü, davacının sübuta eren fiilinin davalı idarece tespitinden sonra fiilin işleniş tarihi itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127'nci maddesi gereğince idarenin ceza verme yetkisine ilişkin zamanaşımı süresi dolduğundan dosyanın ilgili bölümlerinin işlemden kaldırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı Yüksek Disiplin Kurulu kararının H.G. isimli şahsın dinlenilmesine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; cezaya esas fiil tarihinde büro yazıcısı olarak görev yaptığı, dinleme işlemlerinde karar alıcı olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararı uyarınca doğrudan Dairemiz esasına alınan dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının adli yardım talebinin daha önce Danıştay Beşinci Dairesinin 27/09/2018 günlü, E:2017/15971 sayılı kararı ile kabul edildiği görüldüğünden, 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi uyarınca, temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacı hakkında, Antalya Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli olduğu dönemde usulsüz telefon dinlemeleri yapıldığı iddiası üzerine başlatılan soruşturma sonucu düzenlenen soruşturma raporuna istinaden; H.G. isimli kişinin iletişiminin dinlenilmesi olayında anılan şahsın iletişiminin dinlenmesine gerekçe gösterilen faaliyetle/örgütle dinlemeyi gerektirecek ölçüde irtibat ve iltisakının olmamasına rağmen, gerçekçi sebeplere dayanmadan hakim kararına esas teşkil eden bilgi notu ve iletişime müdahale talep formunda imzası/parafı bulunması davranışıyla "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilini işlediğinden bahisle "Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle soruşturma dosyasının işlemden kaldırılmasına" yönünde işlem tesis edilmiştir. Davacı, anılan ... günlü, .. sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davayı açmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün (26/6/2015 günlü, 2015/7911 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Tüzüğün 1. maddesiyle bu Tüzüğün adı “Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü" olarak değiştirilmiştir.) 8/12 maddesinde; "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesinde; ".. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." hükmü yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için; disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir. Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden; iletişimine müdahale edilen H.G. isimli kişi yönünden, şüpheli/davacı hakkında disiplin soruşturmasına konu edilen fiiller nedeniyle "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, özel hayatın gizliliğini ihlal etmek, haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek, suç uydurma, kişiler arasında aleni olmayan konuşmaları kaydetme, hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetme, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından başlatılan soruşturmada; Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Soruşturma Bürosunun Soruşturma No:... sayılı dosyası üzerinden 21/10/2014 tarihinde "... Antalya Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünce tanzim edilen, İstihbarat Şube Müdürlüğünce yapılan teknik takip işlemlerinin başlangıcından imha işlemlerine kadar olan safahatının anlatıldığı yazıya göre, Antalya İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli şüphelilerin mevzuatla belirlenen ve birimdeki rütbeleri kapsamında yaptıkları işlemlerden dolayı atılı suçlardan haklarında kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediği" gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmektedir. Bu durumda; davacıya isnat edilen fiilin aynı zamanda Ceza Kanunu bakımından da suç olduğu ve yapılan ceza soruşturmasında davacı/şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği göz önünde bulundurulduğunda, disiplin soruşturmasında davacıya isnat edilen "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilinin sübut bulduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla dava konusu işlemde hukuka uyarlık; davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize tabi ilk kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.