Ceza Genel Kurulu 2012/14-1550 E. , 2013/276 K. "" İtirazname : 2007/102950 Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanığın 5237 sayılı TCK'nun 103/2, 43, 62, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca sekiz yıl dört ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin, Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 28.12.2005 gün ve 441-346 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay …
**Ceza Genel Kurulu 2012/14-1550 E. , 2013/276 K.** **"İçtihat Metni"** İtirazname : 2007/102950 Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanığın 5237 sayılı TCK'nun 103/2, 43, 62, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca sekiz yıl dört ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin, Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 28.12.2005 gün ve 441-346 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesince 28.12.2011 gün ve 1372-6105 sayı ile; "Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanığın mağdura yönelik ırza geçme eyleminin kısa süre içerisinde, araya herhangi bir kesinti girmeden, peş peşe gerçekleştiği anlaşılmakla, temadi eden eylemin tek suç olarak kabul edilmesi, ancak temel cezanın teşdiden belirlenmesi gerektiği gözetilmeden TCK'nın 43. maddesinin uygulanması, Sanığın eylemini zor kullanarak gerçekleştirdiği kabul edildiği halde TCK'nın 103/4. maddesinin uygulanmaması, 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre, 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bu hakları ve yetkileri kullanmaktan yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi" isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiş, Daire Üyesi K. K.; sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı görüşüyle karşı oy kullanmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 04.04.2012 gün ve 102950 sayı ile; "TCK'nun 43. maddesinin düzenlemesi, bir suçun 'değişik zamanlarda' işlenmesini aramaktadır. Zaman; bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre olarak tanımlanmaktadır. Organ sokmak suretiyle cinsel saldırı suçunun işlendiği zaman, kanunda tanımlanan hareketin tamamlandığı süredir. Zaman kavramını bir suçun işlendiği yani hareketin yapıldığı süre olarak anlamak gerekir. Bu açıdan her organ sokmak suretiyle gerçekleştirilen eylemin geçtiği süre 'değişik zaman'dır. Aksinin kabulü uzun sürelerde pek çok kez gerçekleştirilen organ sokmak suretiyle cinsel saldırı eylemlerinin tek suç olarak kabulü sonucunu doğuracaktır ki, bunun ne yasa koyucunun amacına, ne de hakkaniyete ve yasal düzenlemeye uygun düşmeyeceği açıktır.