4. Hukuk Dairesi 2013/1361 E. , 2013/7590 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vdl. aleyhine 09/05/2012 gününde verilen dilekçe ile haksız eyleme dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; yargı yolu nedeniyle davanın reddine dair verilen 12/12/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetk
**4. Hukuk Dairesi 2013/1361 E. , 2013/7590 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vdl. aleyhine 09/05/2012 gününde verilen dilekçe ile haksız eyleme dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; yargı yolu nedeniyle davanın reddine dair verilen 12/12/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eyleme dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yargı yolu yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı,.... Bölümünde teknisyen yardımcısı olarak görev yaptığını, amiri konumunda bulunan davalıların kendisini görev ve ünvanı ile ilgisi olmayan işlerde çalıştırdıklarını, sık sık görev ve işyerini değiştirdiklerini, alerjik astım raporu bulunmasına rağmen soğuk ve tozlu depoda çalıştırıldığını, ameliyatlı olduğu dönemde zorla izin kullandırıldığını beyan ederek manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece, davalıların kusurlarının bulunup bulunmadığının tespiti gereken davanın idari yargıda görülmesi gerektiği belirtilerek davanın yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davalılar gerçek kişi olup idare mahkemesinde gerçek kişiler aleyhine dava açılamaz. Ayrıca davacının amiri konumunda olan davalıların haksız davranışları sonucu zarar görüldüğü iddia olunduğuna göre, Anayasa'nın 129/5. maddesi uyarınca kamu görevlisi olan davalılar hakkındaki davanın husumetten (taraf sıfatı bulunmadığından) reddi gerekir. Mahkemece bu yön gözetilmeden davalılar hakkındaki davanın husumetten (taraf sıfatı bulunmadığından) reddi yerine yargı yolu yönünden reddi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.