Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/1861 E. , 2024/2673 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/1861 Karar No:2024/2673 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... VEKİLİ : Av... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem:... Sanayi Ticaret A.Ş.’nin (Konya Şeker) dikey sözleşme hükümle…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/1861 E. , 2024/2673 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/1861 Karar No:2024/2673 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... VEKİLİ : Av... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem:... Sanayi Ticaret A.Ş.’nin (Konya Şeker) dikey sözleşme hükümlerini ihlal ettiğinden ve 2018 yılına ilişkin şeker pancarı üretim sözleşmesi yapmaktan kaçındığından bahisle hakkında yapılan şikayet başvurusunun 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun kapsamında incelenme olanağının bulunmaması nedeniyle Kanun'un 42. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca reddine dair ... tarih ve ... sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesi'nce verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı ile... arasında her yıl için tekrarlanan şeker pancarı üretim sözleşmesi bulunduğu, son sözleşmenin 03/02/2017 tarihinde imzalandığı, davacı tarafından defalarca talep edilmesine rağmen...'in davacının açmış olduğu bir dava işaret edilerek ilgili davadan vazgeçilmediği sürece 2018 yılı için ilgili sözleşmeyi imzalanmayacağının davacıya sözlü olarak iletildiğinin iddia edildiği, bununla birlikte diğer üreticilerle 2018 yılına ilişkin şeker pancarı üretim sözleşmesinin yapıldığı, davacının talebinin sonuçsuz kalması üzerine davacı tarafından, Konya 11. Noterliği’nce düzenlenen ... tarih ve ... numaralı ihtarname ile,...'e ihtarnamede belirtilen şartlar dahilinde şeker pancarı üretim sözleşmesi yapmaya hazır bulunulduğunun ihtar edildiği,...'in herhangi bir yetkilisinin ihtarnamede belirtilen gün ve saatte sözleşme kurmak amacıyla Cihanbeyli Noterliği’ne gelmediği, davacı tarafından .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nde ilgili şirket aleyhine açılmış "pancar kotalarının saklı tutulması ve 2018 yılı için şeker pancarı üretim sözleşmesi yapılması" talepli davanın halen görülmekte olduğu, davacı tarafından şeker pancarı üretim sözleşmesi yapabileceği başka bir firma olup olmadığının Gıda Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığı (Tarım ve Orman Bakanlığı) Şeker Dairesi Başkanlığı’na sorulması üzerine ... tarihli E... sayılı cevabi yazıda davacının... ekim alanları içerisinde şeker pancarı tarımı yaptığı dolayısıyla bu şirket dışında herhangi bir şirket ile ilgili sözleşmeyi yapamayacağının kendisine bildirildiği, bunun üzerine davacı tarafından yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemin tesis edildiği; uyuşmazlığın çözümünün, davacı ile... arasında her yıl yapıldığı belirtilen şeker pancarı üretim sözleşmesinin yapılmasından ilgili şirket tarafından kaçınılmasının 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği noktasında düğümlendiği, davacı tarafından,... ile aralarında 2018 yılı öncesinde yapılan anlaşmaların dikey anlaşma olduğu iddia edilmişse de, bir anlaşmanın 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi için öncelikle anılan Kanun'un 2. Maddesinde belirtilen şartları taşıması gerektiği, tarafların 2017 yılında yapmış oldukları şeker pancarı üretim sözleşmesi incelendiğinde, piyasaları etkileyen rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı bir anlaşma olmadığının anlaşıldığı, ayrıca, taraflar arasında 2018 yılına ilişkin akdedilmiş bir şeker pancarı üretim sözleşmesi de mevcut olmadığından somut olayda ifade edilen sözleşme yapmayı reddetme fiilinin 4054 sayılı Kanun'un 2. ve 6. maddeleri kapsamında hakim durumun kötüye kullanılması teşkil edip etmediği,... her ne kadar ilgili ekim alanının tek alıcısı olsa da, ilgili şirketin üretilen şeker miktarı bakımından kota sistemine tabii olduğu, şeker pancarı alış fiyatının mutabakatla belirlendiği, ilgili ekim alanı dışında ürün alabilmesinin Tarım ve Orman Bakanlığı'nın denetiminde mümkün olduğu,...'in bağımsız hareket ederek ekonomik parametreleri belirleyebilme gücünün bulunmadığı, dolayısıyla hakim teşebbüs niteliğini haiz olmadığı, 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtilen şekilde rekabeti ihlal eden ve tüketici zararına yol açması muhtemel bir fiilin somut olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından, söz konusu sözleşme yapmayı reddetme iddiasının 4054 sayılı Kanun kapsamına dahil olmadığını belirten dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, İdare Mahkemesi'nin şikayet edilen eylemin 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında hakim durumun kötüye kullanılması teşkil etmediği yönünde karar verdiği, oysa bu değerlendirmenin davalı idare tarafından yapılması gerektiği, dava konusu işlemin sebebinin başvurunun 4054 sayılı Kanun kapsamına girmemesi olduğu,...'in bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu ve 4054 sayılı Kanun'a tabi olduğu, mevzuatta düzenlenen kota sisteminin şirketlerin pazar payının sınırlandırılması amacı taşımadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından,...'in davacı ile sözleşme yapmaması hususunun 4054 sayılı Kanun kapsamında değil borçlar hukuku bağlamında adli yargı mercileri önünde incelenmesi gerektiği, şikayet edilen eylemin hakim durumun kötüye kullanılması sonucunu doğurmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu uyuşmazlık davacı ile... arasında her yıl yapıldığı belirtilen şeker pancarı üretim sözleşmesinin yapılmasından ilgili şirket tarafından kaçınılmasının 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğine ilişkindir. Dava konusu Kurul kararının gerekçesinde "başvuruda yer alan iddiaların piyasada Şeker Kurumu tarafından yapılan ve şu anda Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde yer alan Şeker Dairesi Başkanlığı'nca yapılmış düzenlemelerin kapsamına girdiği ve başvuru merciinin piyasayı düzenleyen ilgili Bakanlık olarak değerlendirildiği" ifadelerine yer verilmiş, bu nedenle başvurunun 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceğine karar verilmiştir. 4054 sayılı Kanun'un incelenmesinden, Rekabet Kurulu'nun tüm mal ve hizmet piyasalarındaki rekabet ihlâllerini tespit etmek ve yaptırım uygulamak konusunda genel yetkili ve görevli kurum, 4054 sayılı Kanun'un ise bu konudaki genel nitelikli kanun olduğu, Rekabet Kurulu'nun piyasalarda yapısal problemler nedeniyle kendiliğinden veya kamusal müdahalelerle ortaya çıkan aksaklıklara doğrudan müdahale ve düzenleme yetkisi bulunmayıp, bu görev ve yetkinin ilgili piyasada görevli ve yetkili regülasyon kurumlarına, düzenlenmemiş sektörlerde ise devlete ait olduğu, Rekabet Kurulu'nun bu noktada görev ve yetkisinin, 4054 sayılı Kanun'un ilgili maddelerini ihlal eden teşebbüs ve teşebbüs birliği davranışlarının cezalandırılması olduğu, bu bağlamda, bir piyasanın düzenleyici ve denetleyici bir kurumun regülasyonuna tabi olmasının, o piyasada yer alan faaliyetleri 4054 sayılı Kanun kapsamı dışına çıkarmayacağı, Rekabet Kurulu'nun 4054 sayılı Kanun çerçevesinde tüm mal ve hizmet piyasalarında rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetimleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamakla görevlendirilmiş olduğu, söz konusu düzenleyici kurumların piyasa hakkındaki tasarruflarında rekabetçi bir piyasa düzeni sağlamakla yükümlü olmalarında rağmen, piyasada gerçekleşen rekabet ihlâllerinin tespiti ve idari yaptırıma tabi tutulmasının, Kanun veya ikincil düzenlemelerle öngörülen veya öngörülebilecek istisnalar dışında, 4054 sayılı Kanun kapsamında Rekabet Kurulu'nun görev alanına girdiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı tarafından şikâyet edilen eylemin açıkça 4054 sayılı Kanun'un kapsamı dışında olmadığından söz edilemeyeceği ve herhangi bir kanuni düzenlemeyle şeker piyasasında rekabete ilişkin yapılacak incelemenin Rekabet Kurulu dışında herhangi bir kuruma bırakılmadığı anlaşıldığından, Kurul tarafından...'in 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında sözleşme yapmanın reddi bağlamında soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için önaraştırma yapılmasına karar verilmesi gerekirken, Kanun'da belirtilen sürece uyulmaksızın Kurul'ca ilk inceleme raporu değerlendirilerek karar verilmesinde hukuka uygunluk görülmediği, bu itibarla, dava konusu işlemde ve davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmadığı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacı tarafından, davalı idare kayıtlarına ... tarih ve ... sayı ile intikal eden başvuruda özetle; "Konya Şeker'in dikey sözleşme hükümlerini ihlal ettiği, 2018 yılına ilişkin şeker pancarı üretim sözleşmesi yapmaktan kaçınarak 4634 sayılı Şeker Kanunu'na aykırı davrandığı" iddialarına yer vermiştir. Davalı idare tarafından, davacının iddialarına ilişkin olarak ilk inceleme raporu tanzim edilmiş, anılan raporun değerlendirilmesi sonucunda dava konusu Kurul kararıyla davacının şikâyet başvurusunun 4054 sayılı Kanun kapsamında inceleme olanağının bulunmaması nedeniyle aynı Kanun'un 42. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvurunun reddine karar verilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, bu Kanun'un amacının; mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetimleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamak olduğu belirtilmiş; 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen her türlü teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararlar ile piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmaları ve rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme ve devralma niteliğindeki her türlü hukukî işlem ve davranışlarının, rekabetin korunmasına yönelik tedbir, tespit, düzenleme ve denetlemeye ilişkin işlemlerin bu Kanun kapsamına gireceği öngörülmüş; 27. maddesinin (a) bendinde ise, bu Kanun'da yasaklanan faaliyetler ve hukukî işlemler hakkında, başvuru üzerine veya re'sen inceleme, araştırma ve soruşturma yapmak; bu Kanun'da düzenlenen hükümlerin ihlâl edildiğinin tespit edilmesi üzerine, bu ihlâllere son verilmesi için gerekli tedbirleri alıp bundan sorumlu olanlara idarî para cezaları uygulamak Rekabet Kurulu'nun görevleri arasında sayılmıştır. 4054 sayılı Kanun'un "Ön araştırma" başlıklı 40. maddesinde ise "Kurul, resen veya kendisine intikal eden başvurular üzerine doğrudan soruşturma açılmasına ya da soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için ön araştırma yapılmasına karar verir." kuralı yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinde, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerinin hukuka aykırı ve yasak olduğu kurala bağlanarak en çok rastlanılan rekabeti sınırlayıcı anlaşma örnekleri gösterilmiş; Kanun'un hâkim durumun kötüye kullanılmasını yasaklayan 6. maddesinde, bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanması halinin hukuka aykırı ve yasak olduğu vurgulanmış ve (a-e) bentlerinde kötüye kullanma halleri belirtilmiş; 7. ve devamı maddelerinde ise teşebbüslerin birleşme ve devralınması ile Kurul'dan izin alınması gereken birleşme ve devralmanın izin alınmadan gerçekleştirilmesi halinde uygulanacak yaptırımlara yer verilmiştir. Öte yandan, Kanun'un 40. maddesinde, Kurul'un; resen veya kendisine intikal eden başvurular üzerine doğrudan soruşturma açılmasına ya da soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için önaraştırma yapılmasına karar vereceği, 41. maddesi gereğince de, önaraştırma raporu üzerine soruşturma açılmasına veya açılmamasına karar vereceği, Kanun'un 43., 44., 45., 46. ve 47. maddelerinde öngörülen süreç yürütülerek, hakkında soruşturma yürütülenin savunması alındıktan sonra nihaî karar verileceği hükümleri yer almıştır. Rekabet Kurulu tarafından, yapılan şikâyetin açıkça Kanun kapsamında olmadığının saptanması hallerinde, 4054 sayılı Kanun'un 42. maddesinin 2. fıkrası çerçevesinde reddedilmesi mümkün bulunmakla beraber, Rekabet Kurumu'na şikâyet edilen hususlarla ilgili olarak, eylemin 4054 sayılı Kanun'un ihlâli niteliğinde olup olmadığının nitelendirilebilmesi için; başka bir anlatımla, şikâyet edilen eylemin açıkça 4054 sayılı Kanun'un kapsamı dışında olmadığının anlaşılması halinde; Kurum tarafından Kanun'un "Kurulun İnceleme ve Araştırmalarında Usul" başlıklı dördüncü kısmındaki, Rekabet Kurulu'nun inceleme ve araştırmalarında uyulması zorunlu usullerin uygulanması ve önaraştırma kararının verilmesi gerekli bulunmaktadır. Her ne kadar İdare Mahkemesi'nce, "(...)...'in bağımsız hareket ederek ekonomik parametreleri belirleyebilme gücünün bulunmadığı, dolayısıyla hakim teşebbüs niteliğini haiz olmadığı, 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtilen şekilde rekabeti ihlal eden ve tüketici zararına yol açması muhtemel bir fiilin somut olayda gerçekleşmediği" sonucuna varılmışsa da, dava konusu Kurul kararı davacının başvurusunun 4054 sayılı Kanun kapsamında incelenme olanağının bulunmadığından bahisle tesis edilmiştir. Bu durumda, Mahkeme'nin incelemesi gereken husus, yapılan başvurunun 4054 sayılı Kanun kapsamında bir başvuru olup olmadığına ilişkin Kurul kararının hukuki değerlendirmesi olmak durumundadır. Ancak Mahkeme, Kurul tarafından önaraştırma yapılmak suretiyle sonuca varılabilecek bir değerlendirmeyi Kurul'un yerine geçmek suretiyle yaparak somut olayda hakim durumun kötüye kullanılmadığı değerlendirmesini yapmıştır. Bununla birlikte, 4634 sayılı Kanun'un "Bakanlığın görev ve yetkileri" başlıklı 2/A maddesi uyarınca, somut olayda davacının...'in 2018 yılına ilişkin şeker pancarı üretim sözleşmesi yapmaktan kaçınarak 4634 sayılı Kanunu'na aykırı davrandığı iddiasının sektörle ilgili kararları almak ve uygulamakla görevli ve yetkili Tarım ve Orman Bakanlığı Şeker Dairesi Başkanlığı tarafından değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, davacının başvurusunun 4054 sayılı Kanun kapsamında incelenme olanağının bulunmaması nedeniyle aynı Kanun'un 42. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvurunun reddine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA, 3. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 10/06/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.