T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2025/3214 Karar No : 2025/4384 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Kuvvetleri Komutanlığında sözleşmeli er olarak görev yapmakta iken uzman erbaşlığa geçiş yaparak Kocael…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2025/3214 E. , 2025/4384 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2025/3214 Karar No : 2025/4384 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Kuvvetleri Komutanlığında sözleşmeli er olarak görev yapmakta iken uzman erbaşlığa geçiş yaparak Kocaeli ili'nde görev yapan davacının, 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun 7. maddesinin beşinci fıkrası ile (7517 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile eklenen) 8. maddesinin onikinci fıkrası uyarınca ikramiye/tazminat ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile söz konusu ikramiyeye/tazminata karşılık şimdilik 1.000,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi Hakimliğinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, sözleşmeli er olarak görev yaparken ve uzman erbaşlığa geçiş yaparak da Deniz Kuvvetleri Komutanlığında görev yaptığı, dolayısıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılmadığı görüldüğünden, 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nda aranan, ''Türk Silâhlı Kuvvetlerinden ayrılmış olma'' koşulunu taşımadığından, başvurusunun reddedilerek ikramiye ödenmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan dava dilekçesinde 28/06/2024 tarih ve 32586 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7517 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile 6191 sayılı Kanun'un 8. maddesinin on ikinci fıkrasına eklenen düzenleme uyarınca 6191 sayılı Kanun'un 7. maddesinin beşinci fıkrasındaki ödemenin ilgisine göre kuvvet komutanlıkları mensubu olup Milli Savunma Bakanlığı kadrolarında uzman erbaş olarak istihdam edilenlere ödenmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de, söz konusu Kanuni düzenlemenin 28/06/2024 tarihinde yürürlüğe girdiği, davacının sözleşmesinin ise 10/07/2023 tarihinde feshedildiği, fesih tarihi itibarıyla söz konusu düzenlemenin yürürlükte olmadığı, ilgili Kanun hükmünün geçmişe etkili olarak uygulanmasına hukuken olanak bulunmadığı değerlendirildiğinden, 6191 sayılı Kanun'un 8. maddesinin on ikinci fıkrasına eklenen düzenleme uyarınca davacıya sözleşmeli er ikramiyesi ödenmesine imkan bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; uyuşmazlığın konusunun bu kararın verildiği tarih için (2025 yılında 44.000,00-TL) belirlenen parasal sınırı geçmemesi sebebiyle kesin olan İstanbul 11. İdare Mahkemesi Hakimliğince verilen kararın istinaf yoluyla incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davanın esas miktarı dikkate alınarak istinafa başvuru sınırının belirlenmesi gerektiği, davanın açılışında -bilirkişi raporu sonrası miktarı artırmak kaydıyla- geçici talebini 1.000,00-TL olarak belirlediği, ıslah dilekçesi ile ikramiye talebini 333.334,36 TL'ye yükselttiğinden, davanın asıl değerinin 1.000,00 TL olmadığı, bu nedenle Kanun yolunun açık olduğu, Bölge İdare Mahkemesince davanın esasına girilerek inceleme yapılması gerektiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı, 10/06/2019 tarihinden itibaren sözleşmeli er olarak görev yapmakta iken, 10/07/2023 tarihinde sözleşmesi feshedilerek uzman erbaşlığa geçiş yapmış, 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun 7. maddesinin beşinci fıkrası ile (7517 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile eklenen) 8. maddesinin onikinci fıkrasında yer alan hükümler uyarınca ikramiye/tazminat ödenmesi istemiyle 08/07/2024 tarihinde davalı idareye başvurmuş, ... tarih ve ... sayılı işlemle başvurusunun reddedilmesi üzerine, davacı tarafından bu işlemin iptali ile birlikte söz konusu ikramiyeye/tazminata karşılık şimdilik 1.000,00-TL'nin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır. Diğer taraftan, İdare Mahkemesince söz konusu dava devam ettirilirken ara karar yapılarak; "6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun 7. maddesinin beşinci fıkrası kapsamında ödeme yapılsa idi, toplamda ne kadarlık bir ödeme yapılacağına dair bilgi ve belgelerin" davalı idareden istenilmesine karar verildiği, ara karar üzerine idarece sunulan bilgi ve belgelere göre, davacıya ödenmesi halinde ödenecek toplam ikramiye tutarının 330.804,35-TL olduğunun anlaşıldığı, ancak Mahkemece bu tutarın, -miktar artırımında bulunulup bulunulmayacağı yönüyle- davacıya tebliğ edilmeden, 31/12/2024 tarihli kararla, istinaf yolu açık olmak üzere davanın reddine karar verilerek uyuşmazlığın sonuçlandırıldığı, Mahkeme kararı sonrasında davacı tarafından İdare Mahkemesine hitaben sunulan 13/01/2025 tarihli dilekçeyle, 1.000,00-TL olan tazminat talebinin, idarece yapılan hesaplama doğrultusunda 333.334,36-TL'ye artırıldığı belirtilmiş, akabinde de Mahkeme kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulduğu, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla, istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde; tam yargı davalarında, uyuşmazlık konusu miktarın dava dilekçelerinde gösterilmesi gerektiği kurala bağlanmış; bununla birlikte aynı Kanun'un 16. maddesinin dördüncü fıkrasında; tarafların, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemeyecekleri düzenlenmiş; ancak anılan fıkraya, 30/04/2013 tarih ve 28633 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, "Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." cümlesi eklenmiştir. Ayrıca, söz konusu 6459 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle 2577 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 7. maddede de; "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; "1. İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. (Değişik cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Ancak, konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. 2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir. (Ek cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Bölge idare mahkemesinin 48 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir." hükümleri yer almıştır. Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinde; "(Ek: 5/4/1990-3622/26 md.; Değişik : 8/6/2000-4577/9 md.) (Değişik:28/7/2024-7524/54 md.) 1. Bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. 2. 17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davaların belirlenmesinde davanın açıldığı; 45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınır esas alınır. Ancak nihai karar tarihinden sonra parasal sınırlarda meydana gelen artış, bölge idare mahkemesinin kaldırma veya Danıştayın bozma kararı üzerine yeniden bakılan davalarda uygulanmaz." hükmü bulunmakta iken, söz konusu maddenin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin "…ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınır esas alınır." bölümünün, Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle açılan iptal davası neticesinde, Anayasa Mahkemesinin 06/03/2025 tarih ve 32833 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11/02/2025 tarih ve E:2025/39, K:2025/35 sayılı kararıyla (özetle); "İtiraz konusu kuralla, konusu ilk derece mahkemesince veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihte geçerli olan parasal değerin altında kalan idari davalarda bu mahkemelerce verilen karara karşı istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulamayacağı öngörülmektedir. Kural gereğince istinaf veya temyiz kanun yoluna başvuru açısından geçerli olan parasal sınır enflasyona göre güncellenirken dava konusu değer enflasyonun etkilerinden arındırılmamaktadır. Bu yönden idari işlem veya eylemin gerçekleştiği, idareye başvurulduğu ya da davanın açıldığı tarihte geçerli olan parasal sınırlara göre istinafa veya temyiz kanun yoluna başvurulabilecek bir karara karşı kural nedeniyle özellikle yargılamaların uzun sürdüğü durumlarda -ilk derece mahkemesinin veya bölge idare mahkemesinin karar verdiği tarihte geçerli olan parasal tutarlara göre- istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulması imkânı ortadan kalkabilecektir. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 13. ve 36. maddelerine aykırıdır." şeklinde gerekçeye yer verilerek, 2577 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği…" ibaresinin iptaline; buna bağlı olarak uygulanma imkânı kalmayan anılan cümlede yer alan "…45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise…" ibaresinin de iptaline ve kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararı sonrasında, 2577 sayılı Kanun'un Ek 1. maddenin ikinci fıkrası, 04/06/2025 tarih ve 32920 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7550 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile değişiklik yapılmış ve söz konusu fıkrada; "17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davalar ile 45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki parasal sınır esas alınır." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda metnine yer verilen mevzuat hükümlerine göre; tam yargı davalarında, uyuşmazlık konusu miktarın dava dilekçelerinde gösterilme zorunluluğu bulunmakla birlikte, davaya konu zararın tam ve net olarak tespit edilemediği durumlarda, istenilecek tazminat tutarının dava dilekçesinde gerçek miktarına uygun olarak gösterilememesi söz konusu olabildiğinden, davacılara, -kanun yolu aşamaları da dahil olmak üzere- nihai karar verilinceye kadar, bir defaya mahsus olmak üzere harcı ödenmek şartıyla dava dilekçesindeki tutarın arttırılması imkanının tanındığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınır esas alınmakta iken, Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı sonrasında yapılan düzenlemeyle, istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki parasal sınırın esas alınması gerektiği kural altına alınmıştır. Dosyanın incelenmesinden; İdare Mahkemesince yapılan ara karar üzerine, davalı idare tarafından sunulan bilgi ve belgelerden davanın asıl değerinin istinaf sınırının üzerinde olduğu ve belirlenen bu tutarın da, davacının kanun yolu başvuru hakkını etkileyeceği anlaşıldığından, İdare Mahkemesince esas hakkında verilecek karardan önce söz konusu tutarın, -miktar artırım hakkı bakımından- davacıya tebliğ edilmesi, davacı tarafından miktar artırımı yapılıp yapılmamasına göre oluşacak gerçek değer üzerinden uyuşmazlığın sonuçlandırılması gerekirken, davacıya miktar artırım imkanı tanınmadan, davacının istinaf kanun yolu başvuru hakkının elinden alınmasına yol açacak şekilde, ilk talebine bağlı kalınarak hüküm kurulmasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle incelenmeksizin reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 15/10/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. vergi //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };