Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/178 E. , 2024/2967 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/178 Karar No : 2024/2967 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Altın İşletmeleri A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... İli, ... İlçesi sını…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/178 E. , 2024/2967 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/178 Karar No : 2024/2967 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Altın İşletmeleri A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... İli, ... İlçesi sınırları içerisinde bulunan S:... sayılı IV.Grup maden işletme ruhsatı uhdesinde olan davacı şirket tarafından, işletme ruhsatının yürürlüğe girdiği 10.07.2013 tarihinden itibaren üç yıl içinde 3213 sayılı Maden Kanununun 7. maddesi uyarınca işletme izni verilmesi için zorunlu izinlerin alınarak davalı idareye ibraz edilmediğinden bahisle aynı Kanunun 24. maddesinin 11. fıkrası uyarınca 10.07.2016 ile 10.07.2017 tarihine kadar olan dönem için 77.632,00-TL, 10.07.2017 ila 10.07.2018 tarihine kadar olan dönem için 77.632,00-TL olmak üzere toplam 155.264,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Maden Yönetmeliği'nin 37. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendi uyarınca, ruhsat sahibinin süresi içinde izin alınmamasında bir kusurunun olup olmadığının, gerekirse ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından görüş alınarak idarece açıklığa kavuşturulması, ruhsat sahibinin izin alınmamasında bir kusuru var ise, süresi içinde izin alınmamasının beklenmeyen hal kapsamında değerlendirilmemesi, kusuru yok ise beklenmeyen halin varlığının kabul edilmesinin gerektiği, her ne kadar davalı idarece, ruhsat sahasının beklenmeyen hal ve mücbir sebep kapsamında değerlendirilebilmesi için işletme izni alınması şartının zorunlu kılındığı belirtilmiş ise de, ruhsat sahibinin süresi içinde izinlerin alınmamasında bir kusurunun olup olmadığı hususunun davalı idarece ortaya konulması, gerekirse ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından görüş alarak bu konuyu açıklığa kavuşturması gerekmekte olup, dava konusu uyuşmazlıkta, davalı idarece bu yönde inceleme ve araştırmada bulunulmaksızın doğrudan üç yıllık süre içinde gerekli izinlerin alınmadığından bahisle dava konusu işlemin tesis edildiği görüldüğünden, idarece gerekli inceleme ve araştırma yapılmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği, kaldı ki, dava konusu idari para cezasının 10.07.2016 ile 10.07.2018 tarihlerine ilişkin ilişkin olarak tahakkuk ettirildiği, davacının ilgili ruhsat sahasına ÇED izni alamaması üzerine davacı tarafından söz konusu ÇED kararının alınamamış olması nedeniyle 3213 sayılı Maden Kanununun 7. maddesi kapsamında alınması gereken diğer izinlere de müracaat edilmediği ve maden ruhsatının ... isimli kişiye devri için 15.09.2015 tarihinde davalı idareye başvuru yapıldığı, ancak o tarihten itibaren avacı tarafından defaten yapılan başvurulara davalı idarece söz konusu maden ruhsatının devrine ilişkin başvurunun -iş bu dava tarihine kadar- olumlu ya da olumsuz olarak sonuçlandırılmadığı, uhdesinde bulunan ruhsatın devri için davalı idareye başvuruda bulunan Davacı Şirketin aynı zamanda 3213 sayılı Kanunun 7. maddesinde öngörülen izinleri almak için ilgili idarelere başvuruda bulunmasının beklenilmesinin hakkaniyete ve hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği ve davacının devir istemli başvurusunun davalı idarece makul ve hukuk devletinde kabul edilebilir süreler içerisinde neticelendirilmediği dikkate alındığında, davacının devir başvurusundan 3 yıldan fazla bir süre geçirildikten sonra tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı şirket uhdesinde bulunan S:... ruhsat numaralı IV.Grup işletme ruhsatının 10.07.2013 tarihinde yürürlüğe girdiği, ruhsat yürürlük tarihinden itibaren 3 yıllık süre içinde Maden Kanununun 7. maddesi kapsamında alınması gereken izinlerin alınarak Genel Müdürlüğe verilmediği, 3213 sayılı Maden Kanununun 24. maddesinin 11. fıkrası hükmü uyarınca üç yıl içinde gerekli izinlerin alınarak Genel Müdürlüğe verilmemesi nedeniyle davacı şirket adına gecikilen her yıl için idari para cezası uygulandığı, anılan hükümde hiçbir istisnaya da yer verilmediği, dolayısıyla dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının usule ve hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : ... ili, ... ilçesi sınırları içerisinde ve davacı şirket uhdesinde bulunan S:... sayılı IV.Grup maden işletme ruhsatının 10.07.2013 tarihinde yürürlüğe girdiği, yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içerisinde, Maden Kanununun 7. maddesi kapsamında alınması gereken izinlerin davalı idareye verilmediği gerekçesiyle 3213 sayılı Maden Kanununun 24. maddesinin 11. fıkrası uyarınca 10.07.2016 tarihinden 10.07.2017 tarihine kadar olan dönem için 77.632,00-TL, 10.07.2017 tarihinden 10.07.2018 tarihine kadar olan dönem için 77.632,00-TL olmak üzere toplam 155.264,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E....sayılı işleminin tesis edilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 5. maddesinde, "Madenler üzerinde tesis olunan ilk müracaat (takaddüm), arama ruhsatnamesi, buluculuk, ve işletme ruhsatı haklarının hiç birisi hisselere bölünemez. Her biri bir bütün halinde muameleye tabi tutulur. Maden ruhsatları ve buluculuk hakkı devredilebilir. (...) Devir Bakanlık onayı ile gerçekleşir. Durum maden siciline şerh edilir. Devir muamelesi maden siciline şerh edilmesi ile tamam olur. (...) Devir ve intikal işlemlerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir. Madenler üzerindeki hakların devir ve intikali bu Kanun ve yönetmelikte gösterilen hükümlerin tatbikini geciktirmez." hükmüne, 24. maddesinin 11. fıkrasında; "7 nci maddeye göre gerekli izinlerin alınmasından itibaren işletme izni verilir. Bu iznin verildiği tarihten itibaren Devlet hakkı alınır. Ruhsat sahibince, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde 7 nci maddeye göre alınması gerekli olan çevresel etki değerlendirme kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlar ile ilgili izinlerin Genel Müdürlüğe verilmesini müteakip, işletme izni düzenlenir. Süresi içinde yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatlar için her yıl 50.000 TL idari para cezası verilir. İşletme ruhsat süresi sonuna kadar bu fıkrada belirtilen izinlerden dolayı işletme izninin alınamaması hâlinde ruhsat süresi uzatılmaz.'' hükmüne yer verilmiştir. 21.09.2017 tarih ve 30187 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan Maden Yönetmeliğinin "Alınması zorunlu izinler" başlıklı 110. maddesinin 1. fıkrasında; "Ruhsat sahibince, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde Kanunun 7 nci maddesine göre alınması gerekli olan ÇED kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlar ile ilgili izinlerin alınarak Genel Müdürlüğe verilmesini müteakip işletme izni düzenlenir. Süresi içinde yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatlar için Kanunun 24 üncü maddesinin on birinci fıkrası gereğince işlem tesis edilir. İşletme ruhsat süresi sonuna kadar bu fıkrada belirtilen izinlerden dolayı işletme izninin alınamaması hâlinde ruhsat süresi uzatılmaz ve ruhsat iptal edilir." hükmü yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Madencilik faaliyetleri kapsamında, maden işletme ruhsatının alınması, tek başına maden üretim faaliyetlerinde bulunabilmek için yeterli olmayıp, maden işletme ruhsatının alınmasından itibaren, işletme faaliyetine başlayabilmek için, Anılan Kanun maddesinde belirtilen zorunlu izinlerin de alınması gerekmektedir. Maden Kanununun 7. maddesinde belirtilen izinlerin tamamlanmasından sonra ruhsat sahipleri tarafından mevzuatta aranan belgeler ile işletme izni talebinde bulunulmakta ve gerekli incelemeler neticesinde uygun görülmesi halinde, madenin işletmeye alınabilmesi için davalı idarece işletme izni verilmektedir. İşletme izni için alınması gereken üç temel izin; ÇED belgesi, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı olup, bunlar dışında varsa davalı idare kayıtlarına işlenmiş özel alanlar ile ilgili izinlerin alınması gerekebilmektedir. İzinlerin, işletme ruhsatı alınmasından itibaren üç yıl içinde tamamlanması zorunludur. Maden Kanununun 24. maddesinin 11. fıkrasında, üç yıl içinde izinlerin tamamlanarak davalı idareye sunulmaması halinde, ilgililer hakkında idari para cezası uygulanması yasa hükmünün gereğidir. Uyuşmazlık, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 11. fıkrası uyarınca, davacı şirkete verilen idari para cezasından kaynaklanmakta olup, anılan düzenlemenin ihdas edilme amacının, işletme ruhsatı verilen sahaların en kısa sürede faaliyete alınarak, maden sahalarının atıl kalmasının önüne geçilmesi olduğu açıktır. İdare Mahkemesince, davacının devir başvurusu neticesinde ruhsatın devrine yönelik işlem tesis edilmemesi halinde davacının ruhsattan doğan yükümlülüklerinin sona erip ermeyeceği, bu kapsamda dava konusu işleme esas fiilin sübuta erip ermediği, fiil sübuta ermiş ise fiilin gerçekleşmesinde kişinin kusuru olup olmadığı hususları araştırılmaksızın, kişinin kusurunun söz konusu olması halinde ise fiil için uygulanan idarî para cezasının yıllara göre yeniden değerleme oranı yönünden hukuka uygun olup olmadığı hususları değerlendirilmeksizin karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda eksik inceleme neticesinde verilen, dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 17/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.