3. Ceza Dairesi 2012/22299 E. , 2012/28044 K. "İçtihat Metni" Kasten yaralama suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 62/1, 52. maddeleri gereğince 3 ay 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan kanunun 58.maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Kocaeli 3.Sulh Ceza Mahkemesinin 02.11.2011 tarihli ve 2011/518 esas, 2011/1022 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 20.04.2012 tarih ve 2012/7047-24358 sayılı yazısıyla ka
**3. Ceza Dairesi 2012/22299 E. , 2012/28044 K.** **"İçtihat Metni"** Kasten yaralama suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 62/1, 52. maddeleri gereğince 3 ay 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan kanunun 58.maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Kocaeli 3.Sulh Ceza Mahkemesinin 02.11.2011 tarihli ve 2011/518 esas, 2011/1022 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 20.04.2012 tarih ve 2012/7047-24358 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14.05.2012 tarih ve 2012/124555 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; Tekerrüre esas alınan ilama ilişkin hatanın tavzihle düzeltilemeyeceği düşünülerek yapılan incelemede, Kocaeli 3. Sulh Ceza Mahkemesince tekerrüre esas alınan Körfez Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/210 sayılı kararının sanığın sabıkasında yer almamasına rağmen yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: Dosya kapsamına göre sabıkalı olan sanık hakkında mükerrir olması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 58/6. maddesine göre sanığa verilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş, ancak kararda belirtilen ilam numarası yanlış yazılarak “Körfez Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/174 karar sayılı ilamı yerine yanlışlıkla 2007/210 karar sayılı ilamı” denilmiştir. Bu husus mahkemece 27.02.2012 tarihli tavzih kararı ile düzeltilmiş, gerekçeli kararda düzeltilip imzalanmış ve mühürlenmiştir. Mahkemece gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesinden kaynaklanan bu durumun maddi yanılgı olduğunda kuşku yoktur. Maddi yanılgının ise Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararında belirtildiği üzere herhangi bir zaman ve yöntemle sınırlı olmaksızın hatayı yapan mercii tarafından düzeltilmesi olanaklıdır. Bu çözümün yasa koyucu tarafından da benimsendiği 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesine 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasayla eklenen son cümlesi hükmünden anlaşılmaktadır. Bu düzenlemeyle yasa koyucunun yazıma ilişkin maddi hataların düzeltilmesi amacıyla olağanüstü yasa yollarının kullanılarak yetkili kurulların emek ve zamanının harcanmasını önlemek isteği sonucuna ulaşmak yerinde bir değerlendirme olacaktır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yukarıda belirtilen nedenlerle yerinde görülmediğinden, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.