T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1340 - 2025/1484 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1340 KARAR NO : 2025/1484 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/06/2024 NUMARASI : 2017/100 Esas - 2024/466 Karar DAVA TARİHİ : 02/02/2017 DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 27/11/2025 M…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1340 - 2025/1484 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1340 KARAR NO : 2025/1484 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/06/2024 NUMARASI : 2017/100 Esas - 2024/466 Karar DAVA TARİHİ : 02/02/2017 DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 27/11/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI DavacıLAR vekili dava dilekçesinde; davalı Ahmet Kök'ün sürücüsü ve maliki olduğu ... plakalı aracıyla müvekkili ...'ın maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı otomobiline çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında müvekkillerinin yaralandığını, kaza tespit tutanağında davalı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı KTK.'nın 84/h maddesinde yazılı olan asli kusurlardan (kavşaklarda geçiş önceliği) kuralını ihlal ettiğini, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın ise 2918 Sayılı KTK.'nın 52/1-A maddesine yazılı olan (araçların hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak) kusurunu ihlal ettiğinin tespit edildiğini, Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nce Ankara Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 27/06/2016 tarihli bilirkişi raporunda davalı ...'in asli kusurlu olduğunu, müvekkili ...'ın ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini, davalı sigorta şirketinin ZMMS Poliçesi kapsamında dava konusu kazadan sorumlu olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle müvekkili ...'ın sağ ayak bileğinin kırıldığını, bir dizi operasyona maruz kaldığını, kaza nedeniyle işini yapamaz hale geldiğini, müvekkili ...'in sağ el serçe parmağında kısıtlılık oluştuğunu ve parmağını kullanamaz hale geldiğini, sağ el yüzük parmağında kısıtlılık olduğunu, muhtelif yerlerinde yaralanma olduğunu, sağ kolunu kullanmakta güçlük çektiğini, müvekkili ...'ın vücudunun sağ tarafında muhtelif yaralanmalar oluştuğunu, iyileşene kadar çalışamadığını, kaza nedeniyle müvekkillerinin bir süre kendi bakımlarını yapamadığını, aile sorumluluklarını yerine getiremediklerini, psikolojilerinin de bozulduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları ile sair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkillerinin her biri yönünden tedavi giderleri için şimdilik 500 TL tazminatın, kazanç kaybına ve daimi iş göremezliğine ilişkin şimdilik 500 TL maddi tazminatın, ... plakalı aracın yediemin masrafı ve çekici ücretinden ve değer kaybı nedeniyle oluşan zararlarından dolayı şimdilik 500 TL maddi tazminatın, davalılar ... ...'ten dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalı sigorta şirketi açısından sigorta poliçesinde yazılı teminat limiti dahilinde olmak kaydıyla dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilleri Mehmet ve ... için 15.000'er TL, müvekkili ... için 10.000TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ...'ten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesi ile; öncelikle davacıların müracaat şartını yerine getirmediğini, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kişi başı sakatlık ve ölüm teminatlarının kaza tarihi itibariyle 290.000 TL olduğunu, manevi tazminat ve tedavi taleplerinin teminat dahilinde olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla poliçede sadece sürekli maluliyet hallerinin teminat altına alındığını, davacıların sürekli sakatlık hallerinin Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak rapor ile ispatlaması gerektiğini, maluliyet tazminatı belirlenirken bilinen ücretin, belirlenebilir ücret yoksa asgari ücretin baz alınması gerektiğini, tedavi gideri ve geçici iş göremezliğine ilişkin taleplerin poliçe kapsamında olmadığını, müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, buna ilişkin taleplerin Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunda bulunduğunu, davacıların gelir-kazanç kaybı gibi dolaylı zararlara yönelik talepleri sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığından taleplerinin reddi gerektiğini, dava konusu kazada birden fazla yaralı olduğundan garameten paylaşım/proporsiyon uygulanması gerektiğini, müterafik kusurun bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla ... plakalı aracın araç başına maddi teminatının ise kaza tarihi itibariyle 29.000 TL olduğunu, araç değer kaybı ve dolaylı zarar taleplerinin müvekkili şirketin sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin yalnız gerçek zarardan sorumlu olduğunu, araç değer kaybı, kazanç kaybı, yediemin masrafı, çekici ücreti masrafları sigorta teminatı dışında kaldığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini, dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, yeterli ve gerekli tüm belgelerle birlikte yapılan müracaattan 8 işgünü sonrasından itibaren böyle bir müracaat bulunmadığı takdirde ise ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceği, ancak dava tarihinden önce davacı tarafından bir müracaatın bulunmadığını beyan ederek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davacının sigorta şirketine başvuruda bulunması ve bu başvurunun 15 günlük süre içinde sonuçsuz kalması gerektiğini, davacının dava konusu kazayı tek tarafın kusuru var gibi yansıttığını, kazada iki tarafın da kusurunun bulunduğunu, iddia edildiğinin aksine ceza dosyasında sağlık raporlarına bakıldığına davacıların ciddi sayılabilecek bir yaralanmalarının bulunmadığını, kaza nedeniyle talep edilen tazminat miktarının fahiş ve aşırı yüksek olduğu, müvekkilinin geçimini çiftçilik yaparak sağladığını, kıt kanaat geçindiğini, istenilen tazminat miktarının müvekkilinin ödeme gücünün ve sosyal ekonomik durumunun çok üstünde olduğunu, dava konusu kazanın kasıt olmaksızın tarafların karşılıklı, birlikte dikkatsizliği ve tedbirsizliği neticesinde meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkilinin de yaralandığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde; ... ... sevk ve idaresindeki, ...A.Ş.’ye KTK Zorunlu Mali Sorumluluk sigortasıyla sigortalı, davalı ... ... adına trafik sicilinde kayıtlı ... plaka sayılı aracıyla, müvekkili ... ...’ın sevk ve idaresindeki adına trafik sicilinde kayıtlı ... plakalı otomobiline çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilleri ... ..., ... ve ... yaralandığını, davalı Sigorta Şirketi ve diğer davalıların murisi ... ... aleyhine mahkemenin 2017/100 E. sayılı dosyasıyla maddi ve manevi tazminat talepli olarak dava ikame edildiğini, yargılama safhasında davalı ... ...'ün vefatı üzerine de Sigorta Şirketi dışındaki diğer davalıların davaya dahil edildiğini, mahkemenin 2017/100 E. sayılı dosyası ile yapılan yargılamada kusur, maddi tazminata dair delillerin toplandığını, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde tanzim olunan 13.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda, müvekkilinin zararının ne olduğuna ilişkin inceleme yapıldığını, müvekkilin gerçek zararının ayrıntılı biçimde tespit edildiğini, işbu raporda; müvekkili ... ...'ın, daimi iş göremezlik zararı tutarına ilişkin 181.176,26 TL olarak, geçici iş göremezlik dönemindeki kazanç kaybı zarar tutarına ilişkin 5.531,37 TL olarak, müvekkilinin yapılan ve yapılması gereken tedavi giderleri için 1.148,56TL olarak, ... plakalı araç 500,00 TL olan maddi tazminat taleplerini 2.437,50 TL olarak, ... plakalı aracın çekilmesinden dolayı maddi tazminat taleplerini 200,00 TL olarak ıslah ettiklerini, ıslah dilekçelerinin mahkemeye sunulmasından sonra mahkeme tarafından Yargıtay'ın güncel kararları doğrultusunda TRH10 Yaşam Tablosuna göre yeni bir hesaplama yapılmak üzere dosya yeninden bilirkişiye tevdi edilerek, 05.04.2021 tarihli ek bilirkişi raporuyla yeni bir hesaplama yapıldığını, yapılan hesaplamada müvekkilinin davacının lehine ıslah dışı kalan 27.320,51 TL maddi tazminat hakkının doğduğunu, 6100 sayılı HMK hükümlerine göre aynı davada ikinci bir ıslah dilekçesinin verilmesinin usul hukukuna aykırı olmasından dolayı da dava ikinci kez ıslah edilememiş olup, işbu davanın açılması ve açılan dava ile mahkemenin 2017/100 E. sayılı davası arasında doğrudan hukuki ve fiili irtibatın olması, bu dosyanın karar aşamasında olmasından dolayı da usul ekonomi kuralları gereği açmış oldukları işbu davanın mahkemenin 2017/100 E. sayılı dosyasıyla tensiben birleştirilmesi taleplerinin kabulü ile, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları ile sair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; mahkemenin 2017/100 E. sayılı dosya ile görülmekte olan davada ıslah dışı kalan 27.320,51 TL maddi tazminatın Sigorta Şirketi dışındaki davalılardan olay tarihinden itibaren diğer davalı Sigorta Şirketi açısından sigorta poliçesinde yazılı teminat limiti dâhilinde olmak kaydıyla mahkemenin 2017/100 E. sayılı dosyası ile ikame edilen dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı tarafa tebligat çıkartılmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ön inceleme duruşmasında, dava öncesinde davacı ... tarafından sigortaya başvuru yapıldığı ve ödeme yapıldığı davalı sigorta tarafından beyan edildiğinden, başvuru yapılmadığı dolayısıyla dava şartının sigorta yönünden yerine getirilmediği yolundaki davalı sigortanın yerinde görülmeyen itirazının reddine karar verildiği, 10.10.2015 günü sabah 07.20 sıralarında davacı ... ... yönetiminde diğer davacıların içinde yolcu olarak bulundukları ... plakalı araçla ... Mahallesi istikametinden Eskişehir istikametine seyir halinde iken otomobilin gidiş istikametine göre sağ tarafından ... Mahallesi istikametine gelen ve kavşakta sola dönüş yapmak isteyen davalı ... ... yönetimindeki ... plakalı traktörle çarpışması neticesinde davacıların yaralanmalarıyla sonuçlanan trafik kazasının meydana geldiği, çelişkili kusur raporlarının giderildiği mahkemece de itibar edilen ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonu'ndan alınan 20.12.2018 günlü rapora göre olayda davalı sürücü ... ...'ün %100 oranında kusurlu olup, davacı sürücü ... ... ve yolcu bulunan diğer davacıların bir kusurunun bulunmadığının belirtildiği, dosyada davalı şirkete sigortalı sürücü ... ...'ün (12.12.2019 tarihinde) yargılama sırasında vefatı nedeniyle davacı tarafça mütevefanın mirasçıları dahil edilmek suretiyle davaya devam edildiği, meydana gelen kaza nedeniyle davacıların yaralanmasına ilişkin ATK'dan 23/07/2018 tarihli rapor alındığı, anılan raporda davacıların geçici ve sürekli maluliyet oranlarına göre aktüerya raporları alınmakla birlikte taraf vekillerinin itirazları ile 2024 yılı Ocak ayı itibarıyla değişen asgari ücret değişikliklerine göre aktüer bilirkişi ...'den alınan 20/02/2024 tarihli ek rapora itibar edildiği, davacıların sürekli ve geçici iş göremezliğe ilişkin maluliyet durumlarına göre hesaplanan miktarlarda bunların davalılardan tahsiline davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçede belirlenen 290.000 TL bedelle sınırlı olmak üzere hükmedildiği, birleşen mahkemenin 2021/408 esas sayılı dosyası aynı olaya ilişkin yalnız davacı ... ...'ın sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, mahkemeye açılan 2017/100 sayılı dava, kısmi dava şeklinde açılmış olup davacı tarafça bu davadaki taleplerde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması da gözetilerek birleşen mahkemenin 2021/408 Esas sayılı dosyada talep edilmeyen (sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin) kısımların dava konusu yapılmasının yerinde görüldüğü, birleşen mahkemenin 2021/408 esas sayılı dosyasında davacı ... ... hakkındaki davanın kabülü ile, davacının toplam 720.000,00TL sürekli iş göremezlik zararı tazminatının davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 290.000 TL. ile sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp bu davacıya verilmesine hükmedildiği, dava konusu kazada davacı ... ...'a ait ... plakalı aracında davalı Sigorta Şirketi tarafından yapılan 5.062,50 TL. ödemenin düşümü ile toplam 2.437,50 TL. bakiye hasar bedeli ile 200 TL. aracın çekme bedeli bulunduğu makina mühendisi bilirkişi ...'in de olduğu 13.05.2019 günlü bilirkişi heyeti raporunda açıklanmakla anılan alacakların davalılardan tahsiline karar verildiği, kazaya karışan ... ...'a ait ... plakalı araçta bir değer kaybı bulunmadığından değer kaybı tazminatının reddine karar verildiği, dosya kapsamında davacıların malüliyetleri nedeniyle yapılan tedavi giderleri 06.12.2019 günlü Adli Tıp Uzmanı ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda hesaplandığı anlaşılmakla buna göre davacı ... ...'a toplam 1.148,56 TL, ... toplam 1.089,70 TL, ... 'a toplam 519,06 TL tedavi giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, davacıların manevi tazminat taleplerine ilişkin değerlendirmede; olay tarihi, kazanın oluş biçimi, davalı sigorta şirketi dışındaki tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davalı sürücünün tam kusurlu olması, davacıların olaydan kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezliğe dair maluliyet oranları hakkaniyet ilkeleri de gözetilerek davacı ... ... için 15.000TL davacı ... için 10.000 TL, diğer davacı ... için 10.000 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan aşağıdaki biçimde tahsiline karar vermek gerektiği gerekçesiyle; Mahkemenin 2017/100 sayılı dosyasında; "A-2017/100 sayılı dosyada; maddi tazminat talepleri hakkında; 1-Davacı ... ... hakkındaki davanın kısmen kabulü ile; a-)Davacının toplam 181.176,26 TL.sürekli iş göremezlik, 5.531,37 TL geçici iş göremezlik, 1.148,56 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 187.856,19TL maddi tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp bu davacıya verilmesine(davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 290.000 TL ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak üzere) hükmolunan bedele davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 02.02.2017 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise olay tarihi olan 10.10.2015 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, b-)Davacının 2.437,50 TL hasar bedeli, 200 TL çekme ücreti bedeli olmak üzere toplam 2.637,50 TL alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp bu davacıya verilmesine, hükmolunan bedele davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 02.02.2017 tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden ise olay tarihi olan 10.10.2015 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, c-)Davacının değer kaybı tazminatı talebinin reddine, 2-)Davacı ... hakkındaki davanın kabulü ile, 791,70 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 1.089,70 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 1.881,40 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp bu davacıya verilmesine, hükmolunan bedele davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 02.02.2017 tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden ise olay tarihi olan 10.10.2015 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, 3-)Davacı ... hakkındaki davanın kabulü ile, 791,70 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 519,06 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 1.310,76 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp bu davacıya verilmesine, hükmolunan bedele davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 02.02.2017 tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden ise olay tarihi olan 10.10.2015 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, B-Mahkememiz 2017/100 sayılı dosyada manevi tazminat talepleri hakkında; 1-)Davacı ... ... hakkındaki davanın kabulü ile, toplam 15.000 TL manevi tazminatın davalılar ....ten olay tarihi olan 10.10.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen alınıp bu davacıya verilmesine, 2-)Davacı ... hakkındaki davanın kısmen kabulü ile, toplam 10.000 TL manevi tazminatın davalılar ...’ten olay tarihi olan 10.10.2015 tarihinden itibaren yasal faiz ile müştereken ve müteselsilen alınıp bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-)Davacı ... hakkındaki davanın kabulü ile, toplam 10.000 TL manevi tazminatın davalılar ...’ten olay tarihi olan 10.10.2015 tarihinden itibaren yasal faiz ile müştereken ve müteselsilen alınıp bu davacıya verilmesine, Mahkememiz birleşen 2021/408 esas sayılı dosyada; 1-Davacı ... ... hakkındaki davanın kabülü ile, davacının toplam 720.000,00TL sürekli iş göremezlik zararı tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp bu davacıya verilmesine (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 290.000 TL ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak üzere) hükmolunan bedele davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 02.02.2017 tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden ise olay tarihi olan 10.10.2015 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; ilgili dosyada hükme esas alınan maluliyet raporundaki maluliyet oranlarının yanlış yönetmeliğe göre hesaplandığını, Adli Tıp Kurum Başkanlığı 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun düzenlemiş olduğu 25/07/2018 tarihli maluliyet raporunda davacılardan ... ve ... maluliyeti olmadığının tespit edildiğini, davacılardan ... ...'ın ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre %14.1 maluliyeti olduğu tespit edildiğini, Sevdin oğlu, 15/05/1981 doğumlu ... ...’ın 10/10/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı kalkaneus kemik kırığı arızası nedeniyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleğinin sıva ustası olduğu anlaşılmakla, meslek grup numarası Grup 21 kabul olunarak: Gr 21 XII (18Ba.......5)D %15 E cetveline göre %14.1 (yüzdeondörtnoktabir) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının belirtildiğini, ilgili dosyada uyuşmazlığa konu kazanın 10.10.2015 tarihinde gerçekleştiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarından da bilindiği üzere 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arasında gerçekleşen kazalarda Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak maluliyet hesaplaması yapılması gerektiğini, dosyada hükme esas alınan maluliyet raporunun yanlış yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği açık olup ilgili rapordaki maluliyet oranının kabulünün mümkün olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılmadığını, ilgili dosyada cevap dilekçesinde de belirttikleri halde davacıların ilgili kazaya müterafik kusurları ile sebebiyet verip vermediklerine ilişkin araştırma yapılmadığını, gerekli inceleme yapılmadığı gibi istinafa konu olan ilgili kararda müterafik kusur indiriminin hangi sebeplerle yapılmadığına ilişkin bir açıklamanın yer almadığını, hatır taşıması indirimi yapılmadığını, ilgili kazada davacılardan ... ve ... araçta yolcu konumunda olup, araç sürücüsüyle herhangi bir akrabalık bağları bulunmadığını ve araçta ücret karşılığı seyahat etmediklerini, ilgili davacılar açısından hükmedilen tazminat üzerinden %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerekliyken ilgili indirim yapılmadığını, faiz başlangıç tarihinin yanlış tespit edildiğini, esas davanın kısmi dava olarak açıldığını, davacı tarafın ıslah edemediği tutar açısından da birleşen 2021/408 esas sayılı davayı açtığını, kararda müvekkil sigorta şirketinin sorumlu olduğu tutar açısından faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olan 02.02.2017 tarihi olarak tespit edildiğini, Yargıtayın yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere kısmi davalarda başlangıçta istenmeyen, ıslah edilen tutarlar açısından faiz başlangıç tarihi ıslah tarihi olarak esas alınması gerektiğini, müvekkil şirketin poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğu tutarlara göre asıl dava açısından 05.03.2021(ıslah tarihi) birleşen dava açısından ise 25.09.2023(ıslah tarihi) tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken faizin dava tarihinden itibaren işletildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalılar ..., ... vekili istinaf dilekçesinde; ceza dava dosyasında verilmiş olan kesinleşmiş karara göre kazanın tarafların birlikte kusuruyla meydan geldiğini, ceza yargılaması sonucunda Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesi vermiş olduğu 03.01.2017 tarih 2016/276 E. - 2017/7 K. sayılı kararıyla davacı araç sürücüsü olan ... ...'ı kusurlu kabul ederek davacı ... ...'a ceza verdiğini, davacı hakkındaki ceza kararının kesinleştiğini, öncelikle davanın reddine karar verilmesi gerekmekle birlikte ilk derece mahkemesince davacı ... ...'ın da kazada kusurlu olduğu dikkate alınmadığını, maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, hesaplanan maddi zararlarının tam olarak karşılanmadığını ve müvekkil yönünden özellikle fazlaya dair hakların saklı tutulmasına karar verilmemiş olup müvekkillerin gerçek zararının hükümde karşılanmadığını, müvekkil ... lehine hüküm altına alınan manevi tazminat tutarı kazanın niteliği müvekkilde meydana gelen yaralanmanın mahiyeti, paranın alım gücü nazarı dikkate alındığında günün koşullarına göre oldukça düşük kaldığını, huzurdaki davanın niteliği dava konusu taleplerinin bilirkişi incelemesi gerektirmesi hususları bir arada değerlendirildiğinde davanın 6100 sayılı HMK hükümlerine göre ikame edilen belirsiz alacak davası olduğu açık olup, istinafa konu yerel mahkeme kararında bu yönde bir değerlendirme ve inceleme yapılmadığını, müvekkil ... ... yönünden asıl ve birleşen davada ıslahı aşan miktar olmasına karşın bu hususun kararda tartışılmadığını, ayrıca buna ilişkin fazlaya dair hakların saklı tutulmasına da karar verilmediğini, 02.02.2017 yılında ikame edilen davada 07.06.2024 tarihinde, davanın ikamesinden yaklaşık 7 yıl 4 ay 5 gün sonra karar verildiği, birleşen dava aşamasında da asıl davada dava konusu edilen maddi tazminat taleplerini aşan, bu dosyada yapılan ıslah sonrasında ıslah edilen kısmı dahi aşan maddi zarar hesabı yapılmış olmasına rağmen davanın belirsiz alacak davası olarak kabul edilmemesinden, yargılamanın uzun sürmesinden, uzun süren yargılama, dava konusu maddi zararların ancak bilirkişi incelemesiyle belirlenebilir olmasından dolayı müvekkilin ıslahı aşan maddi zararlarının zamanaşımına uğrama neticesine neden olunmasıyla karşı karşıya kalındığını, bu durumun müvekkil ... ... yönünden katlanılamaz külfet yükleyeceği açık olup, buna yargılamanın uzun sürmesi zamanında ıslah yapılmasına rağmen karar verilmemiş olmasının neden olduğunu, davanın hukuki vasıflandırmasının belirsiz alacak davası yerine yanılgılı olarak kısmi dava olarak nitelendirilmesi ve talebine rağmen müvekkil ... ...'ın dava dışı zararına dair fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmemesinin açık bir şekilde usule ve yasaya aykırı olup kararın bu yönlerden de kaldırılması gerektiğini, hüküm altına alınan yargılama giderlerinin de eksik olarak hesaplandığını, bir kısım yargılama giderlerinin hüküm altına alınmadığını, vekalet ücreti hesabında da yanılgıya düşülerek müvekkiller yararına hüküm altına alınan vekalet ücreti eksik, davalılar yararına hüküm altına alınan vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin fazla hesaplandığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Mahkemece verilen karardaki kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde; Asıl ve birleşen dava, yaralanmalı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Maluliyete yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Trafik kazası 10/10/2015 tarihinde meydana geldiğinden, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından tazminat hesaplamasında "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği"nin iş kazası ve meslek hastalığına yönelik hüküm ve cetvellerin uygulanmayacağı, TBK'nın 54. maddesi kapsamında çalışma gücü kaybı ve yitirilmesine yönelik zararlar yönünden de, kişilerin yapmış olduğu çalışma ve meslek nazara alınmaksızın engel oranının tespit edildiği "Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerinin nazara alınması benimsendiğinden, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından da Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin bu yöndeki kabulü "hukuki güvenlik" ve "istikrar açısından" benimsenmiş olduğundan, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ve Yargıtay HGK kararları çerçevesinde uygulanması gerektiği kabul edilen "Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri gereğince engellik durumu tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen eksiklikler tamamlanarak sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma nedenine göre davacılar vekilinin tüm, davalılar vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 07/06/2024 tarihli 2017/100 Esas - 2024/466 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre, davacılar vekilinin tüm, davalılar vekillerinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf edene iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.