Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/6051 E. , 2024/5542 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/6051 Karar No : 2024/5542 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Antalya İl Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri o
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/6051 E. , 2024/5542 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/6051 Karar No : 2024/5542 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Antalya İl Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, emniyet amiri olarak görev yaptığı ve 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfii için zorunlu bekleme süresi içinde hakkında verilmiş herhangi bir adli veya idari cezanın ve hakkında yürütülen adli veya idari bir soruşturmanın bulunmadığı, liyakat yönünden olumsuzluğa yönelik bilgi ve belge sunulmadığı görüldüğünden, davacının liyakat yönünden 2016 yılında terfi ettirilmemesi ve bunun sonucunda 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası gereğince emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, daha önce verilen kararın Danıştay Onikinci Dairesinin 30/06/2021 tarih ve E:2021/1375, K:2021/4377 sayılı kararıyla eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verildiğinden bahisle bozulması üzerine, bozma kararına uyularak; dava konusu işlemin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrasında, ilgili personelin re'sen emekliye sevk edilebilmesi için, bulunulan rütbeye terfi edilen tarihten itibaren, bekleme süresi de dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe koşulu getirildiğinden, söz konusu beş yıl içinde kalan yıllardaki rütbe terfi işlemleri ile re'sen emeklilik arasında bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmakta olup, re'sen emekliye sevk edilen personelin en az zorunlu bekleme sürelerini doldurdukları tarih itibariyle terfi değerlendirmesine alınıp alınmadığı, terfi ettirilmediği yıllara ilişkin davasının bulunup bulunmadığı ve davaların sonucunun önem arz ettiği; bakılan uyuşmazlıkta, 08/06/2022 tarihli ara kararı ile davalı idareden davacının rütbe terfi sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin dayanağının ortadan kalkmış olduğu dikkate alındığında, yeni düzenleme sonrasında tekrar sınava alınıp alınmadığı, alınmış ve başarısız sayılmış ise bu işlemin iptali istemiyle açılan bir davasının olup olmadığı ve 2015 yılına ilişkin üst rütbeye terfi ettirilip ettirilmediği, ettirilmiş ise buna ilişkin bilgi ve belgelerinin gönderilmesinin" istenildiği, verilen cevabi yazının incelenmesinden; "2015 Yılı rütbe terfi yazılı sınavından (77,5) puan, sözlü sınavından (45) puan alarak başarısız olduğu, davacının, 2015 yılı rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine, 2018 yılında yapılan rütbe terfi sözlü sınavına çağırılmış olup, 19/03/2018 tarihinde katıldığı 2015 yılı için rütbe terfi sözlü sınavından (40) puan alarak başarısız olduğu; ayrıca, davacının 2015 yılı rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin olarak yeniden rütbe terfi değerlendirilmesine alınması istemiyle herhangi başvuru kaydına rastlanılmadığının" anlaşıldığı; bu durumda, 3201 sayılı Kanun'un amir hükmü gereği mevcut polis amiri sayısını sınırlı sayıdaki kadro sayısına çekmek amacı dahilinde davalı idareye tanınan takdir yetkisi kullanılarak dava konusu işlemin tesis edildiği, bu konuda idarenin yargı kararı ile zorlanmasının mümkün olmadığı, idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif ve keyfi amaçlar doğrultusunda kullandığına ilişkin olarak dosya içeriğinde herhangi bir somut bilgi ve belge de bulunmadığı anlaşıldığından, takdir yetkisi kapsamında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Re'sen emekliye sevk edilecek personelin seçiminde esas alınan kriterlerin eşit, objektif ve istikrarlı bir şekilde uygulandığının davalı idare tarafından ortaya konulmadığı, yargı kararlarının gereklerine uygun olarak işlem tesis edilmediği, dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Antalya İl Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacının, 30/06/2012 tarihinde emniyet amiri rütbesine terfi ettiği, 2015 yılında katıldığı rütbe terfi sözlü sınavında "başarısız" sayılmasına ilişkin işlemin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edildiği ve bu karar temyiz edilmeksizin kesinleştiği (bu karar uyarınca 19/03/2018 tarihinde yeniden çağrıldığı sözlü sınavda 40 puan alarak başarısız sayıldığı ve bu işleme karşı dava açmadığı); daha sonra 2016 yılı terfi döneminde Emniyet Teşkilatının nitelikli amir ihtiyacı ve kadro durumu dikkate alınarak, Yüksek Değerlendirme Kurulunca bir üst rütbeye terfi için önceden belirlediği ölçütler kapsamında birim amiri değerlendirme puanı (85)'in altında kalan (83,00) davacının bir üst rütbeye terfi ettirilmemesi üzerine söz konusu işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği ve söz konusu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği, söz konusu kararın davalı idareye tebliği üzerine anılan yargı kararının gerekçesi doğrultusunda liyakat yönünden yapılan değerlendirme sonucunda, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile davacının bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine karar verildiği ve davacının bir üst rütbeye terfi edememesi sebebiyle de 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca re'sen emekliye sevki üzerine, temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 3201 sayılı Kanun'un 6638 sayılı Kanun ile değiştirilen 55. maddesinin birinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbeleri sayılmış, ikinci fıkrasında polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri gösterilmiş, üçüncü fıkrasında her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş, dördüncü fıkrasında bu rütbelere terfilerin yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakata göre yapılacağı belirtilmiş, beşinci fıkrasında kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı öngörülmüş, onbirinci fıkrasında rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullar hükme bağlanmıştır. Aynı maddenin diğer fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri önermek ya da ikinci meslek derecesindeki görev unvanlarına ataması yapılacak personeli değerlendirmek ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması öngörülmüştür. Anılan maddenin, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan ondokuzuncu fıkrasında, "Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler" hükmüne yer verilmiş ve yirmibirinci fıkrasında, ondokuzuncu fıkra hükümlerine göre emekliliğe sevk edilen emniyet amirlerine, emekliye sevk edildikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, en yüksek devlet memuru aylığının %110'u oranında altmış yaşına kadar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kadrosuzluk tazminatı ödeneceği hüküm altına alınmıştır. 3201 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan 55. maddesinde değişiklik yapan 6638 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde, "Polis amirlerinin rütbe terfilerinde, tüm çağdaş ülkelerin aksine kıdeme dayalı bir sistem benimsenmiş, liyakat ikinci plana bırakılmıştır. Polis amirleri bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süresini tamamlamaları ve herhangi bir ceza almamaları halinde mesleki yeterliliklerine bakılmaksızın otomatik olarak bir üst rütbeye terfi etmeye başlamışlardır. Bu sistem, ihtiyaç duyulan amir rütbelerinde sayısal azlığa ve ihtiyaç duyulmayan rütbelerde ise aşırı yığılmalara neden olmuştur. Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla; her rütbede yer alacak amir sayısı/oranı belirlenmekte, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getirilmekte ve terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesi öngörülmektedir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla sayıdaki Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine ve emniyet amirlerine belli bir miktar ek ödeme yapılmak suretiyle resen emeklilik sistemi getirilmektedir." değerlendirilmesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, Yasa'nın amacının, emniyet hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan emniyet amirlerinin azami kadro sayılarının belirlenmesi, bunun sonucunda ihtiyaç fazlası durumunda kalacak olan emniyet amirlerinin emekliye sevki ve azami sayıları Yasa ile belirlenen kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu işlemin dayanağı olan ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrasında, ilgili personelin re'sen emekliye sevk edilebilmesi için, bulunulan rütbeye terfi edilen tarihten itibaren, bekleme süresi de dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe koşulu getirildiğinden, söz konusu beş yıl içinde kalan yıllardaki rütbe terfi işlemleri ile re'sen emeklilik arasında bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmakta olup, re'sen emekliye sevk edilen personelin en az zorunlu bekleme sürelerini doldurdukları tarih itibariyle terfi değerlendirmesine alınıp alınmadığı, terfi ettirilmediği yıllara ilişkin davasının bulunup bulunmadığı ve davaların sonucu önem arz etmektedir. Davacının, 2015 yılında katıldığı rütbe terfi sözlü sınavında "başarısız" sayılmasına ilişkin işlemin, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edildiği, bu karar uyarınca 19/03/2018 tarihinde yeniden çağrıldığı sözlü sınavda 40 puan alarak başarısız sayıldığı ve bu işleme karşı açılmış bir davasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin ilgili maddelerinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onaltıncı Dairesinin 25/01/2016 tarih ve E:2015/21285 sayılı kararıyla yürütmenin durdurulmasına ve Danıştay Beşinci Dairesinin 07/02/2019 tarih ve E:2016/21123, K:2019/873 sayılı kararıyla da, anılan Yönetmelik maddelerinin iptaline karar verildiğinden, davacı rütbe terfi sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin dayanağının ortadan kalktığı ve yeni bir hukuki durumun ortaya çıktığı açıktır. Her ne kadar, 2015 yılında katıldığı rütbe terfi sözlü sınavında "başarısız" sayılmasına ilişkin işlemin Sivas İdare Mahkemesince iptal edilmesi üzerine, davacı yeniden sözlü sınava çağrılmış ise de; davalı idarenin 23/06/2022 tarihli yazısından da anlaşılacağı üzere, davacının 2015 yılı terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin olarak yeniden rütbe terfi değerlendirilmesine alınması istemiyle herhangi bir başvurusu bulunmadığından bahisle, Danıştay kararları sonrasında oluşan yeni hukuki durum çerçevesinde 2015 yılı için kıdem ve liyakat yönünden yeniden terfi değerlendirilmesine alınmadığı görülmektedir. Buna göre, Danıştayın söz konusu kararları sonrasında oluşan yeni hukuki durum dikkate alınarak, başvuru şartı aranmaksızın davacının 2015 yılı rütbe terfi dönemine ilişkin olarak hukuka uygun bir şekilde davalı idare tarafından kıdem ve liyakat yönünden yeniden terfi değerlendirilmesine alınması ve bu değerlendirme sonrasında emeklilik durumu hakkında bir karar verilmesi gerekirken, 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu maddesi kapsamında bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediğinden bahisle, davacının re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bu durumda, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 12/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyize konu karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle, aksi yönde verilen karara katılmıyorum.