17. Hukuk Dairesi 2012/4846 E. , 2013/3573 K. MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili ve davalı borçlu ile davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı (üçüncü kişi), Afyonkarahisar 2.İcra Müdürlüğü’nün 2011/3308 sayılı Takip dosyasının borçlusu o…
**17. Hukuk Dairesi 2012/4846 E. , 2013/3573 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili ve davalı borçlu ile davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı (üçüncü kişi), Afyonkarahisar 2.İcra Müdürlüğü’nün 2011/3308 sayılı Takip dosyasının borçlusu olan ...’ın kendisine ait iş yerinin kiracısı olduğunu, ancak buradaki tüm demirbaşların kendisi tarafından satın alındığını, kiracının 35.000,00-TL bedel ödemesi halinde demirbaşlar üzerinde yarı yarıya ortak olacağının kararlaştırıldığını, borçlunun 21.05.2011’de iş yerini kapatarak anahtarı kendisine teslim ettiğini, bu arada bedel ödenmediği için ortaklık ilişkisinin kurulamadığını, ödenmeyen kira parası nedeni ile kendisinin de borçlu hakkında icra takibi başlattığını, davalı tarafın dayandığı kira sözleşmelerindeki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir. Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu haczin borçlunun iş yerinde yapıldığını, mahcuzların da takip borçlusunun iştigal alanı ile uyumlu malzemeler olduğunu, üçüncü kişinin istihkak iddiasını kanıtlayamadığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı (borçlu), haczin yapıldığı yerdeki işletmenin ve içindeki eşyaların sahibi olduğunu, üçüncü kişinin avukat olması nedeni ile lokantacılık mesleğinde kullanılan mahcuz- ların mülkiyetinin kendisine ait olamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece toplanan delillere göre: “üçüncü kişinin dava konusu mahcuzları dava ve takip dışı iki ayrı kişiden bedelini ödeyerek satın aldığı, bunların borçlu tarafından alındığına dair bir delilin bulunmadığı“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili ve davalı borçlu ile tazminat ile ilgili kısmı yönünden davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre borçlu haciz adresindeki ticari faaliyetine haciz tarihinden yaklaşık iki ay kadar önce son vermiştir. Bu koşullarda İİK’nin 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına olduğunun kabulü gerekir. İspat yükü altında olan alacaklı taraf, mahcuzların borçluya ait olduğunu her türlü delille kanıtlama olanağına sahiptir. Davalı alacaklının sunduğu kira sözleşmeleri adi nitelikte olup, üçüncü kişi bu belgelerdeki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek geçerli ve gerçek bir başka kira sözleşmesine dayanmaktadır. Esasen davalı borçlu üçüncü kişinin dayandığı kira sözleşmesinin geçersiz olduğu yönünde bir savunmada da bulunmamaktadır. Diğer yandan borçlu adına düzenlenen faturaların bir kısmı haciz tarihinden sonra düzenlenmiş olup, diğerlerinin de mahcuzlara uygun olmadığı bilirkişi incelemesi ile belirlenmiştir. Davanın kabulü ile ilgili gerekçeler oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmektedir. Diğer yandan, davalı borçlunun haciz mahalline gelerek mahcuzların kendisine ait olduğunu belirtmesi, alacaklının da savunması sırasında iş yerindeki eşyaların borçluya ait olduğunu gösterebilmek adına bir takım delileri temin ederek sunması, alacaklının mahcuzların üçüncü kişiye ait olduğunu bildiği halde haczettirdiğini göstermesi açısından yeterli ve güçlü deliller olarak kabul edilemez. Bu durumda üçüncü kişi yararına tazminata hükmedilebilmesi için İİK’nin 97/15. maddesinde aranan yasal koşullar da gerçekleşmemiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmama- sına göre davacı üçüncü kişi vekili ile davalı alacaklı vekilinin ve davalı borçlunun yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 3,15 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 1.221,34 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı alacaklı ve davalı borçlu'dan alınmasına 18.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.