başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir başvurucu sakarya orman bölge müdürlüğüne bağlı adapazarı orman müdürlüğünde avukat olarak görev yapmaktadır başvurucu tarihinde orman bölge müdürlüğüne hitaben yazdığı dilekçeyle kanlıca orman müdürlüğü emrine görevlendirilmesi talebinde bulunmuştur başvurucunun talep dilekçesi orman bölge müdürlüğü tarafından orman genel müdürlüğüne genel müdürlük gönderilmiştir genel müdürlük adapazarı orman müdürlüğüne hitaben gönderd
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir başvurucu sakarya orman bölge müdürlüğüne bağlı adapazarı orman müdürlüğünde avukat olarak görev yapmaktadır başvurucu tarihinde orman bölge müdürlüğüne hitaben yazdığı dilekçeyle kanlıca orman müdürlüğü emrine görevlendirilmesi talebinde bulunmuştur başvurucunun talep dilekçesi orman bölge müdürlüğü tarafından orman genel müdürlüğüne genel müdürlük gönderilmiştir genel müdürlük adapazarı orman müdürlüğüne hitaben gönderdiği tarihli yazı ile başvurucunun görevlendirme talebinin reddedildiğini bildirmiştir söz konusu yazıda ayrıca başvurucunun aynı yöndeki talebine daha önce tarihli başvuru numarası karar tarihi yazı ile cevap verildiği hatırlatılmış aradan çok kısa bir süre geçtikten sonra yeniden talep dilekçesi göndermek suretiyle gereksiz yazışmaya sebebiyet vermesi nedeniyle başvurucunun bu konuda uyarılması ve bundan sonraki her türlü taleplerinde kendi bölge müdürlüğü aracılığıyla başvuruda bulunması gerektiğinin başvurucuya tebliğ edilmesi hususlarına da yer verilmiştir adapazarı orman müdürlüğü başvurucunun tarihli yazıda belirtilen hususlarda uyarıldığına ve buna dair talimatın kendisine tebliğ edildiğine ilişkin olarak düzenlediği tarihli tebliğ tebellüğ belgesini tarihli yazı ekinde ilgili üst makama göndermiştir başvurucu görevlendirme talebiyle yaptığı başvurunun reddedilmesine ve bu başvurusu ile gereksiz yazışmaya sebebiyet verdiği gerekçesiyle uyarılmasına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle sakarya mahkemesinde mahkemesi dava açmıştır mahkemesi tarihli kararıyla dava konusu işlemin başvurucunun yazılı olarak uyarılmasına ilişkin kısmını iptal etmiş geçici görevlendirme talebinin reddine ilişkin kısmı yönünden ise davayı reddetmiştir kararın ret hükmüne dair gerekçesinde idarelerin geçici görevlendirme yapıp yapmama konusunda takdir yetkisinin bulunduğu bu konuda belli bir yönde işlem tesis etmeye yargı karan ile zorlanamayacağı dolayısıyla davalı idarenin bu konuda sahip olduğu takdir yetkisi çerçevesinde talebin reddi yönünde tesis ettiği dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir kararın iptal hükmüne dair gerekçesinde ise başvurucunun tarihli dilekçesinin tarihli ve sayılı devlet memurları kanununun maddesi kapsamında devlet memurlarına sağlanan kurumlarıyla ilgili işlerinden dolayı müracaatta bulunma hakkının kullanılmasından ibaret olduğu ifade edilmiştir aynca başvurucunun talep dilekçelerinin konularının farklı olduğuna da dikkat çekilmiş bu nedenle gereksiz yazışmaya sebebiyet verildiğinin kabulüne olanak bulunmadığı bu itibarla başvurucunun yazılı olarak uyarılmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olmadığı belirtilmiştir davalı idare anılan kararın iptal hükmüne ilişkin kısmına itiraz etmiştir sakarya bölge mahkemesi bölge mahkemesi tarihinde verdiği kararla davalı idarenin itirazını kabul ederek kararın itiraza konu kısmını bozmuş ve davanın başvurucunun yazılı olarak uyarılmasına ilişkin işlemin iptali istemine dair kısmını tarihli ve sayılı yargılama usulü kanununun bendi uyarınca incelenmeksizin reddetmiştir bozma kararının gerekçesinde başvurucunun yazılı olarak uyarılmasına ilişkin işlemin disiplin cezası mahiyetinde olmadığı kişinin mevcut hukuksal durumunu etkileyen kesin sonuç doğuran ve yürütülmesi zorunlu bir başka ifadeyle icrai işlem niteliği taşımadığı dolayısıyla iptal davasına konu edilemeyeceği değerlendirmelerine yer verilmiş ve bu sebeple uyuşmazlığın esasının incelenemeyeceği belirtilmiştir başvurucu anılan karara karşı karar düzeltme yoluna gitmiştir başvurucunun istemi bölge mahkemesinin tarihinde verdiği kararla kararın düzeltilmesi için gerekli yasal sebeplerin bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir karşıoy görüşünde ise başvurucunun yazılı olarak uyarılmasına ilişkin işlemin mükafat ve cezalar klasörüne konulduğuna dikkat çekilmiştir bu itibarla söz konusu yazının başvurucunun hukuksal durumunda bir değişiklik meydana getirmeyeceğinin düşünülemeyeceği nitekim takdire dayalı atamalarda gözönünde bulundurulmasının mümkün olduğu dolayısıyla dava konusu edilebileceği belirtilmiştir nihai karar tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir başvurucu tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur mahkememizin tarihli müzekkeresine sakarya orman bölge müdürlüğü tarafından gönderilen cevap yazısında dava konusu edilen uyan yazısının başvuru numarası karar tarihi kurumun atama işleri klasörü içinde tutulduğu belirtilmiştir ayrıca söz konusu yazının müzekkere cevabı ekinde gönderilen başvurucuya ait özlük dosyası içinde de yer aldığı tespit edilmiştir iv hukuk a ulusal hukuk kanun sayılı kanunun dilekçeler üzerine ilk inceleme kenar başlıklı maddesinin numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir dilekçeler a d davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönlerinden sırasıyla incelenir aynı kanunun inceleme üzerine verilecek kararlar kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir danıştay veya idare ve vergi mahkemelerince yukarıdaki maddenin üncü fıkrasında yazılı hususlarda kanuna aykırılık görülürse üncü maddenin a b ve bentlerinde yazılı hallerde davanın reddine karar verilir danıştay danıştay beşinci dairesinin tarihli ve sayılı kararının ilgili kısımları şöyledir işlem kamu kudretinin üçüncü kişiler üzerinde ayrıca başka işlemin varlığına gerek olmaksızın doğrudan doğruya çeşitli hukuki sonuçlar doğurmak suretiyle etkisini gösterdiği işlemler olarak tanımlanmaktadır kavramından farklı bir anlam kesinlik ise işlemin uygulanmaya hazır tamam bir işlem olduğunu ifade etmektedir dolayısıyla bir işlemin idari davaya konu olabilmesi için hukuksal sonuç doğuran bir işlem niteliğinde bulunması bir diğer ifadeyle hukuk düzeninde değişiklik meydana getirmesi zorunludur davaya konu olması bakımından idari işlemde aranılan özellikleri taşımayan hazırlık niteliğindeki çalışmaların idarenin iç yapısı ve işleyişiyle ilgili işlemlerin tavsiye mütalaa teklif düşünce gibi bilgi verici veya hazırlığa esas işlemlerin ve üçüncü kişilerin hukukunu henüz etkilemeyen işlemlerin dava konusu olamayacağı açıktır olayda davacı hakkında soruşturma açılması bu soruşturmayla ilgili olarak muhakkik atanması işlemleri birer hazırlık işlemi olup davacının hukukunu etkileyen kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem niteliği bulunmamaktadır nitekim soruşturmanın tamamlanmasını müteakip soruşturmacı tarafından ilgiliye disiplin cezası verilmesini gerektirecek bir fiili bulunmadığı yönünde kanaat bildirilebileceği gibi aksi yönde kanaat bildirilmesi durumunda dahi disiplin cezasının disiplin amiri ya da kurulu tarafından verilebileceği açıktır kaldı ki ilgiliye disiplin cezası verilmesi durumunda da bu hususun disiplin cezasına karşı açılacak davada ileri sürülebilmesi mümkündür başvuru numarası karar tarihi bu durumda davacının hakkında başlatılan soruşturmada görevli müfettişlerin değiştirilmesi yönündeki başvurunun reddine ilişkin işlem davacının hukukunu etkileyen kesin ve yürütülmesi zorunlu idari bir işlem niteliğinde bulunmadığından dava konusu işlemin iptaline karar veren mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir danıştay dairesinin tarihli ve sayılı kararının ilgili kısımlan şöyledir dava davalı idare bünyesinde hukuk müşaviri olarak görev yapan davacı tarafından disiplin cezası olmaksızın uyarılması yolundaki işlemler ile uyarma cezasının ve inceleme raporunun iptali istemiyle açılmıştır mahkemesince davacının disiplin cezası olmaksızın yazılı olarak uyarılması ise idarelerin iç işleyişine yönelik ceza niteliği olmayan yazışma niteliğinde olduğundan tek başına hukuki sebepler doğuran davacının durumunda değişiklik yapacak kesin ve yürütülebilir işlemler olmadığından esasının incelenme olanağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir davacının tutum ve davranışlarında gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerektiği hususunun bildirilmesine ilişkin işlemler her ne kadar kamu görevlilerinin disiplin cezaları dışında ve disiplin cezası niteliği taşımayan bir biçimde yazılı olarak ikaz edilmelerine imkan tanıyan bir düzenleme bulunmaması nedeniyle disiplin cezası niteliği taşımasa da davacının özlük dosyasında bulunan bu işlemin davalı idarenin davacı hakkında takdir yetkisini kullanacağı çeşitli işlemlerde dikkate alınabilecek olması karşısında davacının hukuki durumunu etkileyebileceği ve bu nedenle de idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemler niteliğinde olduğu açıktır bu durumda uyuşmazlığın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekirken davacının tutum ve davranışlarında gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerektiği şeklinde yazılı olarak ikaz edilmesi işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır danıştay dairesinin tarihli ve sayılı kararının ilgili kısımlan şöyledir dava samsun canik telekom müdürlüğünde personel statüsünde tekniker olarak görev yapan davacının tarihinde saat arasında izinsiz ve mazeretsiz olarak işe gelmediği isnadına ilişkin savunmasını alan canik telekom müdürü nce daha dikkatli ve özenli olması hususunda davacının yazılı olarak uyarılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır samsun mahkemesinin günlü sayılı kararıyla dava konusu yazılı uyarı işleminin bir disiplin cezası olmadığı ve davacının hukuki durumunu etkilemediğinden icrai bir işlem olmadığı muhakkik tayini talebinin reddi işleminin de idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olmadığı gerekçesiyle sayılı yasa maddesi uyarınca davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir uyuşmazlıkta davacının yazılı olarak uyarılmasına ilişkin işlemin disiplin cezası niteliğini taşımadığı açık olmakla birlikte söz konusu işlemin davacının özlük dosyasına konulması ve davalı idarenin davacı hakkında takdir yetkisini kullanacağı çeşitli işlemlerde dikkate alınması olasılığı karşısında davacının hukuki durumuna ciddi etkileri görülen dava konusu işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem niteliğinde olduğu anlaşılmıştır bu durumda davanın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekirken dava konusu işlemin idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem olmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır başvuru numarası karar tarihi b uluslararası hukuk avrupa hakları sözleşmesi avrupa hakları sözleşmesinin sözleşme maddesinin numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir herkes davasının medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar konusunda karar verecek olan bir mahkeme tarafından görülmesini isteme hakkına sahiptir avrupa hakları mahkemesi avrupa hakları mahkemesine göre sözleşmenin maddesinin medeni hukuk alanına giren konularda uygulanabilirliği ilk olarak bir uyuşmazlığın varlığına bağlıdır olarak uyuşmazlık en azından savunulabilir bir şekilde iç hukukta tanınmış olduğu söylenebilecek hak ve yükümlülükler ile ilgili olmalıdır son olarak ise bu hak ve yükümlülükler her ne kadar bizzat madde bu hak ve yükümlülüklere sözleşmeci devletlerin hukuk sistemi içinde belirli bir anlam atfetmese de sözleşme anlamında medeni nitelikte olmalıdır james ve krallık b no uyuşmazlık tespit edilirken görünüşün ve kullanılan dilin ötesine geçilerek her davanın koşullarına göre durumun gerçeklerine yoğunlaşılması gerektiğini belirtmiştir no b no sözleşmenin maddesinin sözleşmeci devletlerin iç hukukunda geçen bir hak için belirli bir anlam öngörmediğini bir hakkın var olup olmadığını karara bağlamada ilke olarak iç hukuka başvurulacağını ulusal mahkemelerin bu konudaki değerlendirmelerinden farklı bir sonuca ulaşılması için de güçlü gerekçelere sahip olunması gerektiğini yetkililerin belli bir başvuran tarafından talep edilen tedbirin kabul edilip edilmemesine karar vermede takdir hakkının kullanıp kullanmadığının dikkate alınabileceğini hatta bu durumun belirleyici olabileceğini bununla birlikte salt bir kanun hükmünün lafzında bir takdir unsurunun bulunmasının bir hakkın varlığını tek başına hükümsüz kılmayacağını benzer durumlarda iddia edilen hakkın yerel mahkemelerce tanınması veya yerel mahkemelerin başvuranın talebinin esasını incelemesi hususunun da gözönüne alınması gerektiğini belirtmiştir b no diğer içtihadı için bkz yusuf bilin b no v