8. Ceza Dairesi 2022/661 E. , 2024/2648 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/22 E. 2021/128 K. Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2005 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Şişli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2009 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 5…
**8. Ceza Dairesi 2022/661 E. , 2024/2648 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/22 E. 2021/128 K. Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2005 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Şişli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2009 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 375,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle İstanbul 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2021 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5.500,00 ve 6.000,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasına karar verilmiş ve bu hükmün, istinaf edilmeksizin 03.03.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.01.2022 tarihli ve 2021/6908 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.01.2022 tarihli ve KYB-2022/10459 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.01.2022 tarihli ve KYB-2022/10459 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Somut olayda suç tarihinin 06/05/2005 tarihi olmasına göre, 13/11/2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5/2. maddesinde yer alan "Bu kanunlarda Türk Ceza Kanununda belirlenen cezalar sistemine uygun değişiklik yapılıncaya kadar, (...) alt veya üst sınırlar arasında uygulama yapılmasını gerektirir nitelikteki adlî para cezalarında cezanın alt sınırı dörtyüzellimilyon, üst sınırı yüzmilyar Türk Lirası olarak uygulanır. Bu fıkra hükümleri, nispî nitelikteki adlî para cezaları hakkında uygulanmaz." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca 450,00 Türk lirası adlî para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın aleyhine olacak şekilde suç tarihinde yürürlükte olmayan ve 08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik 13/1. maddesi uyarınca 5.500,00 Türk lirası adlî para cezasına hükmedilerek fazla ceza tayin olunmasında, Kabule göre de;