4. Hukuk Dairesi 2013/136 E. , 2013/18184 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi İDavacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar .... Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş. vdl. aleyhine 28/08/2009 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeni ile yaralanmadan dolayı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilm…
**4. Hukuk Dairesi 2013/136 E. , 2013/18184 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi İDavacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar .... Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş. vdl. aleyhine 28/08/2009 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeni ile yaralanmadan dolayı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; a-Dava; trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı sürücünün asli kusuru ile neden olduğu trafik kazasında yaralandığını, dört ay boyunca çalışamadığını, aracının uzun süre tamirde kaldığını, aracı ile pazarlara götürdüğü malları pazarlayarak geçimini temin ettiğini belirterek, bundan dolayı uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur. Davalılar, kusur ve sorumlulukları olmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporları uyarınca davalı sürücünün tam kusuru ile davacının aracına arkadan çarparak aracın hasarlanmasına, davacının yaralanması nedeniyle 4.430,00 TL maddi, 3.000,00 TL manevi tazminat ödetilmesine karar verilmiştir. Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, davacının kaza nedeni ile yumuşak doku travmasına bağlı basit tıbbi müdahale ile iyileşebilir biçimde yaralandığı, görüşüne başvurulan doktor bilirkişi, yaralanmanın üç haftada iyileşeceği, 510,71 TL tedavi masrafı, 120,00 TL ulaşım gideri yapılacağı, geçici iş göremezlik süresi içinde 1.350,00 TL kazanç kaybına uğranacağı, aracın tamir süresince 1.700,00 TL de aracın işletilememesinden dolayı kazanç kaybına uğranacağını bildirdiği, davacının maddi tazminat istemini bu rapordan sonra 3.580,71 TL olarak ıslah ettiği, rapora itiraz edildiğinden ikinci bir rapor alındığı, bu kez aracın tamir süresince ikame araç bedelinin 350,00 TL olacağı, 400,00 TL de araçta değer kaybı oluşacağının bildirildiği görülmüştür. Haksız bir eylemden dolayı talep edilebilecek maddi zararın kapsamı gerçek zarar ile sınırlıdır. Davacının maruz kaldığı yaralanma nedeni ile üç hafta iş göremeyeceği kabul edildiğinden bu süre içinde 1.350,00 TL olarak belirlenen geçici iş göremezlik zararı, 510,71 TL tedavi gideri, 120,00 TL tedavi merkezlerine ulaşım için harcadığı gider ile aracın hasarlanmasının neden olduğu 400,00 TL değer kaybı toplamı davacının gerçek zararı olup, davacının aracı ile çalışıp elde edeceği varsayılan gelir üzerinden hesaplanan geçici iş göremezlik zararı yanında birde araç için ayrıca kazanç kaybına hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, istem 3.580,71 TL ye ıslah edildiği halde 6100 sayılı HMK nın 26/1. maddesinde açıklanan taleple bağlılık ilkesine aykırı biçimde istem aşılarak 4 430,00 TL maddi tazminata hükmedilmesi de doğru olmayıp kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. b-Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Somut olaya gelince, davacının yaralanma derecesi, olay tarihi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile yukarıda anılan ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen manevi tazminat tutarı fazla olup daha alt düzeyde bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda ( 2/a-b ) sayılı bentlerde gösterilen nedenler ile BOZULMASINA, davalının öteki temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.