14. Ceza Dairesi 2019/5510 E. , 2020/2476 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü: 15 Şubat - 24.09.2013 olan suç tarihinin iddianame ile hüküm başlığında 2012 yılı Haziran – Temmuz ayı olarak gösterilmesi mahallinde düzel
**14. Ceza Dairesi 2019/5510 E. , 2020/2476 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü: 15 Şubat - 24.09.2013 olan suç tarihinin iddianame ile hüküm başlığında 2012 yılı Haziran – Temmuz ayı olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Adli Tıp Kurumunun istikrar kazanmış uygulamalarına göre, 5237 TCK'nın 102/5. maddesi kapsamında beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin kesin rapor düzenlenebilmesi için yetişkinlerde olay tarihinden itibaren en az bir yıllık sürenin geçmesi koşulu arandığı halde son eylem tarihi olan 24.09.2013 üzerinden bir yıl geçmeden İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan alınan 16.05.2014 tarihli rapora istinaden sanık hakkında 102/5. maddesinin uygulanması, Kabule göre de ; 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi gereğince nitelikli cinsel saldırı suçundan dolayı mağdurun ruh sağlığının bozulması nedeniyle aynı Kanunun 102/5. maddesine göre ceza tespit edilirken 61. maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar ile TCK'nın 3. maddesinin birinci fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki kanuni düzenlemeler ve 49. madde hükmü nazara alınıp, alt ve üst sınırlar arasında (10 yıl hapis - 20 yıl hapis) denetime olanak verecek somut gerekçelerle gösterilmek suretiyle takdir edilecek bir cezaya hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde 102/5. maddesine göre belirlenecek cezanın 15 yıldan az olamayacağı gerekçesiyle bu miktar üzerinden mahkumiyet hükmü tesisi, Kanuna aykırı, sanık ile müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 04.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.