6. Hukuk Dairesi 2025/2306 E. , 2026/247 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1529 E., 2025/718 K. İHBAR OLUNANLAR : 1- ... ve diğer 141 ihbar olunan İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 28. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/23 E., 2021/123 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.01.2…
6. Hukuk Dairesi 2025/2306 E. , 2026/247 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1529 E., 2025/718 K. İHBAR OLUNANLAR : 1- ... ve diğer 141 ihbar olunan İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 28. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/23 E., 2021/123 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ........geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmeleri ile çöp toplama ve taşıma işinin yapıldığını, sözleşmeler kapsamında çalıştırılan personellerin kıdem tazminatlarından kimin sorumlu olduğuna dair açık bir düzenleme bulunmamasına rağmen, kıdem tazminatlarının müvekkili şirket tarafından ödendiğini, davalının işçilere ödenen kıdem tazminatından sorumlu olduğunu ileri sürerek 140.000,00 TL’nin ödeme tarihinden, kabul edilmemesi halinde temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 28.01.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 1.674.030,07 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ödenen kıdem tazminatından müvekkili idarenin sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı belediyenin dava konusu hizmet alım sözleşmeleri kapsamında kararlaştırılan bedeli ödemesiyle birlikte davalı şirkete karşı sözleşmeden kaynaklanan bir borcunun kalmadığı, kıdem tazminatı da işçilik alacağı niteliğinde olup, davacının rücu hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmeleri kapsamında davacının sigortalısı olarak çalıştırılan işçilerin işçilik alacaklarından ve dolayısıyla kıdem tazminatlarından dolayı sözleşmelerde aksine düzenleme mevcut olmadıkça yüklenicinin sorumlu olduğu, dava dışı işçiler karşısında tarafların müteselsil sorumluluğunun bulunmasının işçileri korumaya yönelik bir düzenleme olup, taraflar arasındaki rücu ilişkisinin sözleşmelerde yapılan düzenlemeler ile belirlenmesi gerektiği, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerinde davalı idarenin işçilerin hak ve alacakları ile ilgili olarak kontrol ve denetim sorumluluğu dışında bir sorumluluğunun bulunmadığı, hizmet alım sözleşmelerinin bedeline çalıştırılacak personelin giderlerinin de dahil olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece kararının içtihatlarla ve uygulama ile çeliştiğini, hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkelerinin ihlal edildiğini, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinde açıkça müteselsil borçluluk durumunun düzenlendiğini, böylece TBK’nın 162. maddesinde öngörülen müteselsil borçluluğun kanundan kaynaklanması halinin söz konusu olduğunu, TBK’nın 167/I-II. maddeleri gereğince kıdem tazminatının tümünden davalının sorumlu olduğunu, bu kabul edilmediği takdirde müvekkili ile davalının eşit oranda sorumlu tutulması gerektiğini, ücret, yan ödeme gibi kavramların kıdem tazminatını kapsamadığını, vekalet ücretinin maktu olması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden davalı yararına duruşma vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, Fazla yatırılan harcın istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.