Faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık faiz oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamaz.
Davacı vekili tarafından açılan İtirazın İptali davasının Mahkememizde yapılan açıkyargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile davalı-borçluların imzalamış olduğu Genel Kredi Sözleşmesi (GKS) gereği, borçlular lehine açılan ve kullandırılan kredi hesaplarından kaynaklanan borcun ödenmemesi nedeniyle, 04.11.2019 tarihi itibariyle hesaplarının kapatıldığını, hesabın katı ile birlikte davalı — borçluya davacı banka tarafından Gebze .... Noterliği" nin 05.11.2019 tarih ve ... no" lu ihtarname keşide edildiği ve davalı-borçlulara tebliğ edildiğini, ihtarda öngörülen süreler içinde borcun ödenmemesi üzerine bu kez, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyası açıldığını, ödeme emrini tebellüğ eden borçlu, yasal süresi içinde borca ve fer'ilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının itirazlarının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, GKS nin ilgili maddesi kredi borcunun muacceliyet ve temerrüt faiz oranını düzenlendiğini, bu nedenle GKS sözleşmesi hükmü, Merkez Bankası bildirimleri ve TTK 8. md ve 3095 sayılı kanunun ilgili hükümleri gereği Banka'nın tespit ettiği akdi faiz oranı ve talep edilen %40,50 temerrüt faiz oranının yasal olduğunu, sözleşme ile kabul edilen temerrüt faiz mk. 2 maddesine uygun olduğunu, bu husus yerleşik yargıtay kararları ile sabit olduğunu, (Yargıtay 19 HD 09.04.2004 tarih ve 2003/5816 E 2004/4196 K) davalı —borçlular tarafından yapılan itirazların iptali ile 96 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ile davacı banka arasında akdedilen “Genel Kredi Sözleşmesi” Türk Borçlar Kanunu anlamında genel işlem koşulları içeren bir sözleşme olduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun 20. maddesine göre, Genel İşlem Koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olduğunu, TBK md.20 gereği banka tarafından kredi kullanıcısı aleyhine düzenlenen ve genel kredi sözleşmesinde yer alan hükümler, banka tarafından kredi müşterisine açıkça belirtilmediği, içeriğinin öğrenilmesine imkân verilmediği ve kredi müşterisi tarafından kabul edilmediği sürece yok hükmünde olduğunu, TBK'nın Kesin Hükümsüzlük başlığını taşıyan 27. Maddesine göre “Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüz olduğunu, davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş herhangi bir kat ihtarı bulunmadığını, bu sebeple borç henüz muaccel olmadan icra takibine başlandığını, davalı için borçlu sıfatının oluşmadığını, ödeme emrinde asıl alacak kalemlerine uygulanması talep edilen işlemiş faiz oranları TBK'nın 88. ve 120. maddelerinde düzenlenmiş olan faiz oranı sınırlarını aştığını, davalının davacı bankaya böyle bir faiz borcu bulunmadığını, davacı banka taraflar arasındaki sözleşmedeki hükme uygun olarak faiz hesaplaması yaptığını belirttiğini, ancak fahiş faiz oranlarının uygulanması Türk Borçlar Kanunu'nun 25. Maddesine göre usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerek sözleşmenin genel işlem koşullarını düzenleyen hükümlerine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle kesin olarak hükümsüz olması gerekse usulüne uygun kat ihtarı bulunmaması nedeniyle yapılan icra takibinin iyi niyetli olarak yapılmadığını, bu nedenle alacağın 9620'sinden aşağı olmamak üzere davacı bankanın kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.BİRLEŞEN DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile dava dışı borçlu ... arasında Genel Kredi Ve Teminat Sözleşmesi yapılarak davalı şirketin müşterek ve müteselsil kefil olduğunu, Genel Kredi Ve Teminat Sözleşmesi kapsamında davalının nakit ve gayri nakit borçları doğduğunu, davalıya, Gebze .... Noterliğinin 05.11.2019 Tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi çekilerek hesaplarının kat edildiğini ve borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, borç detaylarının ihtarnamede, müşteri hesap özetinde ve banka kayıtlarında mevcut olduğunu, hesap kat ihtarına rağmen de borcun ödenmemesi nedeni ile bu defa davalı şirket aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibine geçildiğini, borçluların takibe, borca, faize ve ferilerine itiraz ettiğini, davalı-borçlunun borcunu ödemediği gibi aleyhine başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edip icra takibinin durmasına ve müvekkilin mağdur olmasına neden olduğunu, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. Sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, söz konusu dava dosyası ile huzurdaki işbu dava dosyasının konusu, sebebi ve taraflarının aynı olduğunu beyanla dosyalar arasında hukuki ve fiili irtibat söz konusu olduğundan bu nedenle Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.