TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ÇELEBİ KUTLU BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/38612) Karar Tarihi: 21/4/2021 R.G. Tarih ve Say ı: 23/6/2021-31520 Başvuru Numaras ı: 2017/38612 Karar Tarihi : 21/4/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Recai AKYEL Selahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN Raportör : Denizhan HOROZG İL Başvurucu : Çelebi KUTLU Vekili : Av. Mehmet DURSUN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, başvurucunun yazd ığı dilekçede yer a
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ÇELEBİ KUTLU BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/38612) Karar Tarihi: 21/4/2021 R.G. Tarih ve Say ı: 23/6/2021-31520 Başvuru Numaras ı: 2017/38612 Karar Tarihi : 21/4/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Recai AKYEL Selahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN Raportör : Denizhan HOROZG İL Başvurucu : Çelebi KUTLU Vekili : Av. Mehmet DURSUN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, başvurucunun yazd ığı dilekçede yer alan sözleri ve baz ı beyanlar ı nedeniyle tazminat ödemeye mahkûm edilmesinin ifade özgürlü ğünü ihlal etti ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 1/12/2017 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına gönderilmi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle olaylar özetle şöyledir: 8. Başvurucu 1953 do ğumlu olup olaylar ın meydana geldi ği tarihte İstanbul'da ikamet etmektedir. Başvuru Numaras ı: 2017/38612 Karar Tarihi : 21/4/2021 39. S.S. İ. Yap ı Kooperatifi, Konyaalt ı Boğaçay ı mevkiinde sat ın al ınan arazi üzerine bina yaparak ortaklar ına daire verme amac ıyla 1987 y ılında kurulmu ştur. Başvurucu da bahse konu kooperatifin bir üyesidir. 10. Başvurucu ve ayn ı Kooperatifte üye olan G.B., M.Ö ve M.Ç. 24/1/2013 tarihinde Antalya Cumhuriyet Ba şsavc ılığına (Başsavc ılık) bir şikâyet dilekçesi sunmu ştur. Şikâyetçilere göre bahse konu Kooperatifin yöneticileri zimmet, görevi kötüye kullanma ve 24/4/1969 tarihli ve 1163 say ılı Kooperatifler Kanunu na muhalefet suçlar ını işlemiştir. Şikâyet dilekçesinin ilgili k ısm ı şu şekildedir: "...Aradan 25 y ıl geçmesine kar şın, hiçbir geli şme kaydedilmemi ş, sonuç elde edilememi ştir. Kooperatif Yönetimi, bugüne kadar, bürokratik engelleri gerekçe göstererek üyeler i oyalam ış, göstermelik ad ımlar atarak umutlar ını canl ı tutmuş ve son iki y ıla kada r üyelerinden aidat toplayarak haks ız ç ıkar elde etmi şlerdir. ... Kooperatif Yönetimi, a şağıda sayd ığımız eylemleri ile, üyeleri zarara u ğratm ış, kendileri de haks ız kazanç elde etmi şlerdir: 1- Yaklaşık 25 y ıldır, her bir ortaktan, üyeli ğe girişte değişik miktarlarda kat ılım pay ı ve ayda ortalama 100 TL aidat toplanm ıştır. Bu pay ve aidatlar ın nerelere harcand ığı belli değildir. Kooperatif yönetiminde yeterince şeffafl ık olmad ığından, üye olarak aidatlar ın nerelere harcand ığını takip etmemiz mümkün olmamaktad ır. Kooperatif Bilançolar ında yer alan harcama kalemlerinin gerçe ği yans ıtıp yans ıtmad ığı, harcamalara ili şkin belgelerin mevcut olup olmad ığı ve içeriklerini araştırmam ız ve bilgi sahibi olabilmemiz mümkün de ğildir. Ancak Bilançolar ı incelediğimizde dahi, baz ı usulsüzlükleri, en az ından yüzeysel olarak görmemiz mümkün olmu ştur. 2004, 2008, 2009 ve 2010 y ılı Kooperatif Denetim Kurulu Raporlar ında; plan proje ve yap ı ruhsat ı konular ında kooperatifin yapt ığı herhangi bir işlem bulanmad ığı bildirilmesine kar şın; ayn ı tarihli Kooperatif Bilançolar ında, sıras ıyla 16.240 TL., 55.000 TL., 155.480 TL., 80.775 TL. Plan Proje bedeli olarak gider kalemlerin e işlenmiştir. Yap ılmayan plan ve proje bedeli olarak al ınan bu mebla ğlar ın ak ıbeti belirsizdir... 2- 300 ortak ile ba şlayan kooperatifin ortak say ısının 100'e indirilmesi amaçlanm ış; bu amaçla, aidatlar ını ödemeyen ortaklar ihraç edilmi ş, kooperatif hisselerini devretme k isteyen ortaklar ın hisseleri, tespit edilen bedelleri ödenerek, kooperatif ad ına satın alınm ıştır. Ancak kooperatif ad ına, üyelerinin menfaati gere ği sat ın al ındığı iddia edile n üyelik haklar ının ak ıbeti belli de ğildir. Kooperatifin mevcut üyelerine kazand ırdığı iddia edilen katk ı, ortada yoktur. 3- Ortak say ısını 100'e indirmeyi amaçlam ış olmas ına rağmen, üye say ısının her y ıl değişmesi. baz ı yıllar, hisse sat ışlar ı nedeniyle azalmas ı gerekirken artmas ı, ç ıkan veya çıkar ılanlar ın üyelik haklar ının bedel mukabili sat ılıp sat ılmad ığını akla getirmektedir. 4- Kooperatif Yönetiminin Faaliyet Raporlannda belirtti ği üye say ısı ile, üye İmza Çizelgesinde yer alan üye say ılar ı, hiçbir dönemde birbirini tutmam ıştır. Başvuru Numaras ı: 2017/38612 Karar Tarihi : 21/4/2021 45- Genel Kurullarda, vekaletle kullan ılan oylara ili şkin, gerçekten oy kullanan ki şilere, adına oy kullan ılan üyeler taraf ından vekaletname verilip verilmedi ği belli degildir. Çünkü, bir iki istisna d ışında, yaz ılı vekaletname bulunmamaktad ır. Bu hususta da usulsüzlük yap ıldığını düşünüyoruz. Nitekim kooperatif yönetimi 25 y ıldır aşağı yukar ı ayn ı kişilerden oluşmaktad ır. Nitekim Koop. K.m:49'a göre; Ana sözle şmede aç ıklama bulundu ğu takdirde, bir ortak yaz ı ile izin vermek suretiyle Genel Kurul toplant ısında oyunu ancak ba şka bir orta ğa kulland ırabilir. Tespit edebildi ğimiz kadar ıyla; 2010 y ılı Genel Kurul toplant ısında, [A.E.A.] , [Ç.K.] adl ı üyeye oy kullanmas ı iç ın vekalet göndermesine ra ğmen, o ki şi ad ına oyu, [V.C.] kullanm ıştır. [V.C.] , Kooperatif Yönetim Kurulu Ba şkan ı [Y.C.nin] kardeşidir. Yine 2011 y ılı Genel Kurul toplant ısında, [M.Ş.Y.], [A.T.] adl ı üyeye oy kullanmas ı için vekalet göndermesine ra ğmen, o kişi ad ına oyu, [M.U.] kullanm ıştır. Genel Kurulda bu durumun fark ına var ılıp, kullan ılan oy iptal ettirilmi ştir. Tespit edilemeyen daha birço k usulsüzlüğün yap ıldığını düşünüyoruz. 6- Koop. K. m:98 atf ı ile T.Ticaret K. m:332 (Yeni 393) gere ği yasal engel bulunmas ına rağmen, 2007-2010 aras ı kooperatif Denetleme Kurulu üyeli ği yapm ış [F.V.Y.] , 25 y ıldır kooperatifin müdürü olan [M.Y.nin] damad ıdır. Yine, Kooperatif Müdürü [M.Y.] ile, Yönetim Kurulu Ba şkan ı [Y.C.] bacanakt ır. Ayr ıca, müdür [M.Y.nin] oğlu [B.Y.] , eşi [A.Y.] , k ızı [B.Y.] de, kooperat ıf üyesidir. Bu yak ın akrabal ık bağlar ı Genel Kurula bildirilmemi ş, taraf ımızca daha sonra ö ğrenilmiştir. Kooperatifin Yönetim Kurulunun kendi içinde ve Denetleme Kurulunda yak ın akrabalar ın bulunmas ı, sağlıklı idare edilmedi ğini, yolsuzluk ve usulsüzlüklerin üzerinin kapat ılmas ı amac ı güdüldü ğünü, kooperatif i şini geçim kayna ğı olarak kulland ıklar ını ortaya koymaktad ır. 25 y ıldır somut bir ad ım at ılmamas ı da, kooperatifi aile şirketi haline getiren bu kişilerin amaçlar ının, üyelerin aidatlar ını geçim kayna ğı olarak kullanmak oldu ğunu ortaya koymaktad ır. ...8- Kooperatifler Kanunu 24. Maddeye göre; 'Yönetim Kurulunun gelir gider farklar ının dağıtım şekli hakk ındaki tekliflerini ihtiva eden y ıllık çal ışma raporu ile bilanç o ve denetçilerin 66 nc ı madde hükümlerine uygun olarak tanzim edecekleri rapor genel kurulun y ıllık toplant ısından en az 15 gün öncesinden itibaren bir y ıl süre ile Kooperati f merkezinde ve varsa şubelerinde ortaklar ın tetkikine amade tutulur. Talep eden ortaklara bilanço ve gelir gider fark ı hesaplar ının birer suretinin verilmes i mecburidir.' Ancak kooperatif yönetimi. bu hükmün gere ğini yerine getirmemi ş rapor ve bilançolar ı üyelerin incelemesine sunmak bir yana, üyelerden gizlemek için ellerinden geleni yapm ışlard ır. 9- 2010 ve 2011 Genel Kurul Toplant ılar ında, Hesap Tetkik Komisyonu kurularak, kooperatifin hesaplar ının, gelir ve harcamalar ının incelenmesi ve kooperatifin şeffaf hale getirilmesi istenmesine ra ğmen, yukar ıda belirtildi ği üzere, akraba şirketi gibi hareket ederek akraba ve çevresinin deste ği ile, bu husustaki talepler reddedilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2017/38612 Karar Tarihi : 21/4/2021 510- [İ.] Yap ı Kooperatifinin müdürü [M.Y.] , ayn ı zamanda. bir ba şka ([İ.] Evler Yap ı) kooperatifin de Yönetim Kurulu Ba şkanl ığını yapmaktad ır. Yani, kooperatif yöneticileri, kooperatifçilik i şini meslek haline getirmi ş, üyeleri üzerinden haks ız kazanç temin etmektedirler. 11- Kooperatif ad ına sat ın al ınan arazi üzerinde portakal a ğaçlar ı bulunmakta olup, bu ağaçlardan elde edilen ürünün ne yap ıldığı, değerlendirilip de ğerlendirilmedi ği, elde edilen gelir varsa miktar ı belli değildir. Yönetimin Faaliyet Raporlar ında da, bu hususta hiçbir aç ıklama yer almamaktad ır. SONUÇ : Belirtti ğimiz ve resen göz önünde bulundurulacak nedenlerle, kooperatifi ve üyelerini zarara u ğratan, usulsüz i şlemler yapan ve haks ız menfaat temin eden şüphel i kooperatif yetkilileri hakk ında gerekli kovu şturma yap ılarak, kamu davas ı aç ılmas ına karar verilmesini, sayg ılar ımızla arz ve talep ederiz. " 11. Bahse konu şikâyet üzerine ilgili Kooperatif yetkilileri hakk ında Başsavc ılıkça soruşturma ba şlatılm ıştır. Başsavc ılık 4/2/2013 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanl ığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürlü ğü Kooperatifler Dairesi Ba şkanl ığına müzekkere yazarak müştekilerin şikâyetine konu iddialarla ilgili olarak İ. Yap ı Kooperatifinin tüm defter, belge ve kay ıtlar ının incelenmesini, rapor tanzim edilmesini istemi ştir. Bunun üzerine Antalya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlü ğü 17/9/2013 tarihinde bir inceleme raporu düzenlemi ştir. Başsavc ılık ayr ıca 26/6/2013 tarihinde Kooperatife ait defter ve belgeleri bir bilirki şiye teslim ederek bilirki şiden rapor haz ırlamas ını istemiştir. 12. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlü ğü ve bilirki şi ayr ı ayr ı raporlar ını dosyaya sunmuştur. Raporlar ın incelenmesi neticesinde mü ştekilerin baz ı iddialar ı hakk ında teknik baz ı incelemeler yap ıldığı anlaşılmaktad ır. Raporlara göre mü ştekilerin bahse konu iddialar ın bir k ısm ının doğru olduğu, bir k ısm ının doğru olmakla birlikte bunun 1163 say ılı Kanun'a ayk ırılık teşkil etmedi ği, bir k ısm ının ise incelenen defter ve belgelere göre do ğru olmad ığı belirtilmiş; sonuç olarak şikâyet dilekçesinde, i şlendiği iddia edilen suçlar ın unsurlar ının somut olayda olu şmad ığı yönünde kanaat bildirilmi ştir. 13. Başsavc ılık 6/11/2013 tarihinde, inceleme ve bilirki şi raporuna göre şüphelileri n atılı suçlar ı işlediklerine dair mü ştekilerin soyut iddialar ı d ışında delil bulunmad ığı gerekçesiyle kovu şturmaya yer olmad ığı karar ı vermiştir. 14. Müştekiler bilirki şi raporlar ında yer ald ığını düşündükleri eksiklikleri ayr ı ayr ı belirterek 4/12/2013 tarihinde karara itiraz etmi ş ancak bu itirazlar ı Manavgat 2. A ğır Cez a Mahkemesince 27/1/2014 tarihinde reddedilmi ştir. 15. Bunun üzerine mü ştekilerin şikâyet ettikleri Kooperatif yetkililerinin bir k ısm ı 14/7/2015 tarihinde ba şvurucunun da aralar ında bulundu ğu müştekiler aleyhine Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) manevi tazminat davas ı açm ıştır. 16. Davac ılar dava dilekçesinde özetle ba şvurucunun da aralar ında bulundu ğu daval ılar ın kendilerine a ğır suçlamalarda ve gerçekle ilgisi olmayan olaylar ı öne sürerek şikâyetçi olduklar ını belirtmiştir. Davac ılar söz konusu şikâyetler nedeniyle Ba şsavc ılıkça soruşturma yap ıldığını ve kovuşturmaya yer olmad ığına karar verildi ğini, bu karara yap ılan itiraz ın da kesin olarak reddedildi ğini ifade etmi ştir. Davac ılar ayr ıca kendilerinin öğretmenlik, memurluk ve esnafl ık gibi onurlu mesleklerle u ğraştıklar ını, daval ılar ın resmî Başvuru Numaras ı: 2017/38612 Karar Tarihi : 21/4/2021 6makamlar ı aldatarak soyut iddialarda bulunduklar ını ve son derece a ğır bu suçlamalar nedeniyle büyük üzüntü duyduklar ını belirtmiştir. 17. Daval ılar ise cevap dilekçesinde özetle şikâyete konu olayda Ba şsavc ılıkça kovuşturmaya yer olmad ığına dair karar verildi ğini ve davac ılar hakk ındaki şikâyet dilekçesinin Anayasa ve Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi çerçevesinde hak arama özgürlüğünün kullan ımı olduğunu ifade etmi ştir. Daval ılar; hukuk toplumunda ya şama hakk ına sahip olan herkesin devletten suç i şlenmesinin önlenmesi ve suçlular ın cezaland ırılmas ını talep hakk ına sahip oldu ğunu, kişiler hakk ında aç ılan ceza davas ı sonucunda beraat karar ı verilmesi olgusunun yarg ı görevinin yasalara göre takdir hakk ı kullan ılmak suretiyle yerine getirilmesi ile ilgili oldu ğunu ve bunun çat ışan haklar ın s ınırının belirlenmesinde davac ı lehine de ğerlendirilecek bir delil olarak de ğerlendirilemeyece ğini belirtmiştir. Daval ılar son olarak Kooperatif Yönetim ve Denetim Kurulu üyeleri ile Gene l Kurul Toplant ısı'na kat ılan hükûmet komiseri hakk ında ayr ıca suç duyurusunda bulunduklar ını ve davac ılar hakk ında çeşitli mahkemelerde kamu davalar ı aç ıldığını, aç ılan bir kamu davas ında ise mahkûmiyet karar ı verildiğini, bunun da şikâyet haklar ını somut emarelere dayand ırdıklar ının aç ık göstergesi oldu ğunu vurgulam ıştır. 18. Yarg ılama sonucunda Mahkeme 15/3/2017 tarihinde davan ın k ısmen kabulüne karar vermi ştir. Mahkemenin gerekçeli karar ında yap ılan değerlendirmelerin ilgili k ısm ı şu şekildedir: "...Daval ılar ın Cumhuriyet Ba şsavc ılığına verdikleri şikayet dilekçelerinde davac ılar ın plan ve proje bedeli olarak ald ıklar ı meblağlar ı karşılıksız ve haks ız olarak isnat ettiklerin i ve haks ız kazanç elde ettiklerini, kooperatif aidatlar ını geçim kayna ğı olarak kulland ıklar ını, üyelerden toplad ıklar ı aidatlar ı masraf kalemleri icat ederek kulland ıklar ı ve haks ız ç ıkar sağlad ıklar ını, üyeler üzerinden haks ız kazanç temin ettiklerini, kooperati f adına sat ın al ınan araz ı üzerindeki portakal a ğaçlar ının ürünlerinin ne yap ıldığı ve ne şekilde de ğerlendirildi ğinin belli olmad ığını iddia ettikleri ve belirtildi ği şekilde beyanda bulunduklar ı, ayr ıca dinlenen yeminli tan ık beyanlar ı ile kooperatifin yap ılan genel kurul toplant ılar ında daval ı Çelebi Kutlu'nun (başvurucu) davac ı [M.Y.] ve diğer kooperati f üyelerine yönelik olarak 'planlama a şamas ında para yediniz, buray ı geçim kayna ğı yapt ınız, sahtekarl ık yapt ınız, kreşlerinizi ve i ş yerlerinizi buran ın paras ıyla kurdunuz' dedi ğinin, diğer daval ılar ın [M.Y.] ve ailesiyle di ğer yöneticilere 'sizin yüzünüzden kooperatif geride kald ı, paray ı yediniz, nereye gitti bu paralar, buray ı geçim kayna ğı yapt ınız' dediğinin, daval ı Çelebi Kutlu ve [M.Ö.nün] 'kooperatif arsas ının bahçesindeki portakallar ı satt ınız, buradan gelir elde ettiniz, plan proje masraf ı olarak bütçede toplanan paralar ı yediniz b u paralar nereye gitti' dediklerinin ispatland ığı, şikayet dilekçesindeki belirtilen cümleleri n şikayet amac ını aştığı ve şikayet hakk ının kötüye kullan ılmas ı niteliğinde oldu ğu, şikaye t dilekçesindeki beyanlar ile daval ılar ın davac ılar hakk ındaki Kooperatif Genel Kurulunda suç isnad ı niteliğindeki hakaret içeren sözlerinin davac ılar ı küçük dü şürücü, şeref v e haysiyetini zedeleyici nitelikte oldu ğu, bu sözlerin ve şikayet dilekçesinde yaz ılı beyanlar ın davac ılar ın kişilik haklar ına haks ız sald ırı oluşturduğu, davac ılar ın daval ılar ın bu sözlerinden dolay ı manevi zarar gördüklerinin kabul edilmesi gerekti ği, davac ılar ın daval ılar ın hakaret niteli ğindeki ve küçük dü şürücü sözlerinden dolay ı duyduklar ı üzüntü ve acı ile bozulmu ş olan ruhi huzurunun imkan dairesinde yeniden elde edilmesini sağlama k için taraflar ın sosyal ve ekonomik durumlar ı, paran ın olay tarihi itibariyle sat ın alma değeri, daval ılar ın söz ve beyanlar ındaki suç isnad ı kast ının derecesi ve a ğırlığı, davac ılar ın duyduğu ac ı ve üzüntünün yo ğunluğu gözetilerek her bir davac ı için 3.000 TL manevi tazminata hükmedilmesinin çekilen s ıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde adalete v e hakkaniyete uygun olaca ğı, tüm dosya kapsam ı ile belirlendi ğinden davac ılar ın manev i tazminat talebinin kabulüne, her bir davac ı için 3.000 TL olmak üzere toplam 15.000 T L Başvuru Numaras ı: 2017/38612 Karar Tarihi : 21/4/2021 7manevi tazminat ın dava tarihinden i şleyecek yasal faiziyle (müştereken ve müteselsilen) daval ılardan al ınarak davac ılara ödenmesine, davac ılar ın fazlaya ili şkin taleplerinin reddine karar verilmesi gerekti ği sonucuna var ılarak aşağıda yaz ılı şekilde hükü m kurulmuştur." 19. Daval ılar ın istinaf talebini inceleyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi (BAM) 20/9/2017 tarihinde istinaf ba şvurular ının esastan reddine kesin olarak karar vermi ştir. BAM karar ının ilgili k ısm ı şu şekildedir: "...Müşteki daval ılar ın şikayet dilekçelerinde özellikle zimmet ve haks ız ç ıkar eld e etmek gibi yüz k ızart ıcı isnatlarda bulunmak suretiyle şikayet hakk ının korunmas ına ilişkin yasal koruman ın s ınırlar ını tecavüz ettikleri, an ılan isnatlar yönünden daha dikkatli v e özenli davran ılmas ı gerektiğine ilişkin yerle şik yarg ısal uygulamalara ayk ırı hareket ettikleri, yani somut olay bak ımından şikayetin amac ını aştığı, dolay ısıyla şikayetin, hakk ın kötüye kullan ılmas ı niteliğine büründü ğü, daval ılar ın şikayetlerini hakl ı gösterece k emareleri ortaya koyamad ıklar ı anlaşılmaktad ır. Şikayet dilekçesi içeri ğinde sarf edilen b u sözlerin davac ılar ı küçük dü şürücü nitelikte bulundu ğu, şeref ve haysiyetlerini zedeledi ği, dolay ısıyla kişilik haklar ına sald ırı niteliğinde bulundu ğu aç ıktır. Bu itibarla ilk derece mahkemesince şikayet hakk ının kötüye kullan ıldığından bahisle manevi tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Öte yandan, her ne kadar daval ılar vekilince, davac ılar hakk ında Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/810 ve Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/392 Esas say ılı dosyalar ında görülen kamu davalar ının aç ıldığı, 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/810 Esas say ılı dosyas ının yarg ılamas ı sonucunda davac ılar ın mahkumiyetlerin e karar verildi ği, bu durumun dahi daval ılar ın şikayet haklar ını somut emarelere dayand ırdıklar ının aç ık göstergesi oldu ğu ileri sürülmü ş ise de; 23. Asliye Cez a Mahkemesinin 2015/810 Esas say ılı dosyas ındaki yarg ılama konusunun kooperatif genel kurul toplant ısının zaman ında yap ılmamas ı, suç tarihinin ise 1/8/2015 tarihi oldu ğu; 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/392 Esas say ılı dosyas ındaki yarg ılama konusunun da kooperatife ait ta şınmaz ın gerçek de ğerinin alt ında bir bedelle sat ılmas ı suretiyle kooperatifin zarar görmesine sebep olma oldu ğu ve suç tarihinin 10/6/2015 tarihi olarak belirlendi ği anlaşılmaktad ır. Oysa eldeki davaya konu edilen ve haks ız olduğu ileri sürülen şikayet ise 24/1/2012 tarihinde yap ılmış ve davac ılar ın bu tarihten önceki eylemleri şikaye t konusu edilmi ştir. Dolay ısıyla şikayet tarihinden yakla şık üç y ıl sonraki eylemler sebebiyle davac ılar hakk ında kamu davas ı aç ılmas ı ve/veya mahkumiyet karar ı verilmiş olmas ı bu dava yönünden daval ılar ın şikayet haklar ını usule uygun olarak kulland ıklar ını göstermez... İlk Derece Mahkemesi karar ına yönelik istinaf isteminin reddine karar verilmelidir. " 20. BAM karar ı başvurucuya 2/11/2017 tarihinde tebli ğ edilmiştir. Başvurucu 1/12/2017 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK 21. 11/1/2011 tarihli ve 6098 say ılı Türk Borçlar Kanunu nun Sorumluluk kena r başlıklı 49. maddesi şöyledir: Kusurlu ve hukuka ayk ırı bir fiille ba şkas ına zarar veren, bu zarar ı gidermekl e yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kural ı bulunmasa bile, ahlaka ayk ırı bir fiille başkas ına kasten zarar veren de, bu zarar ı gidermekle yükümlüdür. Başvuru Numaras ı: 2017/38612 Karar Tarihi : 21/4/2021 822. 6098 say ılı Kanun un Kişilik hakk ının zedelenmesi kenar ba şlıklı 58. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: Kişilik hakk ının zedelenmesinden zarar gören, u ğrad ığı manevi zarara kar şılık manevi tazminat ad ı alt ında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. 23. Yarg ıtay ın haks ız şikâyet nedeniyle manevi tazminat istemlerine ili şkin verdiği kararlarda vurgulanan temel ilkeler şunlard ır (birçok karar aras ından bkz. Yarg ıtay 4. Hukuk Dairesi, E.2016/13345, K.2019/699, 14/2/2019; Yarg ıtay 4. Hukuk Dairesi, E.2016/8975, K.2018/7434, 29/11/2018; Yarg ıtay 4. Hukuk Dairesi, E.2016/3988, K.2018/1033, 19/2/2018): Şikâyet hakk ı, diğer bir deyimle hak arama özgürlü ğü; Anayasa n ın 36. maddesinde; 'Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir' şeklinde ye r alm ıştır. Hak arama özgürlü ğü bu şekilde güvence alt ına al ınm ış olup; kişiler, gerek yarg ı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kurulu şlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere kar şı haklar ının korunmas ını, yasal i şlem yap ılmas ını ve cezaland ırılmalar ını isteme hak ve yetkilerine sahiptir. Anayasa n ın güvence alt ına ald ığı hak arama özgürlü ğünün yan ında, yine Anayasa'n ın 'Temel Haklar ve Hürriyetlerin Niteli ği' başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin ki şiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip oldu ğu belirtildikten ba şka, 17. maddesinde de, herkesin ya şama, maddi ve manevi varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ına sahip bulundu ğu da düzenleme alt ına al ınm ış bulunmaktad ır. 4721 say ılı Türk Medeni Kanunu nun 24. maddesinde, ki şilik haklar ına yap ılan sald ırının unsurlar ı belirtilmi ş ve hukuka ayk ırılığı aç ıklanm ıştır. 25. maddesinde ise, ki şilik haklar ına karşı yap ılan sald ırının dava yolu ile korunaca ğı aç ıklanm ış, 818 say ılı Borçlar Kanunu nun 49. maddesinde ise sald ırının yapt ırımı düzenlenmi ştir. Hak arama özgürlü ğü ile kişilik haklar ının karşı karşıya geldiği durumlarda; huku k düzeninin bu iki de ğeri ayn ı zamanda koruma alt ına almas ı düşünülemez. Daha az üstün olan yarar ın, daha çok üstün tutulmas ı gereken yarar kar şısında o olayda ve o an için korumas ız kalmas ının uygunlu ğu kabul edilecektir. Hak arama özgürlü ğü, diğer özgürlüklerde oldu ğu gibi s ınırsız olmay ıp kişi salt başkas ını zararland ırmak için bu hakk ı kullanamaz. Bu hakk ın hukuken korunabilmesi ve yerinde kullan ıldığının kabul edilebilmesi için şikâyet edilenin cezaland ırılmas ını veya sorumlu tutulmas ını gerektirecek yeterl i kan ıtlar ın mevcut olmas ı da zorunlu de ğildir. Şikâyeti hakl ı gösterecek baz ı emare ve olgular ın zay ıf ve dolayl ı da olsa varl ığı yeterlidir. Bunlara dayanarak ba şkalar ının da ayn ı olay karşısında daval ı gibi davranabilece ği hallerde şikâyet hakk ının kullan ılmas ının uygun olduğu kabul edilmelidir. Aksi halde şikâyetin hak arama özgürlü ğü s ınırlar ı aşılarak kullan ıldığı, kişilik değerlerine sald ırı oluşturduğu sonucuna var ılmal ıdır." V.İNCELEME VE GEREKÇE 24. Mahkemenin 21/4/2021 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı 25. Başvurucu, hak arama özgürlü ğü kapsam ında bir ihbar ve şikâyette bulunmas ı nedeniyle manevi tazminat ödemeye mahkûm edildi ğini iddia etmi ştir. Başvurucu; Başvuru Numaras ı: 2017/38612 Karar Tarihi : 21/4/2021 9Kooperatif Yönetim ve Denetim Kurulu üyeleri hakk ında başkaca şikâyetlerde de bulunduklar ını ve bunun üzerine bu ki şiler hakk ında birden çok ceza davas ı aç ıldığını, bu davalardan birinde de yöneticiler hakk ında görevi ihmal ve kötüye kullanma suçlar ından mahkûmiyet karar ı verildiğini, bu tür olaylar ın yaşand ığı bir kooperatife üye olmas ı nedeniyle şikâyet hakk ını kullanmas ının oldukça normal görülmesi gerekti ğini ifade etmi ştir. Başvurucu, bu durumlar ın yarg ılama mercilerince dikkate al ınmad ığını ve bu nedenle adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. B. Değerlendirme 26. Anayasa n ın Düşünceyi aç ıklama ve yayma hürriyeti kenar ba şlıklı 26. maddesinin ilgili k ısımlar ı şöyledir: "Herkes, dü şünce ve kanaatlerini söz, yaz ı, resim veya ba şka yollarla tek ba şına veya toplu olarak aç ıklama ve yayma hakk ına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamlar ın müdahales i olmaks ızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestli ğini de kapsar... Bu hürriyetlerin kullan ılmas ı,... başkalar ının şöhret veya haklar ının,... korunmas ı ... amaçlar ıyla s ınırlanabilir " 27. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucunun adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildiğine yönelik şikâyetlerinin bir bütün olarak ifade özgürlü ğü kapsam ında incelenmesi uygun görülmü ştür. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden 28. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan ifade özgürlü ğünün ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 2. Esas Yönünden a. Müdahalenin Varl ığı 29. Başvurucu, yazd ığı dilekçede yer alan sözleri ve baz ı beyanlar ı nedeniyle Mahkemece tazminat ödemeye mahkûm edilmi ştir. Söz konusu mahkeme karar ı ile başvurucunun ifade özgürlü ğüne yönelik bir müdahale söz konusudur. b. Müdahalenin İhlal Oluşturup Olu şturmad ığı 30. Yukar ıda an ılan müdahale, Anayasa n ın 13. maddesinde belirtilen ko şullar ı yerine getirmedi ği müddetçe Anayasa n ın 26. maddesinin ihlalini te şkil edecektir. Anayasa n ın 13. maddesi şöyledir: "Temel hak ve hürriyetler, ... yaln ızca Anayasan ın ilgili maddelerinde belirtile n sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu s ınırlamalar, ... demokrati k toplum düzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz. Başvuru Numaras ı: 2017/38612 Karar Tarihi : 21/4/2021 1031.Bu sebeple müdahalenin Anayasa n ın 13. maddesinde öngörülen ve somut başvuruya uygun dü şen, kanunlar taraf ından öngörülme, Anayasa n ın ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk koşullar ını sağlay ıp sağlamad ığının belirlenmesi gerekir. i. Kanunilik 32. 6098 say ılı Kanun'un 49. ve 58. maddelerinin kanunla s ınırlama ölçütünü karşılad ığı sonucuna var ılm ıştır. ii. Meşru Amaç 33. Müdahalenin başkalar ının şöhret veya haklar ının korunmas ına yönelik önlemlerin bir parças ı olduğu ve meşru bir amaç ta şıdığı sonucuna var ılm ıştır. iii. Demokratik Toplum Düzeninin Gereklerine Uygunluk (1) Genel İlkeler (a) Demokratik Toplumda İfade Özgürlü ğünün Önemi 34.İfade özgürlü ğü kişinin haber ve bilgilere, ba şkalar ının fikirlerine serbestçe ulaşabilmesi, dü şünce ve kanaatlerinden dolay ı k ınanmamas ı, bunlar ı tek başına vey a başkalar ıyla birlikte çe şitli yollarla serbestçe ifade edebilmesi, anlatabilmesi, savunabilmesi, başkalar ına aktarabilmesi ve yayabilmesi anlam ına gelir. Anayasa Mahkemesi ifade özgürlüğünün demokrasinin i şleyişi için ya şamsal önemde oldu ğunu daha önce pek çok karar ında aç ıklam ıştır (Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015, 33-35; Mehme t Ali Ayd ın [GK], B. No: 2013/9343, 4/6/2015, 42, 43; Tansel Çöla şan, B. No: 2014/6128, 7/7/2015, 35-38). (b) Müdahalenin Demokratik Toplum Düzeninin Gereklerine Uygun Olmas ı 35. Temel hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için zorunlu bir toplumsal ihtiyac ı karşılamas ı ve orant ılı olmas ı gerekir ( Bekir Coşkun, 53-55; Mehmet Ali Ayd ın, 70-72; AYM, E.2007/4, K.2007/81, 18/10/2007). Müdahaleyi olu şturan tedbirin zorunlu bir toplumsal ihtiyac ı karşılad ığının kabul edilebilmesi için amaca ula şmaya elveri şli olmas ı, başvurulabilecek en son çare ve al ınabilecek en hafif önlem olarak kendisini göstermesi gerekmektedir (baz ı farkl ılıklarla birlikte bkz. Bekir Coşkun, 51; Mehmet Ali Ayd ın, 68; Tansel Çöla şan, 51). 36. Anayasa Mahkemesinin bir görevi de bireylerin fikirlerini ifade özgürlü ğü yoluyla ifade etme haklar ı ile Anayasa'n ın 26. maddesinin ikinci f ıkras ında belirtilen me şru amaçlar aras ında adil bir dengenin sa ğlan ıp sağlanamad ığını denetlemektir. Me şru amaçlar ın bir olayda varl ığının hakk ı ortadan kald ırmad ığı vurgulanmal ıdır. Önemli olan bu me şru amaçla hak aras ında olay ın şartlar ı içinde bir denge kurmakt ır (Bekir Coşkun, 44, 47, 48; Hakan Yiğit, B. No: 2015/3378, 5/7/2017, 58, 61, 66). Başvuru Numaras ı: 2017/38612 Karar Tarihi : 21/4/2021 11(c)İfade Özgürlü ğünü İlgilendiren Yönüyle İddia ve Savunma Dokunulmazl ığı 37.İddia ve savunma dokunulmazl ığı, Anayasa'n ın 36. maddesi çerçevesinde güvence alt ına al ınm ıştır. An ılan maddenin birinci f ıkras ında herkesin me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunmalar ını sunma ve adil yarg ılanma hakk ına sahip oldu ğu belirtilmi ştir (Güher Ergun ve diğerleri , B. No: 2012/13, 2/7/2013, 38). Adil yarg ılanmaya ili şkin hak ve ilkeler hem medeni hak ve yükümlülükler ile ilgili uyu şmazl ıklar ın hem de bir suç isnad ının esas ının karara bağlanmas ı esnas ında geçerlidir ( Adnan Oktar , B. No: 2012/917, 16/4/2013, 21). 38. Anayasal güvenceye sahip iddia ve savunma dokunulmazl ığı 26/9/2004 tarihli ve 5237 say ılı Türk Ceza Kanunu'nda da yer almaktad ır. An ılan Kanun'un 128. maddesinde yarg ı mercileri veya idari makamlar nezdinde yap ılan yaz ılı veya sözlü ba şvurularda muhakeme süjelerinin ki şilerle ilgili olumsuz beyanlar ı -belli s ınırlar içinde olmak kayd ıyla- hukuka uygunluk nedeni olarak öngörülmü ştür (Kenan Gül , B. No: 2015/17892, 19/2/2019, 44; Şeyma Fenercio ğlu, B. No: 2015/12747, 7/11/2019, 39). 39. Söz konusu madde ile her ne kadar dokunulmazl ığın kullan ımına şekil, yer ve ölçülülük yönünden s ınırlama getirilmi ş olsa da maddi gerçeklerin iddia ile savunman ın çarp ışmas ı sonucu ortaya ç ıkacağı dikkate al ındığında bu s ınırlamalar ın mümkün oldu ğunca dar yorumlanmas ı gerekmektedir ( Kenan Gül , 45; Şeyma Fenercio ğlu, 40). 40. 5237 say ılı Kanun'un 128. maddesine göre isnat ve de ğerlendirmeler, gerçek ve somut vak ıalara dayand ığı ve uyuşmazl ıkla bağlant ılı olduğu müddetçe ölçülü kabul edilebilir. Bununla birlikte yarg ılama esnas ında kullan ılan ifadelerin ve ele ştiri hakk ının makul olmayan ölçüde s ınırland ırılmas ının hem Anayasa'n ın 26. maddesi hem de 36. maddesi alt ında güvence alt ına al ınan haklar ın gereğince yerine getirilmesini engelleyece ği unutulmamal ıdır. Yarg ının işleyişine halel getirmemek ad ına davan ın taraflar ı ve profesyonel olarak iddia ve savunma görevini icra eden avukatlar bu görev nedeniyle herhangi bir müeyyide veya ceza tehdidi alt ında kalmamal ıdır (Kenan Gül , 46; Şeyma Fenercio ğlu, 41). 41. Anayasa Mahkemesine göre de iddia ve savunma hakk ının her türlü etkiden uzak olarak kullan ılmas ı esast ır. Anayasa Mahkemesi; bir davada taraflar ın yarg ı mercileri önünde iddia ve savunmalar ını kayg ıya kap ılmadan serbestçe yapmalar ı gerektiğini, iddia ve savunma s ınırı içinde kalan hakaretin suç te şkil etmemesinin olayda hakaret kast ının bulunmamas ına değil adaletin tam olarak yerine getirilmesi sebebine dayand ığını belirtmiştir. Anayasa Mahkemesine göre bu serbestlik davan ın ayd ınlığa kavuşmas ına, diğer bir deyi şle hakk ın meydana ç ıkmas ına yol açma amac ına hizmet etmelidir (AYM, E.1963/163, K.1965/36, 8/6/1965; E.1979/38, K.1980/11, 29/1/1980; Kenan Gül , 47). (d) Başkalar ının Şöhret veya Haklar ının Korunmas ı 42. Anayasa n ın 26. maddesinin ikinci f ıkras ına göre ifade özgürlü ğünün sınırland ırılma nedenlerinden ve bu ba ğlamda ifade özgürlü ğünü kullananlar ın uymas ı gereken görev ve sorumluluklardan biri de ba şkalar ının şöhret veya haklar ının korunmas ıdır. Bireyin şeref ve itibar ı, kişisel kimli ğinin ve manevi bütünlü ğünün bir parças ını oluşturur ve Anayasa n ın 17. maddesinin birinci f ıkras ının korumas ından faydalan ır (İlhan Cihaner (2), B. No: 2013/5574, 30/6/2014, 44; Kenan Gül , 52). Başvuru Numaras ı: 2017/38612 Karar Tarihi : 21/4/2021 1243. Üçüncü ki şilerin şeref ve itibara müdahalesi, birçok ihtimalin yan ında adli makamlara verilen dilekçeler veya mahkemeler önünde sarf edilen sözlerle de olabilir. Bir kişi adli makamlara verilen dilekçelerde ve bir yarg ılama çerçevesinde ele ştirilmiş olsa dahi o kişinin şeref ve itibar ı manevi bütünlü ğünün bir parças ı olarak de ğerlendirilmelidir ( Cem Mermut, B. No: 2013/7861, 16/4/2015, 37). Devlet, bireyin şeref ve itibar ına keyfî olarak müdahale etmemek ve üçüncü ki şilerin sald ırılar ını önlemekle yükümlüdür ( Nilgün Halloran, B. No: 2012/1184, 16/7/2014, 41; Adnan Oktar (3), B. No: 2013/1123, 2/10/2013, 33; Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015, 45; Önder Bal ıkçı, B. No: 2014/6009, 15/2/2017, 44). (e) Çat ışan Haklar Aras ında Dengeleme 44. Devletin bireylerin maddi ve manevi varl ığının korunmas ı ile ilgili poziti f yükümlülükleri çerçevesinde şeref ve itibar ın korunmas ı hakk ı ile diğer taraf ın Anayasa d a güvence alt ına al ınm ış olan iddia ve savunma dokunulmazl ığı ile ifade özgürlü ğünden yararlanma hakk ı aras ında adil bir denge kurmas ı gerekir. Çat ışan haklar aras ında dengeleme yap ılabilmesi için mevcut olaya uygulanabilecek olan kriterlerden baz ılar ı şöyledir ( Kenan Gül, 54, 55; Şeyma Fenercio ğlu, 45, 46): i.İddia ve savunma dokunulmazl ığının kullan ılmas ını hakl ı gösterecek emarelerin varl ığı ii.İddia ve savunma dokunulmazl ığının s ırf üçüncü ki şilere zarar vermek amac ıyla kullan ılıp kullan ılmad ığı iii. Hedef al ınan kişiye yönelik isnatlar ın taraflar aras ındaki uyu şmazl ık konusuyla -oldukça zay ıf veya dolayl ı da olsa- ilgisinin bulunup bulunmad ığı ve uyuşmazl ığın çözümüne katk ısının olup olmad ığı 45. Anayasa Mahkemesi ba şvurunun ko şullar ına göre baz ılar ı yukar ıda say ılan kriterlerin gerekti ği gibi değerlendirilip de ğerlendirilmedi ğini denetler ( Nilgün Halloran , 41; Ergün Poyraz (2) [GK], B. No: 2013/8503, 27/10/2015, 56; Kadir Sağdıç, 58-66; İlhan Cihaner (2) , 66-73). (2)İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 46. Başvuru konusu olayda ba şvurucu ile birlikte bir k ısım Kooperatif üyesi, Kooperatif yöneticilerinin kooperatifle ilgili çe şitli suçlar i şlediğinden bahisle şikâyetçi olmuş, şüpheliler hakk ında soru şturma yürütülmü ş ve bu soru şturma sonucunda kovuşturmaya yer olmad ığı karar ı verilmiştir. Bunun üzerine ilgili Kooperatif yöneticilerinin açt ığı manevi tazminat davas ı sonucunda Mahkemece, şikâyet dilekçesinde yer alan ve Gene l Kurul toplant ılar ında dile getirilen baz ı ifadeler nedeniyle aralar ında başvurucunun da bulunduğu daval ı Kooperatif üyelerinin davac ılara toplam 15.000 TL manevi tazminat ödemesine karar verilmi ştir. 47. Eldeki ba şvuruda ba şvurucunun da içinde bulundu ğu daval ılar, ayn ı zamand a şikâyette bulunduklar ı Kooperatifin birer üyesidir. Şikâyet olunanlar ise ayn ı Kooperatifin yöneticisidir. Di ğer bir ifadeyle şikâyetçiler konu hakk ında menfaatlerinin do ğrudan ihlal edildiğini iddia eden veya edilme potansiyeli olan ki şiler olup şikâyet edileneler ise - şikâyetin hakl ı olduğunun anla şılmas ı hâlinde- do ğrudan sorumluluklar ına başvurulabilecek ki şilerdir. Başvuru Numaras ı: 2017/38612 Karar Tarihi : 21/4/2021 13Bunun yan ında daval ılar, başvuruya konu şikâyetten önceki bir tarihte davac ılar ın şeref ve itibar ın korunmas ı hakk ına haks ız müdahale te şkil edebilecek herhangi bir şikâyette de bulunmam ıştır. Aksine daval ılar, başvuruya konu şikâyet sonras ı Kooperatif yöneticileri hakk ında bir dizi şikâyette bulunmu ş; bu şikâyetler üzerine kamu davalar ı aç ılm ış hatta mahkûmiyet kararlar ı verilmiştir. 48. Başvuruya konu şikâyet dilekçesinde ve Genel Kurul toplant ılar ında kullan ılan ifadelere bak ıldığında Kooperatif yönetiminin baz ı eylemleri veya ihmallerinin konu al ındığı ve ifadelerin baz ı maddi olgulara dayand ığı anlaşılmaktad ır. Bahse konu şikâyet dilekçesinde somut örnek olay ve rakamlar üzerinden Kooperatif yönetiminin birtak ım usulsüzlükler yapt ığı iddia edilmi ş, genel kurul toplant ılar ında da benzer şikâyetlerin tekrarland ığı Mahkemece kabul edilmi ştir (bkz. 10, 18). Ba şsavc ılık, şikâyet dilekçesinde yer alan olgular hakk ında iki ayr ı uzman incelemesi yapt ırm ış; bunun sonucunda kovu şturmaya yer olmad ığına karar vermi ştir. Karara dayanak al ınan raporlar incelendi ğinde ise daha ileri ve teknik bir inceleme sonucunda şikâyet dilekçesinde yer alan iddialar ın bir k ısm ının doğru olduğu, bir k ısm ının ise doğru olmakla birlikte bunlar ın 1163 say ılı Kanun'a ayk ırılık teşkil etmediği, diğer bir k ısm ının ise incelenen defter ve belgelere göre do ğru olmad ığı kanaatine var ıldığı görülmüştür (bkz. 12). 49. Somut olayda ba şvurucu taraf ından kullan ılan ifadelerin veya yöneltilen suçlamalar ın muhatab ına rahats ızlık veren sald ırgan ifadeler oldu ğu kabul edilebilir. Bununla birlikte ba şvurucu ve di ğer arkada şlar ı, Cumhuriyet savc ılığına verdiği dilekçede esas itibar ıyla Kooperatif yönetimince plan ve proje bedeli olarak üyelerden al ınan paralar ın akıbeti ve Kooperatife ait gelirlerin harcamalar ına ilişkin kay ıtlar ın doğruluğu hakk ında şüpheleri bulundu ğunu ifade etmi ştir. Başvurucu, Kooperatif yöneticileri ile girdi ği tart ışma sıras ında söyledi ği "para yendi ğine", "sahtekarl ık yap ıldığına" ve Kooperatifin paralar ını kendi menfaatlerine kulland ıklar ına dair sözler ve isnatlar ı ile as ıl olarak yöneticilerin toplanan aidatlar ın harcanmas ına ilişkin olarak kendilerinde olu şan tereddütleri gideremedi ğini ima etmektedir. Ba şvuru konusu sözlerin Kooperatif üyesi olan ba şvurucu ve diğer daval ılar ın 25 y ıl gibi uzun bir süre geçmesine kar şın Kooperatif amac ının henüz gerçekleşmemiş olmas ına yönelik k ızgınlıklar ının ve sorgulamalar ının birer ifadesi olarak anlaşılmas ı gerekir. Yeni kurulmu ş bir kooperatife nazaran 25 y ıldır amac ı henü z gerçekleşmemiş bir kooperatif hakk ında yap ılacak aç ıklamalar ın veya getirilecek ele ştirilerin görece daha sert olmas ı anlaşılabilir. Üstelik eldeki olayda ba şvurucu, dilekçedeki sert sözleri somut bir isim belirtmeksizin genel olarak Kooperatif yöneticilerine yöneltmekte ve Kooperatifin ba şarısızlığı sebebiyle belirli ki şileri değil yönetimi suçlamaktad ır (bkz. 10). 50. Bu çerçevede söz konusu ifadelerde iddia ve savunma dokunulmazl ığının kullan ılmas ını hakl ı gösterecek emarelerin veya hedef al ınan kişilere yönelik isnatlar ın taraflar aras ındaki uyu şmazl ık konusuyla -oldukça zay ıf veya dolayl ı da olsa- ilgisinin bulunmad ığı ya da uyu şmazl ığın çözümüne katk ısının olmad ığı da söylenemez. Nitekim kişilerin kamu makamlar ına şikâyet dilekçesi vermesi, bu dilekçe sonucu şikâyet edilenlerin ceza almalar ını şart olarak gerektirmez. Bu kapsamda şikâyet dilekçesi sonucu kamu davas ı açılmas ının ya da mahkûmiyet karar ı verilmesinin aranmas ı hak arama özgürlü ğünü so n derece daralt ır. Bu hususun iddia ve savunma dokunulmazl ığı ve ifade özgürlü ğü ile şeref ve itibar ın korunmas ı hakk ı aras ında adil bir denge sa ğlan ırken dikkatle gözönünde bulundurulmas ı gerekir. 51. Yukar ıdaki aç ıklamalar ışığında derece mahkemelerinin somut olay ın kendine özgü şartlar ını gözönüne alarak ba şvurucunun şikâyetini s ırf üçüncü ki şilere zarar vermek Başvuru Numaras ı: 2017/38612 Karar Tarihi : 21/4/2021 14amac ıyla yap ıp yapmad ığını yeterince de ğerlendirmedikleri kanaatine ula şılm ıştır. Mahkemeler, ba şvurucunun ifade özgürlü ğü ile davac ılar ın şeref ve itibar ın korunmas ı haklar ı aras ında adil bir denge kuramam ıştır. 52. Olaylara bir bütün olarak yakla şıldığında başvurucunun ifade özgürlü ğüne yap ılan müdahale zorunlu bir ihtiyac ı karşılamad ığı için demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir müdahale olarak kabul edilemez. 53. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa n ın 26. maddesinde güvence alt ına al ınan ifade özgürlüğünün ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. 3. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 54. 30/11/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 55. Başvurucu, yeniden yarg ılama yap ılmas ı ya da tazminat verilmesi talebinde bulunmuştur. 56. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına da işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 57. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 58.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı veya mahkemenin ihlali gideremedi ği durumlarda Anayasa Mahkemesi 6216 say ılı Kanun un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama Başvuru Numaras ı: 2017/38612 Karar Tarihi : 21/4/2021 15yap ılmak üzere karar ın bir örne ğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar ın kendisine ula ştığı mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlalin sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir ( Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66, 67). 59.İncelenen ba şvuruda ba şvurucunun baz ı ifadeleri nedeniyle Mahkeme taraf ından başvurucunun manevi tazminat ödemesine karar verilmesinin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun dü şmediği ve bu nedenle ba şvurucunun ifade özgürlü ğünün ihlal edildi ği sonucuna var ılm ıştır. Dolay ısıyla somut ba şvuruda ihlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı anlaşılmaktad ır. 60. Bu durumda ifade özgürlü ğünün ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı f ıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş, yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 61. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 257,50 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.857,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A.İfade özgürlü ğünün ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa n ın 26. maddesinde güvence alt ına al ınan ifade özgürlü ğünün İHLAL EDİLDİĞİNE, C. Karar ın bir örne ğinin ifade özgürlü ğünün ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesine (E.2015/257, K.2017/61) GÖNDER İLMESİNE, D. 257,50 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.857,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, Başvuru Numaras ı: 2017/38612 Karar Tarihi : 21/4/2021 16E. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, F. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 21/4/2021 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Hicabi DURSUN Recai AKYEL Üye Üye Selahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN