T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/206 - 2025/1637 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/206 KARAR NO : 2025/1637 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/10/2024 NUMARASI : 2023/471 Esas - 2024/583 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 18/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 15/01/2026 Mahalli mahkemesince verilen…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/206 - 2025/1637 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/206 KARAR NO : 2025/1637 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/10/2024 NUMARASI : 2023/471 Esas - 2024/583 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 18/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 15/01/2026 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili, davalı ...A.Ş. vekili ve davalı ...Şirketi vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; 15.02.2023 tarihinde sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki çekici ve buna bağlı yarı römork ile sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucu, sürücü ...’ın aracında yolcu olarak bulunan davacılar murisi ...'ın vefat ettiğini, sürücü ...’ın sevk ve idaresinde olan aracın davalı ...A.Ş. tarafından, sürücü ... tarafından sevk ve idare edilen aracın da ...A.Ş. tarafından ZMM sigortası ile sigortalandığını, davalı sigorta şirketlerinin davacıların uğradığı zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılardan ... için ayrı ayrı 50.000,00.-er TL, davacı ... için 200.000,00.- TL olmak üzere toplam 350.000,00.-TL maddi tazminatın davacılardan ..., ... için 08.04.2023 tarihinden, diğer davacı ... için 07.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketlerinden müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini davacı ... yönünden 1.459.966,05 TL, ... yönünden 371.216,63 TL, ... yönünden 376.996,43 TL ve ... için 191.820,883 TL olarak arttırmış, 05/04/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı ... yönünden dava değerini 1.469.146,45 TL olarak artırmıştır. Davalı ...Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacı ... yönünden davanın kabulü ile; toplam 1.469.146,45 TL destekten yoksun kalma tazminatının müştereken ve müteselsilen (davalılardan ...A.Ş. yönünden 08/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, davalılardan ...Şirketi yönünden 08/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte) davalılardan alınarak adı geçen davacıya verilmesine, davacı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, toplam 375.246,56 TL destekten yoksun kalma tazminatının müştereken ve müteselsilen (davalılardan ...A.Ş. yönünden 08/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, davalılardan ...Şirketi yönünden 08/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte) davalılardan alınarak adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, toplam 368.774,83 TL destekten yoksun kalma tazminatının müştereken ve müteselsilen (davalılardan ...A.Ş. yönünden 07/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, davalılardan ...Şirketi yönünden 07/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte) davalılardan alınarak adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, toplam 186.832,16 TL destekten yoksun kalma tazminatının müştereken ve müteselsilen (davalılardan ...A.Ş. yönünden 08/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, davalılardan ...Şirketi yönünden 08/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte) davalılardan alınarak adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili, davalı ...A.Ş. vekili ve davalı ...Şirketi vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmasının yerinde olmadığını, yalnızca içinde yolcu olunan aracın kusuruna düşen kısım için hatır taşıması indirimi yapılması gerekirken, hatır taşıması olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla diğer kusurlu aracın kusuruna düşen kısım yönünden de hatır taşıması indirimi yapılmasının yerinde olmadığını, harçlara ilişkin hüküm tesis edilirken davalıların hazineye ödeyeceği meblağa hükmedildiğini ancak davacıların yatırdığı harçlar için davalıların sorumlu tutulmadığını, davacılar aleyhine hükmedilen ret vekalet ücretinin hukuka aykırı olduğunu, arabuluculuk ücretinin yargılama gideri sayılarak ret oranında davacılar aleyhine hüküm kurulmasının yerinde olmadığını, karara esas alınan rapordaki maddi tazminat hesaplamasına ilişkin olarak kullanılan yöntem, bakiye ömür tablosu, kusur oranları, gelire ilişkin veriler, müterafik kusur uygulanması ve diğer verilerin de hatalı olduğunu, hükme esas alınan raporda özellikle gelire ilişkin verilerin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ...Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; kaza tarihi itibariyle sorumlu olunan teminat limitinin 1.200.000 TL olduğunu, davalı sigorta şirketinin, sigortalısının kusuru oranında ve poliçe teminat limiti kadar tazminattan sorumlu olduğunu, mahkemece kusur durumları ve poliçe teminatı gözetilmeden karar verilmesinin yerinde olmadığını, hükümde davalı şirketin sorumlu olacağı teminat limiti oranı dahi belirtilmeden karar verildiğini, mahkemece yargılama giderinin tamamından davalı sigorta şirketinin müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan hesap raporunda davacı eş ...’in, müteveffanın vefat tarihinde 20 yaşında olması nedeniyle ( %52-%5=) %47 oranında evlenme indirimi yapılması gerekirken %30 evlenme indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, müteveffanın kafa travması geçirmesi nedeniyle kaza anında emniyet kemeri takılı olmadığından tazminat hesabından en az %20 oranında indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; kaza tarihi itibariyle sorumlu olunan teminat limitinin 1.200.000 TL olduğunu, davalı sigorta şirketinin, sigortalısının kusuru oranında ve poliçe teminat limiti kadar tazminattan sorumlu olduğunu, mahkemece kusur durumları ve poliçe teminatı gözetilmeden karar verilmesinin yerinde olmadığını, hükümde davalı şirketin sorumlu olacağı teminat limiti oranı dahi belirtilmeden karar verildiğini, mahkemece yargılama giderinin tamamından davalı sigorta şirketinin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, hesaplamada TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, davacı eş için eşin evlenme ihtimalinin %35 (%40-%5) olarak uygulanması gerektiğini, hesaplamada sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında hesaplama yapılarak zararın tek poliçe limiti üzerinden garame hesabı yapılarak belirlenmesi gerektiğini, müteveffanın emniyet kemeri takılı olmadığından hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, dava tarihi öncesinde davalı şirkete yapılan başvuru usulsuz olduğundan aleyhe hüküm kurulması halinde, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması, faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan taraf vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, HMK’nın 355. maddesi kapsamında, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüme bağlı maddi tazminat istemine ilişkindir. 1-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, TRH-2010 yaşam tablosu esas alınıp, progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması yöntem itibariyle doğru olmakla birlikte rapor tarihi itibariyle AYİM tarafından geliştirilen tabloya göre sağ kalan eşin evlenme ihtimalinin %40 olduğu, 18 yaşından küçük her bir çocuk için %5 oranında indirim yapılması gerektiği, rapor tarihi itibarıyla dünyaya gelen ikinci çocuğun da 18 yaşın altında olduğu nazara alındığında, davacı ... ’ın rapor tarihindeki yaşı ve 18 yaşından küçük 2 çocuk annesi olduğu dikkate alındığında evlenme ihtimalinin %30 olduğu nazara alınarak hesap yapılması gerekirken raporda bu oranın %35 olarak alınması doğru görülmemiştir. 2-Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, 6098 sayılı TBK'nın 162 ve 163. maddelerine göre borcun tamamından sorumludur. Nitekim, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88/1 maddesinde trafik kazası nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. 6098 sayılı TBK'nın 167. maddesi uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları da mevcuttur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297'nci maddesinin 2'nci fıkrasında; “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Söz konusu düzenleme, kamu düzenine ilişkindir. Bu kapsamda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 15.02.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu 07.03.2023 tarihinde vefat eden ...'ın desteğinden yoksunluk nedeniyle tazminat talep eden davacılar için toplam poliçe limiti dikkate alınarak garameten paylaşım yapıldığında, davacı ... için 1.469.146,45-TL, ... için 368.774,83.-TL, ... için 375.246,56.-TL, ... için 186.832,16.-TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, dava dilekçesinde müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına dayanıldığından hükmün bu yönde kurulmuş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış ise de, davalı sigorta şirketlerinin sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olduğundan mahkemece, aktüer bilirkişiden ek rapor alınmasıyla her bir sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde belirlenen zarardan sorumluluk miktarının tespit edilmesinin istenmesiyle hükmün infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde kurulması gerekirken her iki davalının poliçe limitleri toplamı nazara alınarak düzenlenen raporun hükme esas alınmasıyla davalı sigorta şirketlerinin poliçe teminat limitleri kapsamında sorumlu bulundukları meblağlar hükümde açıkça gösterilmeden infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Aynı gerekçeyle hükmün ferisi niteliğindeki yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinden de davalı sigorta şirketlerinin poliçe limitleri ile sınırlı olarak sorumlu bulundukları nazara alınarak mahkemece verilen hükümde yargılama giderleri ve vekalet ücretlerine ilişkin her bir sigorta şirketinin poliçe limiti kapsamında sorumlu olduğu meblağlar netlikle belirtilmeden hüküm kurulması yerinde görülmemiştir. 3-Hükmün yargılama giderlerine ilişkin bölümünde davacılar tarafından yatırılan harçların hükmedilen yargılama giderlerinde nazara alınıp alınmadığının ve nazara alınmışsa meblağlarının hükümde açıklıkla belirlenemediği, bu kapsamda infazda tereddüte yol açacak şekilde hüküm kurulduğu anlaşıldığından hükmün bu yönü ile eksik ve hukuka aykırı olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacılar vekili, davalı ...A.Ş. vekili ve davalı ...Şirketi vekilinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı kabulüne, kararın uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden verilmiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi kapsamında kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre, istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacılar vekili, davalı ...A.Ş. vekili ve davalı ...Şirketi vekilinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı KABULÜ İLE, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 23/10/2024 tarihli, 2023/471 Esas - 2024/583 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kaldırma sebebine göre, istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatıran taraflara iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-İİK'nın 36. maddesi gereğince, icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 8. Genel İcra Dairesi'nin 2024/79089 Esas sayılı dosyasına depo edilen 5.700.000,00 TL bedelli teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.