2. Ceza Dairesi 2021/8102 E. , 2023/2152 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2015/650 E., 2016/288 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği yönünden yapılan incelemede; 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir
**2. Ceza Dairesi 2021/8102 E. , 2023/2152 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2015/650 E., 2016/288 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği yönünden yapılan incelemede; 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Suça sürüklenen çocuk hakkında, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.10.2015 tarihli ve 2015/119528 Soruşturma numaralı iddianame ile; "Suça sürüklenen çocuğun suç tarih ve saatinde müştekinin işyerine arka kısımdaki panelleri zorlayıp zarar vererek girdiği, içeriden 1 adet ... marka 1600 TL değerinde 140 ekran televizyonu alıp götürdüğü" iddiasıyla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143/1, 31/3, 63/1. 116/4, 119/1-c, 31/3, 151/1, 31/3. maddeleri gereğince hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2.İstanbul 4. Çocuk Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/650 Esas, 2016/288 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 3 yıl 2 ay 24 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan aynı Kanun'un 116/2, 4, 119/1-c, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun'un 51. madde uyarınca ertelenmesine; mala zarar verme suçundan ise aynı Kanun'un 151/1, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 1.320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği; "suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, suç işleme kastının bulunmadığına, Suça sürüklenen çocuğun temyiz istemi ise; kararı temyiz etme isteğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Mahkemece, suç tarihinde suça sürüklenen çocuğun şikâyetçiye ait işyerine arka kısımdaki panelleri zorlayıp zarar vererek girdiği, içeriden 1 adet ... marka telefon ve 140 ekran televizyon alıp götürdüğü kanaatiyle suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine karar verilmiştir. 2. Suça sürüklenen çocuk aşamalardaki savunmasında üzerine atılı suçlamaları ikrar etmiştir. 3. 20.09.2015 ve 2015/1721 sayılı Ekspertiz raporu, olay yeri inceleme raporu, 19.09.2015 tarihli CD izleme ve çözümleme tutanağı ile 17.09.2015 tarihli CD izleme, çözümleme ve tespit tutanağı dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Verilen Hükme Yönelik Temyiz İstekleri Yönünden Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz isteklerinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği, reddine karar verilmesi gerekmiştir. B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Hırsızlık ve İş Yeri Dokunulmazlığının ihlâli Suçlarından Verilen Hükümlere Yönelik Temyiz İstekleri Yönünden 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçlamaya yönelik ikrarı, CD izleme, çözümleme ve tespit tutanağı ile olay yerinde suça sürüklenen çocuğun parmak izinin tespit edilmiş olması karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1.Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçunun gece vakti işlenmiş olması nedeniyle arttırım yapılırken, suç tarihinden önce yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesi uyarınca, yarı oranında arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden, 1/6 oranında artırım yapılmak suretiyle eksik ceza tayini, 3. Suça sürüklenen çocuğun aşamalarda atılı suçu tek başına işlediğini savunması,19.09.2015 tarihli CD izleme ve çözümleme tutanağına göre de işyerinde bir kişinin bulunduğunun tespit edilmesi karşısında hakkında aynı eylem sebebiyle suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılan ... hakkında dava açılıp açılmadığı, açıldı ise soruşturma evrakının ve kamu davasının akıbetinin araştırılarak, gerekirse bu dosyayla da birleştirilerek sonucuna göre suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 119/1-c maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde uygulama yapılması, 4. Suça sürüklenen çocuğa ait adli sicil kaydı incelendiğinde, daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûmiyetinin bulunduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesinin uygulanmaması gerektiğinin gözetilmemesi, 5. Kabule göre de; Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143 ve 31/3. maddeleri uyarınca tayin olunan 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç cezanın 3 yıl 2 ay 26 gün yerine, 3 yıl 2 ay 24 gün olarak eksik hapis cezasına hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A.Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle; suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun'un 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanunu'nun 317. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, REDDİNE, B.Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Hırsızlık ve İş Yeri Dokunulmazlığının ihlâli Suçlarından Verilen Hükümlere Yönelik Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 4. Çocuk Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/650 Esas, 2016/288 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA; bozma sonrası kurulacak hükümlerde aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının korunmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.