Başvuru, işçi ile işveren arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, işçi ile işveren arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuruya konu olayların meydana geldiği süreçte olağanüstü hâl (OHAL) şartlarına, OHAL ilanına ve uygulanan tedbirlere ilişkin genel bilgiler için bkz. A. (3) [GK], B. No: 2018/10286, 2/7/2020, §§ 10-18; Ayla Demir İşat [GK], B. No: 2018/24245, 8/10/2020, §§ 10- Başvurucu, Bağlar Belediyesi (Belediye) bünyesinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında iş gören özel bir şirkette (işveren) 19/12/2009 tarihinden itibaren çeşitli birimlerde taşeron işçi olarak çalışmaktadır. İşveren, başvurucunun terör örgütü ile irtibat veya iltisak içinde olduğundan güven ilişkisinin zedelendiği gerekçesiyle başvurucunun iş sözleşmesini feshetmiştir. Başvurucu, feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iade talebiyle 24/5/2017 tarihinde Diyarbakır İş Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Mahkeme, başvurucunun terör örgütü ile irtibatlı ya da iltisaklı olabileceği hususunda şüphe bulunduğunu belirterek 23/7/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) maddesi kapsamında gerçekleştirilen fesih işleminin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle 27/4/2018 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Başvurucu; söz konusu karara karşı sunduğu istinaf dilekçesinde iş sözleşmesinin KHK ile değil davalıların tek taraflı beyanıyla feshedildiğini, terör örgütleriyle ilgisinin olmadığını, Mahkemece bu konuda bir araştırma yapılmadan karar verildiğini, savunmasının alınmadığını ileri sürmüştür. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi 8/5/2019 tarihinde istinaf başvurusunun kabulüne karar vermiştir. Kararda; başvurucunun isminin OHAL Bürosunca gönderilen listede bulunmadığı, işveren şirket tarafından beyan dilekçesinde belirtilen on altı ve on üç kişilik listelerin dosya içine alınıp değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Mahkeme 5/12/2019 tarihinde davanın yeniden reddine karar vermiştir. Kararda Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen listelerin dosyaya alındığı, başvurucunun sözleşmesinin 667 sayılı KHK kapsamında feshedildiği, feshin geçerli bir sebebe dayandığı ifade edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi 1/4/2021 tarihinde istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar vermiştir. Kararda; başvurucunun adli sicil ve arşiv kaydının incelenmesi neticesinde 21/12/1995 tarihinde Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) tarafından 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu'nun maddesinin ikinci fıkrası, maddesinin ikinci fıkrası, ve maddeleri ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası verildiği ifade edilmiştir. Kararda ayrıca işverenin terör örgütü ile irtibat veya iltisakı bulunduğuna dair kanaat edinilen başvurucuyu çalıştırmaya devam etmesinin mümkün olmadığı, feshin geçerli nedene dayandığı vurgulanmıştır. Başvurucu, nihai hükmü 28/5/2021 tarihinde öğrendikten sonra 21/6/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.