12. Ceza Dairesi 2021/3515 E. , 2023/3967 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/404 E., 2021/45 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz…
**12. Ceza Dairesi 2021/3515 E. , 2023/3967 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/404 E., 2021/45 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Seydişehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2014/750 Esas, 2015/397 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 yıl süreyle geri alınmasına, karar verilmiştir. 2. Seydişehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2014/750 Esas, 2015/397 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 24.06.2019 tarihli ve 2017/11670 Esas, 2019/7589 Karar sayılı ilâmıyla özetle; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasında, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği düzenlenmiş olup, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin olunacak güvenlik tedbirinin süresinin, fiilin ağırlığı ile orantılı, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun olacak şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sürücü belgesinin asgari hadden çok fazla uzaklaşmak suretiyle 3 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmesi, sanık hakkında belirlenen 2 yıl 6 ay süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken dayanak kanun maddelerinin 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile birinci fıkrasının (a) bendi olarak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Dairemizin bozma kararı üzerine Seydişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2021 tarihli ve 2019/404 Esas, 2021/45 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına, karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.06.2021 tarihli ve 2021/69916 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; 1.Ceza miktarına, 2.Sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına,İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Yerel Mahkemenin Kabulü 1. Seydişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde; "Olay günü sanık ...'ın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı kamyonu ile Antalya istikametinden Seydişehir'e doğru araçta ... ve ... ile seyir halinde olduğu, saat 19:30 sıralarında olay yeri olan Seydişehir Antalya karayolunun 4. kilometresine geldiğinde arkadaşı ile görüşmek, buluşmak ve mola vermek üzere kamyonunu yolun sağ tarafına yol çizgisinden 70 cm içeriye park ettiği, burada bir süre bekledikten sonra sanık ve yanında bulunanların saat 19:50 sıralarında yolun karşı tarafında bulunan ve olay yerine mesafesi yaklaşık 100 metre olan Opet benzin istasyonuna kamyonun yolda park halinde bulunduğunu gösterir herhangi bir önlem almadan ve ikaz lambası yakmadan gittikleri, bu sırada maktül ...'in ise sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motorsikleti ile tek başına Antalya istikametinden Seydişehir istikametine doğru seyir halinde olduğu, saat 20:15 sıralarında kamyonun park halinde olduğu bulunduğu yere geldiği, sevk ve idaresinde bulunan motorsikleti ile 78-79 km/s hızla banketten giderken sanığa ait kamyonun sol arka stop ve fren lambalarının bulunduğu bölgesine çarptığı, çarpmanın etkisiyle koruyucu başlık(kask) takmasına rağmen olay yerinde hayatını kaybettiği, soruşturma aşamasında yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporunda ölenin tali kusurlu olduğu, sanığın ise asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, yargılama aşamasında dosyaya kazandırılan hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli görülen 30.12.2014 havale tarihli bilirkişi raporunda da müteveffa ...'in gidiş yönüne göre yolun sağından, çok şeritli yollarda ise yol ve trafik durumuna göre hızının gerektirdiği şeritten sürmek kuralını ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğunun, sanık ...'ın ise yerleşim birimleri dışındaki karayolunun taşıt yolu üzerinde zorunlu haller dışında park etme veya duraklama ve her durumda gerekli tedbirleri almama kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, sanığın kamyonunu zorunluluk bulunmadığı halde park ettiği esnada yolun çift yönlü oluşu da nazara alındığında aracını park ettiği yerin arkasına bir reflektör bırakmadığı gibi trafiğin güvenli akışının bozulmasına engel olacak başkaca bir önlem almadığı, savunmasına göre havanın aydınlık olması nedeniyle dörtlü sinyallerini dahi yakmadığı anlaşılmakla; sanığın trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmak suretiyle öngörüsüz davranışıyla ...'in ölümüne neden olduğu, bu şekilde atılı taksirle ölüme neden olma suçunu işlediği, savunmasındaki tevil yollu ikrarı, olay yeri inceleme ve keşif tutanağı, 30.12.2014 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamıyla sabit olmakla, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önemi ve sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak, takdiren ve teşdiden cezalandırılması yoluna gidilmiştir." şeklinde karar verilmiştir. 2. Kaza tespit tutanağı ve eki kroki ile olay yeri inceleme, 27.08.2014 tarihli ölü muayene tutanağı dosya kapsamında mevcuttur. 3. Dosya kapsamında yer alan; 02.09.2014 tarihli trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda özetle, sanığın yerleşim birimleri dışındaki kara yolunda zorunlu haller dışında duraklamak veya park etmek kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğu, 30.12.2014 tarihli trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda sanığın yerleşim birimleri dışındaki taşıt yolu üzerinde zorunlu haller dışında park etme veya duraklama ve her durumda gerekli tedbirleri almama kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. 4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür. Sanığın temyiz isteği yönünden; 1.Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrası ve 22 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölmesine neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerektiği göz önünde bulundurularak hüküm kurulduğu anlaşılmakla, sanığın yerinde görülmeyen temyiz isteği reddedilmiştir. 2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasında, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği düzenlenmiş olup, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin olunacak güvenlik tedbirinin süresinin, fiilin ağırlığı ile orantılı, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun olacak şekilde belirlenmesi gerektiği göz önünde bulundurularak yapılan uygulamada hukuka aykırılık bulunmadığından sanığın yerinde görülmeyen temyiz isteği reddedilmiştir. 3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Seydişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2021 tarihli ve 2019/404 Esas, 2021/45 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.