TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR İBRAHİM OKUR BA ŞVURUSU (2) (Başvuru Numaras ı: 2018/12363) Karar Tarihi: 26/5/2021 Başvuru Numaras ı: 2018/12363 Karar Tarihi : 26/5/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN Raportör : Mustafa İlhan ÖZTÜRK Başvurucu : İbrahim OKUR Vekili : Av. Fatma Betül OKUR I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; ulusal bir gazetede yay ımlanan röportajda sarf edilen s
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR İBRAHİM OKUR BA ŞVURUSU (2) (Başvuru Numaras ı: 2018/12363) Karar Tarihi: 26/5/2021 Başvuru Numaras ı: 2018/12363 Karar Tarihi : 26/5/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN Raportör : Mustafa İlhan ÖZTÜRK Başvurucu : İbrahim OKUR Vekili : Av. Fatma Betül OKUR I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; ulusal bir gazetede yay ımlanan röportajda sarf edilen sözler nedeniyle şeref ve itibar ın korunmas ı hakk ının, karar düzeltme kanun yolunun reddi karar ı ile birlikte para cezas ına mahkûm edilme nedeniyle de adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği iddialar ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 10/5/2018 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle olaylar özetle şöyledir: 6. Başvurucu; Cumhuriyet savc ısı olarak mesle ğe başlam ış, sonras ında ise Adalet Bakanl ığı Personel Genel Müdürlü ğünde tetkik hâkimi, daire ba şkan ı, genel müdür yard ımc ısı, genel müdür ve Bakanl ık müsteşar yard ımc ılığı görevlerinde bulunmuştur. Başvurucu 2010 y ılında Hâkimler ve Savc ılar Yüksek Kurulu (HSYK) üyesi seçilmi ş ve dört yıl -hâkim ve savc ılar ın atanmas ı ve yetkilerinin belirlenmesine ili şkin karar vermekle görevli olan- HSYK Birinci Dairesi ba şkanl ığı yapm ıştır. 2014 y ılında yeniden HSYK üyesi Başvuru Numaras ı: 2018/12363 Karar Tarihi : 26/5/2021 3seçilemeyen ba şvurucu, İstanbul Anadolu Adliyesi 3. İş Mahkemesine hâkim olarak atanm ıştır. 15 Temmuz darbe te şebbüsünden sonra Ankara Cumhuriyet Ba şsavc ılığı taraf ından başvurucu hakk ında ağır cezal ık suçüstü hâli bulundu ğu değerlendirilerek Fetullahç ı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yap ılanmas ı (PDY) içinde yer ald ığı iddias ıyla soruşturma ba şlatılm ıştır. HSYK 16/7/2016 tarihinde ba şvurucunun görevden uzaklaştırılmas ına, 24/8/2016 tarihinde ise meslekten ihraç edilmesine karar vermi ştir. 7. Başvurucunun HSYK Birinci Dairesi ba şkanl ığı görevinde bulundu ğu s ırada anılan dairenin verdi ği baz ı kararlar kamuoyunda tart ışmalara konu olmu ş, ulusal basında geniş yer bulmu ştur. Sabah gazetesinde (gazete) de ba şvurucuyu ele ştiren birçok haber yap ılm ış, köşe yaz ılar ına yer verilmi ştir. HSYK'n ın yap ısı ve uygulamalar ı hakk ında sert eleştirilerde bulunan ve o dönemde Sincan Cumhuriyet savc ısı olan M. Ş.T. (daval ı) ile yap ılan röportaj gazetede yay ımlanm ıştır. Gazetenin 29/9/2014 tarihli nüshas ının manşetinden verilen ve ayr ıntılar ı 18. sayfas ında yer alan "Cesur Savc ı [M.Ş.T.] Uyar ıyor: Yarg ıtay Yeniden Yap ıland ırılmal ı" başlıklı röportajda şu ifadeler yer alm ıştır: "17 ve 25 Aral ık operasyonlar ını nas ıl değerlendiriyorsunuz? '17 ve 25 Aral ık hükümete darbe te şebbüsüdür. Dosyalar ın kapağı kald ırılmadan bir sürü insan hakk ında arama ve gözalt ı karar ı al ınm ıştır. Hukuksuzca, rezilce insanlar ın hayatlar ına sald ırılmıştır. Hiç alakas ı olmayan soru şturmalar biraraya getirilmi ştir. Kamuoyunun gözü önündeki bir savc ı olan [Z.Ö.] , belediyede i ş takibi yap ıyor, istekleri yerine getirilmeyince Fatih Belediye Ba şkan ı'nı gözalt ına al ıyor. Bunlar rezaletin daniskas ıdır. Bir ülkenin Ba şbakan ını dinleyip görü şme kay ıtlar ını tahrif ederek servis etmişlerdir. Bu rezaleti yapanlar Dubai'de tatil yap ıp tatil paras ını müteahhitlere ödettiler. HSYK hiçbir i şlem yapmad ı. Bu HSYK'n ın başında da İbrahim Okur vard ı.' HSYK'daki bu yap ının sorumlusu kim? 'Tamamen İbrahim Okur'dur. HSYK'ya seçilen 11 ki şiyi İbrahim Okur seçmi ştir. Heps i de kibirli insanlard ı. Mahkemelere, ba şsavc ılığa, başsavc ı vekilliğine hep kendi adamlar ını doldurdular. Dan ıştay üyesinin odas ına dinleme cihaz ı yerleştiren hakimi beraat ettirdiler.' İbrahim Okur bir tart ışma program ında paralel yap ı ile ilgisinin olmad ığını söylemişti. 'İbrahim Okur, Türk yarg ısının kara kutusudur. Zaman ında cemaat evlerinde kalm ıştır. Cemaatin en üst düzeyde elemanlar ından biridir. Cemaatin adliyedeki yap ılanmas ının başında o vard ır. Kendi dü şüncesine uygun ki şilere yer vermi ştir. [T.A.] , İbrahim Okur'u sürekli televizyona ç ıkar ıyor. Bunu yaparken Okur'un cemaat ba ğlant ısını bilmediğine inanm ıyorum.' Peki neden paralel yap ı ile ilişkisi yokmu ş gibi davran ıyor? 'Seçimlerden sonra büyük ihtimalle aç ığa al ınıp yarg ılanacak. Birçok mazlum v e masum insan ın yuvas ının y ıkılmas ına neden olmu ştur. Bu yüzden cemaatten de ğilmiş gibi bir görüntü veriyor. Okur'un 4 y ılının faturas ı kokuşmuşluktur. Yarg ıda çöküşün sorumlus u Okur'dur. Şimdi hiçbir şey olmam ış gibi HSYK üyeli ğine aday olmu ş. 12 Ekim seçimleri İbrahim Okur'un karnesinin eline verilece ği tarih olacakt ır.' HSYK seçimleri öncesi oy kullanacak meslekta şlar ınıza ne söylemek istersiniz? Başvuru Numaras ı: 2018/12363 Karar Tarihi : 26/5/2021 4'Oyunuzu kime verirseniz verin şu an HSYK üyesi olan ve bu ülkede adaletsizli ğin ve zulmün sorumlusu olan İbrahim Okur'a, [T.G.ye], [N.Ö.ye] ve paralel yap ı ile ilişkisi olduğu bilinen üyelere oy vermeyin. Yarg ıda Birlik Platformu'na elbette yönelebilirler. Am a Yarg ıda Birlik Platformu'na oy vermek istemiyorlarsa bu güruha oy vermesinler de ne yaparlarsa yaps ınlar. Bu cemaat, bu güruh mutlaka gidecek. İbrahim Okur ve ekibi mutlak a gidecek.' Yarg ıtay'da paralel yap ının büyük ölçüde etkili oldu ğu görülüyor. Nas ıl ele geçirdile r bu önemli kurumu? 'O dönemdeki otoriter zihniyete kar şı İbrahim Okur ve arkada şlar ına destek verdik. Yan ıldığımızı da kabul ediyorum. Yarg ıtay üyelikleri seçimi ile birlikte hukukla alakas ı olmayan ki şiler girdi. Öyle ki şiler seçildi ki Yarg ıtay'a, ç ıldırırsınız. Kararlar ı yaz ı işlerine yazd ıran ve bu yüzden infaz ında zorlanan durumlar ya şand ı. Yarg ıtay maalesef büyük ölçüde paralel yap ının eline geçti. Bütün s ıfır düzeyin alt ındaki kendi adamlar ını, hem d e kendilerine gözü kapal ı itaat edecek insanlar ı seçtiler. Bunlar ın önemli bir k ısm ı emir eri. Onlar da istenen adaylara destek verdiler.' " 8. Başvurucu, röportajda geçen ifadeler nedeniyle ki şilik haklar ına sald ırıda bulunuldu ğu iddias ıyla 19/12/2014 tarihinde Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) M. Ş.T. aleyhine manevi tazminat davas ı açm ıştır. 9. Mahkeme 25/6/2015 tarihinde davan ın reddine karar vermi ştir. Mahkemenin gerekçesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "...Somut olayda daval ının vermi ş olduğu beyanlar bir bütün olara k değerlendirildi ğinde, kendisinin daha önce Kayseri'ye yap ılan atamas ını haks ız bularak bu saik ile hareket etti ği, yay ın tarihinde güncel olan yarg ı içerisindeki sorunlar ın ve bunlara karşı sorumlu gördü ğü kişileri eleştirdiği, yaz ının ifade özgürlü ğü kapsam ında eleştiri mahiyetinde bulundu ğu, daval ı hakimin idari nitelikteki görevlerine ili şkin eylem ve işlemlerinin ele ştirilere konu edildi ği, eleştiride öz ile biçim aras ındaki dengenin korunduğu, söz ve beyanlar ın kabul edilebilir ele ştiri s ınırlar ı içerisinde kald ığı, manev i tazminat ın unsurlar ının oluşmad ığı anlaşılmakla, subut bulmayan davan ın reddine karar verilmiştir..." 10. Karar, Yarg ıtay 4. Hukuk Dairesinin 11/10/2017 tarihli ilam ı ile onanm ış; karar düzeltme talebi 12/3/2018 tarihli karar ı ile reddedilmi ştir. Nihai karar ba şvurucuya 11/4/2018 tarihinde tebli ğ edilmiştir. 11. Başvurucu 10/5/2018 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK 12.İlgili ulusal ve uluslararas ı hukuk kurallar ının yer ald ığı kararlar için bkz. İlhan Cihaner (2) , B. No: 2013/5574, 30/6/2014; Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015 ve Kemal K ılıçdaroğlu, B. No: 2014/1577, 25/10/2017. V.İNCELEME VE GEREKÇE 13. Mahkemenin 26/5/2021 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: Başvuru Numaras ı: 2018/12363 Karar Tarihi : 26/5/2021 5A.Şeref ve İtibar ın Korunmas ı Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı 14. Başvurucu, gazetede yer alan röportajda kullan ılan ifadelerin gerçek d ışı bilgiler içerdiği ve kişilik haklar ına sald ırı niteliğinde oldu ğu iddias ıyla açt ığı manevi tazminat davas ının reddedilmesi nedeniyle Anayasa'n ın 17. maddesinin ihlal edildi ğini iddia etmi ştir. 2. Değerlendirme 15. Anayasa n ın "Kişinin dokunulmazl ığı, maddi ve manevi varl ığı" kenar ba şlıklı 17. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: Herkes, ya şama, maddi ve manevi varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ına sahiptir. 16. Anayasa n ın Düşünceyi aç ıklama ve yayma hürriyeti kenar başlıklı 26. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: Herkes, dü şünce ve kanaatlerini söz, yaz ı, resim veya ba şka yollarla tek ba şına veya toplu olarak aç ıklama ve yayma hakk ına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamlar ın müdahales i olmaks ızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestli ğini de kapsar... Bu hürriyetlerin kullan ılmas ı,... başkalar ının şöhret veya haklar ının,... korunmas ı ... amaçlar ıyla s ınırlanabilir Düşünceyi aç ıklama ve yayma hürriyetinin kullan ılmas ında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir. 17. Anayasa n ın Bas ın hürriyeti kenar ba şlıklı 28. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: Bas ın hürdür, sansür edilemez Devlet, bas ın ve haber alma hürriyetlerini sa ğlayacak tedbirleri al ır. Bas ın hürriyetinin s ınırlanmas ında, Anayasan ın 26 ve 27 nci maddeleri hükümleri uygulan ır 3. Genel İlkeler a. Bireyin Şeref ve İtibar Hakk ının Korunmas ında Devletin Poziti f Yükümlülü ğü 18. Bireyin ki şisel şeref ve itibar ı, Anayasa n ın 17. maddesinde yer alan manevi varl ık kapsam ında yer almaktad ır. Devletin bireyin manevi varl ığının bir parças ı olan kişisel şeref ve itibar ına üçüncü ki şilerin sald ırılar ını önlemek şeklinde pozitif yükümlülü ğü bulunmaktad ır (Adnan Oktar (3) , B. No: 2013/1123, 2/10/2013, 33). Şeref ve itibara yönelik olarak bas ın ve yay ın yolu ile yap ılan sald ırılara karşı bireyin korunmamas ı hâlinde Anayasa n ın 17. maddesinin birinci f ıkras ı ihlal edilmi ş olabilir ( Kadir Sağdıç [GK], B. No: 2013/6617, 8/4/2015, 36; İlhan Cihaner (2) , 42). Başvuru Numaras ı: 2018/12363 Karar Tarihi : 26/5/2021 6b. Demokratik Toplum Düzeninin Bir Gere ği Olarak İfade Özgürlü ğü ve Bas ın Özgürlü ğü 19. Anayasa Mahkemesi Anayasa'n ın 26. maddesinde yer alan ifade özgürlü ğü ile onun özel güvencelere ba ğlanm ış şekli olan ve Anayasa'n ın 28. maddesinde yer alan bas ın özgürlüğünün demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden oldu ğunu, toplumun ilerlemesi ve her bireyin geli şmesi için gerekli temel şartlardan birini olu şturduğunu daha önce pek çok kez ifade etmi ştir (Mehmet Ali Ayd ın [GK], B. No: 2013/9343, 4/6/2015, 69; Bekir Coşkun, 34-36). Bu ba ğlamda ifade özgürlü ğü ile bas ın özgürlü ğü herkes için geçerlidir ve demokrasinin i şleyişi için ya şamsal önemdedir ( Bekir Co şkun, 34-36). Bas ın özgürlüğünün kamuoyuna çe şitli fikir ve tutumlar ın iletilmesi, bunlara ili şkin bir kanaat oluşturmas ı için en iyi araçlardan birini sa ğlad ığı aç ıktır (İlhan Cihaner (2) , 63). c. Çat ışan Haklar Aras ında Dengeleme 20. Anayasa Mahkemesi benzer ba şvurularda, ba şvurucunun Anayasa n ın 17. maddesinin birinci f ıkras ında koruma alt ına al ınan şeref ve itibar ın korunmas ı hakk ı ile şikâyet konusu ifadelerin sahibi daval ının Anayasa n ın 26. maddesinde güvence alt ına al ınan ifade özgürlü ğü aras ında adil bir dengenin gözetilip gözetilmedi ğini değerlendirmektedir (Nilgün Halloran , B. No: 2012/1184, 16/7/2014, 27, 41, 52; Ergün Poyraz (2) [GK], B. No: 2013/8503, 27/10/2015, 49; İlhan Cihaner (2) , 49; Kemal K ılıçdaroğlu, 56-58). Bu, soyut bir de ğerlendirme de ğildir. 21. Çat ışan haklar aras ında dengeleme yap ılabilmesi için mevcut olaya uygulanabilecek olan kriterlerden baz ılar ı şu şekilde say ılabilir: i. Başvuru konusu ifadelerde kamu yarar ı bulunup bulunmad ığı ve ifadelerin genel yarara ili şkin bir tart ışmaya katk ı sağlay ıp sağlamad ığı ii. Toplumsal ilginin varl ığı ve konunun güncel olup olmad ığı iii. Ba şvuru konusu ifadelerin kim taraf ından dile getirildi ği iv. Hedef al ınan kişinin kim oldu ğu, ünlülük derecesi ve ilgili ki şinin önceki davran ışlar ı v. Kamuoyu ile di ğer kişilerin kullan ılan ifadeler kar şısında sahip olduklar ı haklar ın ağırlığı (Hasan Ye şildağ, B. No: 2015/2653, 12/12/2018, 24) 22. Anayasa Mahkemesi ba şvurunun ko şullar ına göre baz ılar ı yukar ıda say ılan kriterlerin gerekti ği gibi değerlendirilip de ğerlendirilmedi ğini denetler ( Nilgün Halloran , 44; Ergün Poyraz (2) , 56; Kadir Sağdıç, 58-66; İlhan Cihaner (2) , 66-73). Bunun için başvurucuya yönelik ifadelerin -ba ğlam ından kopart ılmaks ızın- olay ın bütünselli ği içinde de ğerlendirilmesi gerekir ( Nilgün Halloran , 52; Önder Bal ıkçı, B. No: 2014/6009, 15/2/2017 45). Ba şvurucunun ki şisel itibar ın korunmas ını isteme hakk ının gerekçesi z olarak veya Anayasa Mahkemesince ortaya konulan kriterleri kar şılamayan bir gerekçe ile korunmamas ı Anayasa'n ın 17. maddesini ihlal edecektir. Başvuru Numaras ı: 2018/12363 Karar Tarihi : 26/5/2021 74. Somut Olay ın Değerlendirilmesi 23. Somut olayda ba şvurucu; gazetede yer alan ba şvuruya konu röportajda kullan ılan ifadelerin gerçek d ışı olduğunu, şeref ve itibar ını zedelediğini ileri sürmektedir. O hâlde ele al ınmas ı gereken ilk husus ba şvuruya konu ifadelerin maddi vak ıalar ın aç ıklanmas ı veya değer yarg ısı olarak nitelendirilmesi meselesidir. Maddi olgu olarak de ğerlendirile n ifadelerin kan ıtlanmas ı beklenirken de ğer yarg ısı say ılan ifadeler için ise belli bir olgusal temelin varl ığı aranmal ıdır (Kadir Sağdıç, 57; İlhan Cihaner (2) , 64). 24. Gazetede yer alan röportajda daval ı; yüksek yarg ıya atanan ki şilerin o tarihlerd e cemaat veya paralel yap ı olarak adland ırılan kişiler içinden seçildi ğini, HSYK'n ın hâkim ve savc ılar ı soruşturmakla görevli dairesinin ba şkanl ığını yapan ba şvurucunun paralel yap ı ile irtibatl ı olmas ı nedeniyle 17-25 Aral ık soruşturmalar ı olarak an ılan operasyonlar s ıras ında görev alan Cumhuriyet savc ılar ı ve hâkimler hakk ında disiplin soru şturmas ı başlatmayarak bu kişileri korudu ğunu, yarg ıdaki paralel yap ılanman ın baş sorumlusu oldu ğunu iddia etmiştir. 25. Söz konusu röportaj, ülke çap ında görevde bulunan hâkim ve savc ılar ın bir kısım HSYK üyelerini seçti ği HSYK seçimlerinden k ısa bir süre önce yap ılm ıştır. Şimdiki adı Hâkimler ve Savc ılar Kurulu (HSK) olan HSYK 1982 Anayasas ı'nın kabul edildi ği tarihten itibaren tart ışmalar ın odağında olmu ştur. Başta hâkim ve savc ılar ın tayin ve terfileri ile disiplin ve di ğer özlük i şleri olmak üzere Yarg ıtay ve Dan ıştay üyelerinin seçilmesi gibi son derece kritik bir görevi olan HSYK, önemli davalara atad ığı hâkim ve savc ı tercihleri, Yüksek Mahkemelere seçilen üyelerin profilleri nedeniyle kamuoyunda farkl ı toplum kesimlerince sert ele ştirilerin hedefi olmu ştur. 2010 y ılında yap ılan kapsaml ı Anayasa değişikliğinin en önemli ba şlığı HSYK üyelerinin bir k ısm ı ilk derece hâkim ve savc ılar ı aras ından olmak üzere farkl ı kaynaklardan seçilerek daha ço ğulcu bir yap ıya kavuşturulmas ı olmuştur. Anayasa de ğişikliğinden k ısa bir süre sonra ilk derece hâkimleri kendi aralar ından 10 HSYK üyesi seçmi ş, seçilen üyelerin bir k ısm ının yarg ı içinde az ınlıkta ancak iyi örgütlenmi ş cemaat veya paralel yap ı olarak isimlendirilen ki şilerden oldu ğu yönündeki iddialar uzun süre dile getirilmi ştir. HSYK seçimlerinin ikinci kez yap ılacağı 2014 y ılına kadar başta Türk Silahl ı Kuvvetleri olmak üzere devlet kurumlar ı içinde yer alan çok say ıda kamu görevlisi aç ılan soruşturmalarla ya ihraç edilmi ş veya tutuklanm ıştır. Operasyonlar ın HSYK taraf ından görevlendirilen paralel yap ıya mensup hâkim ve savc ılarca gerçekleştirildiği, paralel yap ıya mensup olmayan ki şilerin tasfiyesinin amaçland ığı, yarg ı eliyle toplumun ve devletin dizayn edilmeye çal ışıldığı ileri sürülmü ştür. 2014 y ılına kadar sürdürülen soru şturma ve kovu şturmalar toplumun her kesimini derinden etkilemi ş, bu sebeple de HSYK seçimleri toplum taraf ından takip edilmeye ba şlanm ıştır. Toplum HSYK seçimleri ba ğlam ında kutupla şmış ve taraflar aras ındaki gerilim t ırmanm ıştır. Tüm bu tart ışmalar ın sürdüğü bir atmosferde seçim sath- ı mailine girilmi ş, seçimi kazanmak taraflar için tek hedef hâline gelmi ştir. 26. Başvurucunun an ılan seçimlerde aday oldu ğu, röportajdan anla şıldığı üzere daval ının da seçimlerde aday gösterecek olan ve kurulu ş amac ını paralel yap ının yarg ıdaki kadrolaşmas ının önüne geçmek olarak tan ımlayan bir platform lehine çal ışma yürüttü ğü görülmektedir. Bu bak ımdan daval ının başvurucu hakk ında ileri sürdü ğü görüşlerin seçim sürecinde di ğer tarafa kar şı avantaj elde etmek amac ıyla dile getirildi ği anlaşılmaktad ır. Başvurucunun röportaj ın sonunda seçimde oy verecek yarg ı mensuplar ına seslenerek başvurucuya oy verilmemesine ili şkin talebi de bu hususu desteklemektedir. Başvuru Numaras ı: 2018/12363 Karar Tarihi : 26/5/2021 827. Bu hâliyle somut olayda gazetede yer alan ifadelerin de ğer yarg ısı olduğu açıktır. O hâlde bu a şamada tespiti gereken di ğer hususlar ise kullan ılan ifadelerin somut bir olgusal temele dayan ıp dayanmad ığı, daval ının sebepsiz biçimde ba şvurucuyu hedef al ıp almad ığı, kullan ılan söz ve ifadelerin ki şisel sald ırı oluşturup olu şturmad ığıdır. Somut başvuruda oldu ğu gibi, de ğer yarg ısı içeren ifadelerin kullan ıldığı durumlarda iddialar ın doğruluğunun bütün yönleriyle ortaya konacak şekilde ispatlanmas ı beklenmemeli; iddialar ın somut olaylarla desteklemesi, bir ba şka deyişle değer yarg ılar ının yeterli olgusal temellere dayand ırılmas ı yeterli görülmelidir. Somut unsurlarla desteklenmiyorsa de ğer yarg ısı ölçüsü z olabilir ( Cem Mermut , B. No: 2013/7861, 16/4/2015, 48). 28. HSYK'ya kar şı eleştirilerde bulunan daval ı, gazeteyle röportaj yaparak kamuoyu gündemini de me şgul eden iddialar (bkz. 7) ile ilgili bilgi vermek istemi ştir. Gazetede, ba şvurucunun ba şkanl ığını yapt ığı HSYK Birinci Dairesi taraf ından yap ılan atamalarla ma ğdur edildi ğini iddia etti ği daval ının aç ıklamalar ına yer vermi ştir. Daval ı genel olarak yap ılan atamalarla yarg ı için tehdit olu şturan paralel yap ıya yak ın kişilerin yüksek yarg ıda yer almas ına ilişkin endişelerini dile getirmi ştir. Bu bak ımdan kamusal bir tart ışmaya katk ı sunduğu konusunda şüphe bulunmayan röportaj içeri ğinde, başvurucunun paralel yap ıya yak ın kişileri korudu ğundan bahsedilip söz konusu atamalar ın liyakat ilkesine uygun olmad ığı iddia edilerek bir sistem ele ştirisinde bulunulmu ştur. Röportaj bir bütün olarak ele alındığında söz konusu ifadelerin olgusal bir temelinin bulundu ğu, ölçüsüz olmad ığı, hakaret ya da sebepsiz bir ki şisel sald ırı amac ı taşımad ığı ortadad ır. 29. Kullan ılan dil ve üslubun muhatab ı aç ısından rahats ız edici oldu ğu aç ıktır. Ancak Anayasa Mahkemesinin pek çok karar ında benimsedi ği gibi demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden olan, toplumun ilerlemesi ve bireyin özgüveni için gerekli temel şartlardan birini te şkil eden ifade özgürlü ğü sadece kabul gören veya zarars ız yahu t kay ıtsızlık içeren bilgiler ya da fikirler için de ğil ayn ı zamanda k ırıcı, şok edici veya rahats ız edici olanlar için de geçerlidir ( Emin Ayd ın (2) , B. No: 2013/3178, 25/6/2015, 35; Bekir Coşkun, 52). Anayasa Mahkemesi yine pek çok karar ında ifade özgürlü ğünün bir dereceye kadar abart ıya ve hatta k ışkırtmaya izin verecek şekilde geni ş yorumlanmas ı gerektiğini kabul etmi ştir (Ali Suat Ertosun , B. No: 2013/1047, 15/4/2015, 66; Zübeyde Füsun Üstel ve diğerleri [GK], B. No: 2018/17635, 26/7/2019, 102). Bu ba ğlamda ba şvuruya konu röportajda aç ıklanan dü şüncelerin salt a ğır olmas ı, sert bir ele ştiri içermesi, keskin bir di l kullan ılarak ifade edilmesi hatta tek tarafl ı, çelişkili ve subjektif olmas ı ifade özgürlü ğünün koruma kapsam ından yararlanmayaca ğı anlam ına gelmez (benzer yöndeki de ğerlendirmele r için bkz. Ali Suat Ertosun (7) , B. No: 2014/1416, 15/10/2015, 36; Zübeyde Füsun Üstel ve diğerleri , 128, 129; Nilgün Halloran , 45; İlhan Cihaner (2) , 82). 30. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi, ba şvurucu gibi kamuoyunca tan ınan kişilerin ve kamusal yetki kullanan görevlilerin gördükleri i şlev nedeniyle daha fazla eleştiriye katlanmak durumunda olduklar ını ve bunlara yönelik ele ştirinin s ınırlar ının çok daha geni ş olduğunu her zaman vurgulam ıştır (Nilgün Halloran , 45; İlhan Cihaner (2), 82; Önder Bal ıkçı, 42). Ba şvurucunun bulundu ğu konum itibar ıyla temsil etti ği kurumun eylem ve i şlemleri ülkede ya şayan tüm insanlar ı etkileyebilecek potansiyele sahiptir. Bu itibarla ba şvurucunun eylem ve ihmallerinin s ıkı bir denetime tabi tutulmas ı demokratik bir toplumun olmazsa olmaz ho şgörüsünün gereklerindendir. 31. Yukar ıdaki değerlendirmelerin tamam ı ve yarg ı mercilerinin farkl ı çıkarlar ı dengelerken sahip olduklar ı takdir paylar ı da dikkate al ındığında somut olayda Mahkemenin daval ının ifade özgürlü ğü ile başvurucunun şeref ve itibar ın korunmas ı hakk ı aras ında bir denge kurma i şlemi yapt ığı değerlendirilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2018/12363 Karar Tarihi : 26/5/2021 932. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun un 48. maddesinin (2) numaral ı fıkras ında aç ıkça dayanaktan yoksun ba şvurular ın Anayasa Mahkemesince kabul edilemezli ğine karar verilebilece ği belirtilmiştir. Bu ba ğlamda bir ihlal bulunmad ığı aç ık olan ba şvurular aç ıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir ( Hikmet Balabano ğlu, B. No: 2012/1334, 17/9/2013, 24). 33. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvuru konusu olayda şeref ve itibar ın korunmas ı hakk ının ihlal edilmedi ği aç ık olduğundan ba şvurunun açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. B. Adil Yarg ılanma Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı 34. Başvurucu; açm ış olduğu manevi tazminat davas ının reddine ili şkin karar ın Yarg ıtay 4. Hukuk Dairesi taraf ından onanmas ı üzerine karar düzeltme yoluna gitti ğini, talebin reddine ili şkin karar ile birlikte 310 TL para cezas ı ödemeye mahkûm edilmesinin mahkemeye eri şim hakk ı bağlam ında Anayasa'n ın 36. maddesini ihlal etti ğini ileri sürmü ştür. 2. Değerlendirme 35. Başvurucunun ileri sürdü ğü ihlal iddialar ının niteliği nazara al ınarak başvurunun anayasal ve ki şisel önemden yoksun olma kriteri yönünden incelenmesi gerekir. 36. 6216 say ılı Kanun'un Bireysel ba şvurular ın kabul edilebilirlik şartlar ı ve incelenmesi kenar ba şlıklı 48. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı şöyledir: "Mahkeme, Anayasan ın uygulanmas ı ve yorumlanmas ı veya temel haklar ın kapsam ının ve s ınırlar ının belirlenmesi aç ısından önem ta şımayan ve ba şvurucunun önemli bir zarara uğramad ığı başvurular ile aç ıkça dayanaktan yoksun ba şvurular ın kabul edilemezli ğine karar verebilir. " 37. An ılan hükümle anayasal ve ki şisel önemden yoksun ba şvurular ın esasta n incelenmemesine imkân tan ıyan ek bir kabul edilebilirlik kriteri getirilmi ştir. Dolay ısıyla diğer tüm kabul edilebilirlik kriterlerini ta şısa hatta esas hakk ında incelemeye geçildi ğinde ihlal karar ı verilebilecek nitelikte olsa bile Kanun da belirtilen nitelikteki bir ba şvuru kabu l edilemez bulunabilecektir ( K.V. [GK], B. No: 2014/2293, 1/12/2016, 55). 38. Kanun da anayasal ve ki şisel önemden yoksun ba şvurular ın kabul edilemez bulunabilmesi için iki ko şul öngörülmü ştür. Anayasal önem olarak adland ırılabilecek olan birinci ko şul başvurunun Anayasa n ın uygulanmas ı ve yorumlanmas ı veya temel haklar ın kapsam ının ve s ınırlar ının belirlenmesi aç ısından önem ta şımamas ı, kişisel önem olarak adland ırılabilecek olan ikinci ko şul ise başvurucunun önemli bir zarara u ğramamas ıdır (K.V., 57). 39. Anayasa hükümlerinin yorumlanmas ı aç ısından önem ta şıma unsurunun başta Anayasa Mahkemesinin bireysel ba şvuru yoluyla daha önce yorumlamad ığı meseleleri kapsad ığında kuşku bulunmamaktad ır. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi, bir meseleyle ilgili olarak daha önce Anayasa n ın ilgili hükümlerini yorumlam ış olsa bile de ğişen durumlar ı dikkate alarak yeniden yorumlama ihtiyac ı duyabilir. Bu durumda da o meseleye ilişkin başvurunun anayasal öneminin bulundu ğunu kabul etmek gerekir ( K.V., 63). Başvuru Numaras ı: 2018/12363 Karar Tarihi : 26/5/2021 1040. Anayasa n ın uygulanmas ı aç ısından önem ta şıma unsurunda ise Anayasa hükümlerinin uygulanmas ı aç ısından başvurunun önem ta şıdığının söylenebilmesi için kam u makamlar ı ve derece mahkemelerinin belli bir meseleye ili şkin uygulamalar ının Anayasa Mahkemesi yorumlar ından farkl ı olmas ı ve bu farkl ılığın da önemli olmas ı gerekir ( K.V., 64). 41. Kişisel önemin bulunmamas ı koşulu ise -ba şvurucunun içinde bulundu ğu koşullar da dâhil olmak üzere- her olay ın kendine özgü ko şullar ı dikkate al ınarak ve objekti f verilerden hareket edilerek Anayasa Mahkemesi taraf ından değerlendirilir ( K.V., 66, 67). 42. Anayasa Mahkemesi, önüne gelen birçok ba şvuruda mahkemeye eri şim hakk ının kapsam ve içeri ğini belirlemi ş; mahkemeye eri şim hakk ının Anayasa n ın 36. maddesinde düzenlenen adil yarg ılanma hakk ının güvenceleri aras ında yer ald ığını ifade etmiştir (Ahmet Y ıldırım, B. No: 2012/144, 2/10/2013, 28; Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, 51; Ş.Ç., B. No: 2012/1061, 21/11/2013, 28; Kenan Y ıldırım ve Turan Yıldırım, B. No: 2013/711, 3/4/2014, 41). 43. Anayasa Mahkemesi, mahkemeye eri şim hakk ının bir uyu şmazl ık ve uyuşmazl ık kapsam ında bir talebin mahkeme önüne ta şınabilmesi ve bunlar ın etkili bir şekilde karara ba ğlanmas ını isteyebilmek anlam ına geldiğini, bir ki şinin mahkemeye başvurmas ını engelleyen veya mahkeme karar ını (Özkan Şen, 52) ya da ki şinin bizatihi mahkemeye ba şvurmuş olmas ını anlams ız hâle getiren s ınırlamalar ın mahkemeye eri şim hakk ını ihlal edebilece ğini kararlar ında vurgulam ıştır (İbrahim Can Ki şi, B. No: 2012/1052, 23/7/2014, 31). 44. Buna göre Anayasa Mahkemesinin s ıklıkla uygulanm ış aç ık içtihatlar ının bulunduğu ve kapsam ı yukar ıda aç ıklanan mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin başvurunun genel bir soruna i şaret etmedi ği gibi Anayasa'n ın uygulanmas ı ve yorumlanmas ı veya temel haklar ın kapsam ının ve s ınırlar ının belirlenmesi aç ısından da önem ta şıdığının ortaya konulamad ığı sonucuna var ılm ıştır. 45. Somut olayda 310 TL tutar ındaki para cezas ı miktar ının mali durumuna ciddi anlamda zarar verdi ği ve kendisi için ne denli önemli oldu ğu hususlar ında başvurucunun herhangi bir aç ıklamas ının olmad ığı da gözetildi ğinde başvuru konusu miktar ın başvurucu açısından önemli bir zarar oldu ğu kanaatine ula şılamam ıştır. 46. Yukar ıda aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun Anayasa'n ın yorumlanmas ı ve uygulanmas ı aç ısından önem ta şımad ığı gibi başvurucunun da önemli bir zarara u ğramad ığı sonucuna var ılmaktad ır. 47. Aç ıklanan gerekçelerle anayasal ve ki şisel önemden yoksun oldu ğu anlaşılan başvurunun di ğer kabul edilebilirlik şartlar ı yönünden incelenmeksizin kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. 1. Şeref ve itibar ın korunmas ı hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, Başvuru Numaras ı: 2018/12363 Karar Tarihi : 26/5/2021 112. Adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın anayasal ve ki şisel önemden yoksun olmas ı nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, B. Yarg ılama giderlerinin ba şvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 26/5/2021 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Hicabi DURSUN Yusuf Şevki HAKYEMEZ Üye Üye Selahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN