(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/3420 E. , 2008/4597 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.06.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 28.11.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütü…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/3420 E. , 2008/4597 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.06.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 28.11.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R \_ Dava, çekişmeli taşınmaz evveliyatının yayla olduğu, zilyetlik kazanılmasının söz konusu edilemeyeceği iddiası ile tapu iptali ve özel siciline işlenmesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı Hazine temyiz etmiştir. Uyuşmazlık konusu taşınmaz kadim olduğu kabul edilen ..... Köyü sınırları içinde kaldığı belirlendiğinden, yayla iddiasının kabul edilerek dava reddedilmiştir. Bir köyün yada beldenin kadim olması onun sınırları içinde kalan yerler içinde yayla, orman yada mera bulunamayacağı anlamına gelmez. Bir beldenin, yerleşke merkezi ve ona yeterli etrafındaki bağ, bahçe yeri hakkında ileriye sürülen yayla iddiası yöntemince kanıtlanmadığı sürece yayla kabul edilemez ve bu bölümlerde varlığı tespit edilen özel mülkiyet alanları korunur. Dosyaya yansıyan bilgi ve belgeler ve aynı yer mahkemesince ... Köyü ve civarı taşınmazlar hakkında yayla iddiası ile açılan davalar sonucu ve temyiz edilmek suretiyle Daireye gelen kararlardan ... Köyü ilk yerleşkesinin ve civarı bağ, bahçe ve tarla yerlerinin İledin Gediğinden Esat Deresini takiben otobana ulaşan hattın kuzeyini teşkil eden ve içerisinde .... Mah., ..... Kızılcık, Ayvabeyi, Han, Gökyar, Söğütlü, Alpaslan ve Elmacık gibi bölgeleri içine alan köy bölümlerinin eski yerleşke olarak kabul edildiği yukarıda hattı belirtilen İledin Gediği ile Esat Deresinin güneyini teşkil eden bölgelerin ise orman ve yayla yeri olduğu anlaşılmıştır. Bu sınırlar ve tanımlara göre, uyuşmazlık konusu 157 ada 7 parsel numaralı taşınmaz orman ve yayla sayılabilecek bölgede kalmakta olup, yapılan orman sınırlandırılmasında orman içine alınmadığına göre, bu taşınmazın yayla olduğunu kabulde zaruret vardır. Açıklanan nedenlerle kararda yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir. Ancak; 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3.maddesinde 20.06.2007 tarih ve 26558 sayılı resmi gazetede yayımlanan 3.6.2007 tarihli 5685 sayılı kanunla değişiklik yapılmış “Belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde kalan ve 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar plânları içerisinde yerleşim yeri olarak işgal edilerek mera, yaylak ve kışlak olarak kullanımı teknik açıdan mümkün olmayan yerlerin ot bedeli alınmaksızın tahsis amacı değiştirilerek Hazine adına tescilleri yapılır. Ancak, bu nitelikteki taşınmazlardan ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların tescilleri bedel talep edilmeksizin aynen devam eder. Bunlar hakkında Hazinece dava açılmaz, açılmış davalardan vazgeçilir. Hazinece bu nitelikteki taşınmazlar hakkında ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları aleyhine açılan davalar sonucunda Hazine adına tesciline veya mera, yaylak ve kışlak olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilen, kesinleşen ve henüz tapuda işlemleri yapılmamış olan taşınmazlar hakkında da aynı hüküm uygulanır. Birinci fıkrada nitelikleri belirtilen taşınmazlardan Hazine adına tescil edilmesi gerekirken gerçek ya da özel hukuk tüzel kişileri adına tescil edilmiş taşınmazlara ilişkin Hazinece açılan davalardan, taşınmazların emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı üzerinden hesaplanacak bedelin ilgililerce Hazineye ödenmesi kaydıyla vazgeçilir. Bu hüküm, henüz dava açılmamış taşınmazlar hakkında da uygulanır. Evvelce açılan davalarda Hazine adına tesciline veya mera, yaylak ve kışlak olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilen ve kesinleşen kararlara konu olan bu nitelikteki taşınmazların tapuları da talep etmeleri halinde aynı esaslara göre önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına devredilir.” hükmü getirilmiştir. 9.3.1988 tarih ve 1987/2-860-232 sayılı Hukuk Genel Kurulu Kararında vurgulandığı üzere kural olarak herhangi bir yasa ve düzenleyici hüküm o yasanın yürürlüğe girdiği andan itibaren hukuksal sonuç meydana getireceğinden 5685 sayılı kanunla 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3.maddede yaptığı değişikliklerin uygulanıp uygulanamayacağının inceleme ve araştırma konusu yapılması gerekir. Buna göre olayda hükmü aynen yukarıya yazılan 4342 sayılı Mera Kanununun geçici madde 3, birinci ve ikinci fıkra hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı inceleme ve araştırma konusu yapılmalı, başka bir anlatımla yaylak olması nedeniyle diğer koşullar gerçekleşmişse yasa uyarınca Hazine adına tescil edilmesi gereken taşınmaza davalının emlak ve rayiç bedeli toplamının yarısı depo ettirilerek Hazinenin bu bedel karşılığı davadan kanun gereği vazgeçmesi gerekip gerekmediği yönü üzerinde durulmalıdır. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 03.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.