T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1099 KARAR NO : 2025/1480 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/07/2025 NUMARASI : 2025/720 E. 2025/731 K. DAVANIN KONUSU : Tespit KARAR TARİHİ : 23.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 23.10.2025 İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.07.2025 tarih 2025/720 E. 2025/731 K. sayılı kararın Dairemiz…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1099 KARAR NO : 2025/1480 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/07/2025 NUMARASI : 2025/720 E. 2025/731 K. DAVANIN KONUSU : Tespit KARAR TARİHİ : 23.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 23.10.2025 İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.07.2025 tarih 2025/720 E. 2025/731 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... . tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA:Davacı vekili, davacının 1996 tarihinden bu yana davalı banka nezdinde hesap açarak parasını değerlendirdiğini, davacının okuma yazması olmadığını, davacıya bilgi verilmeden 112.000.000,00 TL değerindeki hisse senedinin nakde çevrildiğini, davalı banka yetkilileri ile yaptığı görüşmede davacıya tatmin edici bir cevap verilmediğini, banka tarafından TL'nin YTL'ye dönüştürülmesinde paradan altı sıfır atılması nedeniyle davacıya ait hisse senetlerinden de altı sıfır atılması gerektiği, davacının 574 adet hisse senedi bulunduğu ve hesabında 30,69 TL olduğunun söylendiğini, davacının daha çok hisse senedi olduğunu ve bu hisse senetlerinden altı sıfır atılmasının mümkün olmadığını, davalı banka tarafından 24.12.2002 tarihinde 1495.000 adet ve 98.000 adet lot altı satış işlemi neticesinde pay senedi bakiyesinin 141.883.000 adete düştüğü, 29.12.2003 tarihinde bedelsiz sermaye arttırımı neticesinde hak edilen 107.831.000 adet pay senedinin eklenmesi sonucu 249.714.000 adete ulaştığı, 17.12.2004 tarihinde 430.000.000 adet alış işlemi neticesinde 544.171.100 adet hisse senedi bulunduğunun söylendiğini, yapıldığı söylenen satış işlemlerinden davacının haberi olmadığını, davalı banka tarafından davacı tarafından 14.05.2004 tarihinde 1.804.443.695.00 TL çekilerek ...-.... nolu hesabın kapatıldığının söylendiğini, ancak davacı tarafından böyle bir işlem yapılmadığını belirterek davanın kabulü ile geriye dönük hesap hareketleri dahil olmak üzere davacının ortak veya tek başına sahip olduğu hesap, banka mevduatları, fon hesapları, hisse senetleri, resmi kurumlardan olan hak edişleri ve aktif ve pasiflerinin tespitini talep etmiştir. CEVAP : Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, geçici hukuki koruma niteliğindeki HMK'nın 400 ve devamı maddelerinde düzenlenen delil tespiti istemine ilişkin değil, HMK'nın 106. maddesinde düzenlenen tespit istemine ilişkin olduğunu, HMK'nın 106. maddesinde davacının davalı banka nezdindeki aktif ve pasiflerinin tespiti istemine ilişkin olduğu, HMK'nın 106. Maddesinde belirtilen tespit davasının istisnai durumlar dışında açılamayacağı, davaya açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunması gerektiği, maddi vakıaların tek başına tespit davasının konusunu oluşturamayacağının düzenlendiği, davacının davalı banka nezdindeki aktiflerinin geçmişe dönük hesap hareketleri ile davalı bankanın kayıtlarında yer almak zorunda olduğu, davacının davalı banka nezdinde bilgi alma hakkına sahip olduğu, dava açılmadan da tespit edilebilecek olan aktif ve pasiflerin tespit davası şeklinde tespitini istemekte davacının hukuki yararı bulunmadığı, açılacak eda davasının talebe konu tespiti de içereceği, hukuki yarar HMK'nın 114/1-h maddesi uyarınca dava şartlarından olup aynı Kanunun 115/1. maddesine göre mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı, yine HMK'nın 138. maddesi çerçevesinde mahkemenin dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebileceği, davacının tespit davasını açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın HMK 114/1-h, 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ :Davacı vekili, davalı banka nezdindeki müvekkiline ait geriye dönük banka hesap hareketleri de dahil olmak üzere, müvekkilinin banka hesap kayıtları, ortak veya tek başına sahip olduğu hesap kayıtları ve hesap hareketleri, banka mevduatları, fon hesapları, hisse senetleri, resmi kurumlardan olan hak edişleri ile aktif ve pasiflerinin tespiti talebi ile eldeki tespit davasını açtığını, tespit edilmesini talep ettikleri bilgilerin davalı bankadan bilgi alma hakkı kapsamında dava yoluna başvurmadan önce de talep ettiklerini, ancak bankadan aldığı cevabın hatalı olduğunu, davacının gerçekleştirmediği işlemlerin hesap hareketlerinde mevcut olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, davacının davalı banka nezdindeki ortak veya tek başına sahip olduğu hesap kayıtlarının, hesap hareketlerinin, mevduatları, fon hesapları, hisse senetleri, resmi kurumlardan olan hak edişleri ile aktif ve pasiflerinin tespiti talebine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacı vekili, davalı banka nezdindeki müvekkiline ait geriye dönük banka hesap hareketleri de dahil olmak üzere, müvekkilinin banka hesap kayıtları, ortak veya tek başına sahip olduğu hesap kayıtları ve hesap hareketleri, banka mevduatları, fon hesapları, hisse senetleri, resmi kurumlardan olan hak edişleri ile aktif ve pasiflerinin mahkemece tespit edilmesi talebiyle eldeki davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, HMK'nın 106. Maddesinde belirtilen tespit davasının istisnai durumlar dışında açılamayacağı, davaya açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunması gerektiği, maddi vakıaların tek başına tespit davasının konusunu oluşturamayacağının düzenlendiği, davacının davalı banka nezdindeki aktiflerinin geçmişe dönük hesap hareketleri ile davalı bankanın kayıtlarında yer almak zorunda olduğu, davacının davalı banka nezdinde bilgi alma hakkına sahip olduğu, dava açılmadan da tespit edilebilecek olan aktif ve pasiflerin tespit davası şeklinde tespitini istemekte davacının hukuki yararı bulunmadığı, açılacak eda davasının talebe konu tespiti de içereceği gerekçesiyle hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın HMK'nun 114/1-h ve 115/2. Maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, mahkemenin tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2025